16 Aralık 2018 Pazar Saat:
10:33
12-04-2018
  

İmam Kâzım'ın (a.s) İmameti

Allah, yeryüzünü ve ondaki varlıkları teslim alıncaya kadar bu oğlum hak üzeredir...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

İmamlarımız, imamı; ilmî, dinî ve siyasî mercii insanlara tanıtırken, bunu siyasî bakımdan istismar etmek isteyenlerin bir dayanakları olmasın diye ve yine gerçek Şiîlerin hakiki imam ve önderi tanımaları için her zaman kendilerinden sonraki imamın ismini apaçık bir şekilde söylerlerdi.

İşte bu nedenle İmam Musa Kâzım (a.s) hakkında da, saygıdeğer babası açıklama yapmış, Abbasîlerin zulüm ve baskı temelleri üzerine kurulan hükümetinin nefes aldırmaz baskılarına rağmen birçok yerde kendisinden sonra Musa Kâzım'ın imam olduğunu apaçık beyan etmiştir. Bu sözlerden birkaçını örnek olarak aşağıya alıyoruz:

1- Ali b. Cafer şöyle diyor: Babam İmam Cafer Sadık (a.s) özel ashabından bir gruba şöyle dedi:

Oğlum Musa hakkındaki tavsiyemi kabul edin; çünkü o, bütün çocuklarımdan ve benden geri kalan herkesten üstündür. O benden sonra halife ve Allah'ın bütün kullarına hücceti olacaktır.[1]

2- Ömer b. Eban şöyle diyor: İmam Cafer Sadık (a.s), kendisinden sonraki imamları andı. Ben oğlu İsmail'in ismini zikrettim. Fakat İmam şöyle buyurdu:

Hayır! Vallahi bu iş bizim elimizde değil; Allah'ın yetkisindedir.[2]

3- İmam Cafer Sadık'ın (a.s) en seçkin öğrencilerinden biri olan Zürare şöyle diyor: İmam'ın (a.s) huzuruna çıktım; o sırada sağ tarafında evlatlarının efendisi Musa'nın (a.s) ve karşısında ise bir cenazenin olduğunu oğlu İsmail'in cenazesi gördüm. İmam (a.s) bana: "Ey Zürare! Git Davud Rıkkî, Hamran ve Ebu Basir'i buraya getir." buyurdu.

Ben gidip onları getirdim. Başkaları da gelince otuz kişi olduk ve oda ağzına kadar doldu.

İmam (a.s) Davud Rıkkiî'ye: "Cenazenin üzerindeki bez parçasını aç." buyurdu. Davud, İmam'ın (a.s) emrini yerine getirdi. Daha sonra İmam (a.s) şöyle buyurdu:

"Ey Davud! Bak bakalım İsmail ölü mü, diri mi?"

Davud: "Ölmüştür efendim." dedi.

İmam (a.s) oradaki herkese cenazeyi gösterdi ve herkes İsmail'in öldüğüne tanıklık etti.

Daha sonra şöyle buyurdu: "Allah şahit olsun (ki halkın yanılmaması için bu kadar çaba gösterdim)." Sonra İmam'ın (a.s) emri üzerine cenazeyi yıkayıp kâfur sürerek kefenlediler. Kefenlendikten sonra yine Mufaddal'a: "Onun yüzünü aç." buyurdu.

Mufaddal İmam'ın (a.s) emrini yerine getirince: "Diri midir, yoksa ölmüş mü?" diye sordu. Mufaddal: "Ölmüş." dedi. Yine oradaki herkesten aynı soruyu sordu; onlar da aynı cevabı verdiler. İmam (a.s) tekrar buyurdu:

Allah'ım! Sen şahit ol; fakat buna rağmen yine Allah'ın nurunu söndürmek isteyen grup İsmail'in imam olduğunu söz konusu edecek.

Sonra oğlu Musa'ya işaret ederek şöyle buyurdu:

Bir grup istemese de, Allah kendi nurunu teyit edecektir.

İsmail'i defnettikten sonra İmam (a.s) oradakilerden: "Burada defnedilen kimdi?" diye sordu. Onlar da: "İsmail'di." dediler. İmam (a.s) tekrar: "Allah'ım! Sen şahit ol." buyurdu. Sonra oğlu Musa'nın elinden tutarak şöyle buyurdu:

Allah yeryüzünü ve ondaki varlıkları teslim alıncaya (kıyamete) kadar bu oğlum hak üzeredir, hak da onunladır, hak ondandır.[3]

4- Mansur b. Hazim şöyle diyor:

İmam Cafer Sadık'a (a.s): "Anam babam size feda olsun; her gün canlar ölümle karşılaşmaktadır. Eğer sizin başınıza da böyle bir şey gelecek olursa, imamımız kim olacak?" diye sordum. İmam (a.s), elini oğlu Ebu'l Hasan Musa'nın sağ omzuna koyarak: "Bana bir şey olacak olursa, bu oğlum sizin imamınız olacaktır." buyurdu. İmam o zaman beş yaşındaydı ve İmam Cafer Sadık'ın (a.s) diğer oğlu Abdullah da ki bazıları daha sonra onun imamlığına inandılar o mecliste bizimle birlikteydi.

5- Şeyh Mufid (r.a) şöyle diyor:

Mufaddal b. Ömer, Muaz b. Kesir, Abdurrahman b. Haccac, Feyz b. Muhtar, Yakub b. Sirac, Süleyman b. Halid ve Safvan el Cemmal gibi İmam Cafer Sadık'ın (a.s) yarenlerinin ileri gelenlerinden bir grup ve uzamasın diye isimlerini saymadığımız diğerleri, İmam Musa Kâzım'ın (a.s) İmam Cafer Sadık'tan (a.s) sonra imamet makamına geçmesi konusunu gündeme getirmişlerdi ve yine bu mevzu, fazilet ve takvalarında şüphe olmayan İmam Musa Kâzım'ın (a.s) kardeşlerinden İshak ve Ali'den de rivayet edilmiştir.[4]

Bütün bu açıklama ve vurgularla Şia ve İmam Cafer Sadık'la (a.s) irtibat içerisinde olan kimseler, babası hayattayken ölen İsmail'in veya ismi Muhammed olan İsmail'in oğlunun ya da diğer oğlu Abdullah'ın değil, oğlu Ebu'l Hasan Musa b. Cafer el-Kâzım'ın (a.s) imam olduğunda şüphe etmemişlerdir. Bütün bunlara rağmen, İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şahadetinden sonra bir grup, oğlu İsmail'in veya İsmail'in oğlunun veya Abdullah'ın imam olduğuna inanarak kendileri için tayin edilen apaçık yoldan saptılar.

 

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1]- İ'lamu'l-Verra, Tabersî, s.291, İlmiyye İslamiyye baskısı; İsbatu'l-Hudat, c.5, s.486

[2]- Besairu'd-Derecat, s.471, yeni baskı; İsbatu'l-Hudat, c.5, s.484

[3]- Gaybet-i Numanî, taş baskısı, s.179; Biharu'l-Envar, c.48, s.21

[4]- el-İrşad, Şeyh Mufid, s.270

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler