20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
15:32
19-07-2017
  

İmam Sadık`ın (a.s) Kişiliği

Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin, riyaset talep etmekten çekilip kendini ibadete vermişti...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü



İmam Muhammed Bâkır (a.s) şiasının önde gelen şahsiyetlerinin önünde oğlu Cafer es-Sadık'ın (a.s) faziletini, üstünlüğünü şu sözlerle ilan etmişti: O, canlıların en hayırlısıdır.

Amcası şehit Zeyd b. İmam Ali Zeynelabidin (Allah'ın selâm ve rızası üzerlerine olsun) de onun sorumluluğunun büyüklüğünü şöyle vurgulamıştı: Her zaman diliminde biz Ehl-i Beyt'ten bir kişi, mahlûkata karşı Allah'ın hücceti olur. Zamanımızın hücceti, kardeşimin oğlu Cafer'dir. Ona tâbi olan sapmaz, ona muhalefet eden de hidayete ermez.

Malikî Mezhebi'nin imamı Malik b. Enes onun hakkında şunları söylüyor: "İlim, ibadet ve takvada Cafer b. Muhammed es-Sadık gibisini hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir kalp tasavvur etmemiştir."

Mansur ed-Devanikî, İmam Cafer Sadık'ın (a.s) ölümü üzerine iyiliklerini sayarken şunları söylüyor:


"Cafer b. Muhammed, yüce Allah'ın "Sonra Kitab'a kullarımızdan seçtiklerimizi vâris kıldık." buyurduğu kimselerdendi. O, Allah'ın seçtiği kimselerden biriydi. Hayırda öne geçenler arasındaydı."

Abdurrahman b. Ebu Hatem er-Razî (öl. hicrî 327) şöyle der: "Babamın şöyle dediğini duydum: "Cafer b. Muhammed güvenilir biridir. Onun gibisi hakkında araştırmanın yeri yoktur."


Yine diyor ki: Ebu Zer'a'nın: "Cafer b. Muhammed'in babasından rivayeti mi, Süheyl b. Ebu Salih'in kendi babasından rivayeti mi, el-A'la'nın kendi babasından rivayeti mi; bunlardan hangisi daha sahihtir?" diye sorulan bir soruya şöyle karşılık verdiğini duydum: "Cafer b. Muhammed bu adamların hiçbiriyle mukayese edilmez."

Ebu Hatem Muhammed b. Hayyan (hicrî 453) onun hak-kında şu değerlendirmeyi yapar:


"O; fıkıh, ilim ve fazilet bakımından Ehl-i Beyt seyitlerinden biridir."

İmam'ın (a.s) hakkında Ebu Abdurrahman es-Sülemî'nin değerlendirmesi ise şöyledir:
 

"Ehl-i Beyt içindeki akranlarının tümünden üstündür. Görkemli bir ilme, etkileyici bir zühde, dünyaya meyletmemeye, şehevî arzulardan tamamen uzak durma eğilimine, hikmette kâmil bir edebe sahiptir."

"Hilyetu'l-Evliya" kitabının yazarından (hicrî 430) şöyle nakledilir: "Onlardan biri de, konuşan İmam, önder Ebu Abdullah Cafer b. Muhammed es-Sadık'tır. Kendini ibadete, Allah'a kulluk sunup boyun eğmeye vermiş, uzlete çekilmiş, derin bir huşu içinde ibadet ediyordu. Riyaseti ve kalabalıkların önünde görünmeyi nehyediyordu."

Şehristanî (hicrî 479–548), es-Sülemî'nin İmam (a.s) hakkındaki sözlerine şu eklemede bulunuyor:


"Bir müddet Medine'de ikamet etti. Kendisine bağlanan şiîleri eğitiyor, sevenlerini ilimlerin sırlarına dair feyizlerle aydınlatıyordu. Sonra Irak'a gitti ve bir müddet orada ikamet etti. Hiçbir şekilde imamlığı istemedi. Hilafet hususunda kimseyle çekişmedi. İrfan denizine dalan kimse ırmağa tamah etmez. Hakikat doruklarına yükselen biri de düşmekten korkmaz."


el-Harezmî (hicrî 568) "Menakib-u Ebî Hanife" adlı eserinde Ebu Hanife'nin şöyle dediğini anlatır:


"Cafer b. Muhammed'den daha fakih (dini daha derin kavrayan) birini görmedim. Yine Ebu Hanife, İmam Cafer Sadık'ın (a.s) rahle-i tedrisine oturup ondan ilim öğrendiği iki seneyi kast ederek şöyle demiştir: O iki sene olmasaydı Numan (Ebu Hanife'nin adı) helak olurdu."


İbn Cevzî (hicrî 510–597) şöyle diyor: "Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin, riyaset talep etmekten çekilip kendini ibadete vermişti."

Muhammed b. Talha eş-şafiî (hicrî 652) İmam hakkında şunları söylüyor: O Ehl-i Beyt'in büyüklerinden, seyitlerindendi. Birçok ilim dalında uzmandı. Zamanının çoğunu ibadetle geçirirdi. Dilinden virt eksik olmazdı. Apaçık bir züht içindeydi. çokça Kur'ân okur, Kur'ân ayetlerinin anlamlarını araştırır, Kur'ân denizinden cevherlerini su yüzüne çıkarır, akıl almaz sonuçlara varırdı. Zamanını çeşitli ibadet vakitlerine ayırır ve bu vakitlerde nefis muhasebesi yapardı.

Onu görmek, insana ahireti hatırlatırdı. Sözlerini dinleyince bir insan dünyadan eletek çekme eğilimine girerdi. Onun yol göstericiliğini takip etmek, sonunda cenneti kazandıran bir tutumdu. Yüzünden parıldayan nur, onun nübüvvet sülalesinden olduğuna şahitlik ediyordu. Amellerinin temizliği, onun risalet zürriyetinden olduğunu haykırıyordu. İlim ehli imamlardan ve sembol âlimlerden büyük bir topluluk ondan hadis rivayet etmiş, ondan ilim öğrenmeyi kendileri için bir şeref menkıbesi, kazanılmış bir fazilet, bir üstünlük vesilesi saymışlardı.


Menkıbelerine ve sıfatlarına gelince; bunları sınırlandırmak neredeyse imkânsızdı. Bu üstünlük çeşitliliğini gören uyanık bir kimsenin zihni, şaşkına döner.

Takva sicillerinden kalbine bahşedilen sayısız ilimleri o kadar çoktu ki illetleri kavranamayan hükümler, zihinlerin hükümlerini algılamakta yetersiz kaldığı ilimler ona izafe edilmiş, ondan rivayet edilmiştir.

Anlatıldığına göre, Mağrib diyarında tedavülde olup Abdulmüminoğulları'nın birbirlerine miras bıraktıkları Cifr kitabı onun sözlerinden oluşuyordu. Kuşkusuz bu, yüce bir menkıbe ve üstün faziletler makamında erişilmez bir derecedir. Bu, onunla ilgili anlatılanlardan sadece küçük bir bölümdür.

Tehzibu'l-Esma (hicrî 631–676) adlı eserde Amr b. Ebu'l Mikdam'ın şöyle dediği rivayet edilir:
 

"Cafer b. Muhammed'e baktığım zaman onun peygamberlerin soyundan geldiğini anlardım."

İbn Hallikan (hicrî 608–681) şöyle diyor:
 

"Ebu Abdullah Cafer es-Sadık… İmamiye Mezhebi'ne göre On İki İmam'dan biridir. Ehl-i Beyt seyitlerindendi. Sözlerinin doğruluğundan dolayı es-Sadık olarak isimlendirilmiştir. Faziletleri söylemeye gerek kalmayacak kadar meşhurdur. Kimya, önsezi ve fal gibi konularda özgün görüşleri vardı. Baki mezarlığında babası Muhammed Bâkır, dedesi Ali Zeynelabidin ve dedesinin amcası Hasan b. Ali'nin (Allah hepsinden razı olsun) yanına defnedildi. Allah için şu kabre bakın! Ne mükerrem! Ne şerefli!"

Buharî (hicrî 756–822) "Faslu'l-Hitab" adlı eserde şunları söylüyor: "es-Sadık'ın (a.s) ululuğu ve önderliği hususunda görüş birliği vardır."

İbn Sabbağ el-Malikî (hicrî 784–855) şunları söylüyor: "İnsanlar ondan, atlıları heyecandan koşturan ilimler aktarmışlardır. çnü yayılmış, dört bir yanda ondan söz ediliyordu. Ondan nakledildiği kadar, Ehl-i Beyt'ten başka bir âlimden o kadar hadis nakledilmemiştir."


Ümmetin ileri gelenlerinden bir topluluk ondan hadis rivayet etmiştir. Ebu Cafer (a.s) onun imamlığına ve diğer makamlarına açık bir şekilde vasiyet etmiştir. Onun imamlığına dair gayet açık ve parlak bir nass bırakmıştır.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler