17 Ekim 2017 Salı Saat:
03:48
18-09-2017
  

1000 Aylık Zalimin Sonu

Tarih sayfalarına adını 'Kan' ve 'Zulüm' ile yazdıran Muaviye ibn-i Ebu Süfyan'ın kurduğu Ben-i Ümeyye ya da namı diğer Emeviler'in 1000 aylık hükümeti bugün Abbasiler'in eliyle son buluyordu.

Facebook da Paylaş

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Bayram Topbaş

 

 

İmam Ali'nin (as) şehit edilmesinden sonra hilafet makamı Muaviye'ye geçmesin diye başta Irak olmak üzere Mekke, Medine ve Yemen ahalisi Hz. Hasan'ın (as) halife olması için Medine'de toplanmıştı. Suriye ve Mısır halkı ise halife olarak Muaviye'yi çoktan seçmişlerdi bile. Muaviye'nin büyük bir ordu ile Irak'a doğru ilerlemesi üzerine ve bazı Arapların Hz. Hasan'a karşı ihanetlerinin gündeme gelmesi ile İmam Hasan daha fazla Müslüman kanının dökülmesinden endişe ettiğinden dolayı halifelikten bazı şartlar doğrultusunda vazgeçmiş ve Muaviye ile Barış Anlaşması imzalamıştı.

 

Hz. Hasan'ın halifelikten çekilmesinin üzerine de; Emeviler, merkezi Şam olmak üzere Muaviye tarafından 661 yılında resmen kurulmuştu. Ama Muaviye ölmeden önce oğlu Yezid'i halife olarak seçivermişti. Böylece halifelik bu dönemle birlikte saltanat haline gelmeye başladı.

 

Ben-i Ümeyye Hükümeti Muaviye döneminde Hz. Hasan ile imzaladığı anlaşmaya nispeten uymuş ama kendisinden sonra usulsüz olarak oğlunu seçmesiyle İslam dünyasında uzun müddetler önü alınamayacak iç karışıklıklar ortaya çıkmıştı. Önceleri Hz. Ali döneminde yaşanan iç savaşlar nedeniyle bir metre dahi genişlemeyen İslam topraklarını genişletme politikası izlenmiş ve İstanbul ilk defa Müslümanlarca 669 yılında Yezid ibn-i Muaviye'nin ordusu tarafından kuşatılmıştır. 673 yılında da İstanbul denizden kuşatılarak Bizans vergiye bağlanmıştı. Bunun üzerine gücüne güç katan Emeviler artık İslam Aleminin tek otoritesi olmak için kanlarında olan zorbalığı tekrar dirilterek tarihin en büyük, en vahşi katliamına el atmıştı.

 

680 yılında Yezid'in emri ile bir ordu kurulmuş ve her ne kadar babası Muaviye bu konuda kendisini uyarmasına rağmen söylenenlere kulak asmamış ve yüz binlik ordu ile Kerbela'da kendisine en büyük rakip olarak gördüğü İmam Hüseyin ve onun yakınlarından oluşan 72 kişiyi hunharca katletmiştir. Bu yaşananlardan sonra ise otoritesini iyice yitiren Yezid, Kerbela'dan sonra meydana gelen iç karışıklıkları güç bela bastırmış ve ardından Anadolu, Kafkasya ve Avrupa'da yeni fetihler peşinde koşmuştu. Ama bir taraftan da Mekke, Medine ve diğer eski İslam beldelerinden vuku bulacak isyanları bastırmak için de tetikte beklemekteydi. Nitekim saltana başkaldırı sinyalleri aldığı bir dönemde Harra Vakası olarak bilinen Büyük Hicaz Katliamına el atar ve baş üstünde baş, taş üstünde taş koymaz.

 

Yaşar Nuri Öztürk olayı şöyle kağıda döker: "Miladi 683 yılında Emevi Arapçılığına karşı çıktıkları için, Peygamber kenti Medine'de, 80 küsuru sahabi olmak üzere, yaklaşık on bin kişi katledildi. Ödül olarak, "Peygamber kenti, üç gün boyunca Emevi katillerine mubah kılındı". Yani canilere, istedikleri her şey serbest ilan edildi. Bu serbestlik üzerine, yaklaşık 900 kadının ırzına geçildi. Bu tecavüzden doğan babası belirsiz çocuklara, İslam kaynaklan, "Harre Evladı" demektedir. Bazı sahabiler, öldürülmedi ama ağır işkencelerden geçirildi. Bunlardan biri olan Ebu Said el-Hudrî sakalları tel tel yolunarak acılar içinde feryat ettirildi."

 

Velid döneminde ise Maveraünnehir bölgede uzun süredir hakim olan Türklerden alınmıştı. Süleyman döneminde ise İstanbul kuşatılmıştı.

 

771 yılında Tarık bin Ziyad komutasındaki Emevi İslam Ordusu Kuzey Afrika üzerinde İspanya'yı fethetmeyi başarmıştı. Daha sonra bu bölgeye Endelüs İspanyası denmiştir. Ama 732 yılında Puvatya Savaşı, Müslümanlar ile Franklar arasında yapılmış ve Müslümanlar yenilerek İspanya-Fransa arasındaki Pirene dağlarında ancak sığınabilmişlerdi. Bu kaybedilen savaş ile İslam'ın Avrupa'da yayılma hızı yavaşlamıştır. Zamanla İslam tarihindeki en geniş sınırlara ulaşılmış ve bu döneme de Hişam Devri adı verilmişti.

 

Bazı yeniliklerin de Emeviler Döneminde ilk icraat Posta ve onun akabinde sağlam bir İstihbarat teşkilatının kurulması olmuştu. İlk Arap parası Dinar da bu dönemde basılmıştı. Arapça bu dönemde resmi dil ilan edildi. Hz. Ali döneminden sonra atıl hale gelen Basra ve Kufe, önemli kültür merkezleri haline getirildi.

 

Arap milliyetçiliğini devlet politikası haline getiren Emeviler, Arap olmayan Müslümanlar Mevali adıyla ikinci sınıf vatandaş uygulaması görmüştür. Bu durum İslam dünyasındaki toplumların kendi kimlik arayışlarını hızlandırmış ve Şuubiye Akımının doğmasına neden olmuştu. Açıkçası bu sebepten dolayı da Türklerin İslamiyet'e geçişi bir hayli gecikmişti.

 

Ben-i Ümeyye'nin yıkılış nedenlerini ise şu şekilde özetlemektedirler:

 

1. Arap ırkının üstünlüğü ve Arap olmayan Müslümanları tahkir edilmesi.

 

2. Devletin önemli görev ve komuta merkezlerine her zaman Emevi Hanedanlığından atamaların olması ve bunun neticesinde devlet içerisindeki farklı etnik kökenlerin buna karşı çıkması.

 

3. Başta İmam Ali (as) taraftarlarına ve Peygamber Efendimizin (saa) soyundan gelenlere iyi davranılmaması. Öte yandan III. Halife Osman'ın bir suikast ile öldürülmesinden Hz. Ali’yi sorumlu tutan Emevilerin bu iddiası artık Şiiler ve Abbasoğulları tarafından iyiden iyiye çürütülmüştü.

 

4. Avrupa başta olmak üzere fetihlerin durma noktasına gelmesi ve bununla paralel olarak vergilerin azalmasından dolayı ekonomik sıkıntıların baş göstermesi.

 

5. Ekonomik krizin günbegün artması ve bu durumdan dolayı Emeviler'in vergileri daha da arttırması. Bu vergi artışları da halkın yönetime tepki göstermesine sebebiyet vermiştir.

 

6. Yönetim ve ordu disiplininin bozulmaya başlaması.

 

Yukarıda kısaca bahsedilen bu sebeplerden dolayı Emevilerin yıkılışı hızlanmıştır ve 750 yılında Emeviler devri sona ermiştir.

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler