18 Haziran 2018 Pazartesi Saat:
02:57

‘7 Ülke’nin 4+1’e Direnişi

05-10-2015 07:26



‘Dostlar Grubu’nun değil ‘7 ülkenin’ ortak bildirisi ifadesiyle ortaya konabilen tepki, 4+1’e karşı soğuk savaş seçeneğine dönüş konusunda herhangi bir caydırıcılık içermiyor.

‘7 ülke’, Rusya’nın Suriye’deki askeri operasyonlarına verdiği tepkiyle, Suriye ölçekli soğuk savaş cephesini henüz terk etmediğinin mesajını vermeye çalışıyor.

Halbuki Rusya’nın askeri yığınağının ardından Amerika’nın 30 Haziran 2011’den bu yana Suriye’de siyasi çözümü engelleyen ön şartını 19 Eylül’de esnetmesi, 5 yıldır süren bu soğuk savaşın bitirilmesi yönünde bir irade beyanıydı.

Peki ‘7 ülke’nin ortak bir bildiri ile Rusya’nın Suriye’deki operasyonlarına tepki göstermesi, ABD liderliğindeki Dostlar Grubu’nun soğuk savaş seçeneğine geri döndüğü anlamına mı geliyor?

Eğer öyleyse Dostlar Grubu neden bu soğuk savaş seçeneğine geri dönüyor ve bundan zaferle çıkma ihtimali nedir?

1 Ekim’deki tepkinin içeriğindeki zayıflık bir yana resmi düzeyde Dostlar Grubu’nun değil, 7 ülkenin ‘Ortak bildiri’si ifadesiyle ortaya konmuş olması, aslında bu sorulara en net ve özet cevabı veriyor.

Net ve özet cevap şu: Artık ‘Dostlar Grubu’ kalmadığı için, ne soğuk savaş seçeneğine dönme ne de zafer kazanma ihtimali söz konusu.

Zira 5 yıldır sürdürdüğü vekalet savaşının kontrolünü kaybettiği için 12 Eylül 2014’teki Cidde toplantısında terörle mücadele koalisyonuna dönüşmek zorunda kalan Dostlar Grubu’nun artık nesnel bir varlığı bulunmuyor.

Buna karşılık, Şam’ın müttefikleri geçen 5 yılın aksine artık ikili koordinasyonlarla yetinmeyip 4+1 (Rusya, İran, Suriye, Irak + Hizbullah) adı verilen bir ittifakla oyuna dahil olmuş bulunuyor.

7 ülkenin Şam’ın müttefikleriyle soğuk savaş seçeneğine geri dönebilmesi için, Dostlar Grubu’nu 22 Şubat 2012’de var eden şartların yeniden oluşması gerekiyor. Ancak mevcut şartların ‘Dostlar Grubu’nun dağılmasına, buna karşın Şam’ın müttefiklerinin ikili koordinasyonlarını 4’lü bir ittifaka dönüştürmesine neden olduğu görülüyor.  

Eğit-donat programındaki başarısızlığın itirafı ile sahada terörle ilişkilendirilemeyecek hiçbir müttefiki kalmayan bu 7 ülkenin aksine Şam’ın müttefikleri sıcak savaşı sürdürebilecek meşru araçlara ve soğuk savaşı sürdürebilecek güçlü bir iç bütünlüğe sahip.


Dostlardan bozma ‘7 ülke’nin caydırıcılık şansı

Marakeş’teki toplantıda 130 ülkenin desteğiyle övünen ‘Suriye’nin Dostları’nın dağılmasına sebep olan şartlar, şu an 4+1’den oluşan ‘Şam’ın Dostları’nın pozisyonunu güçlendiriyor.

İşte bu sebeple ‘Dostlar Grubu’nun değil ‘7 ülkenin’ ortak bildirisi ifadesiyle ortaya konabilen tepki, 4+1’e karşı soğuk savaş seçeneğine dönüş konusunda herhangi bir caydırıcılık içermiyor.

‘Dostlar Grubu’ dağılmasına rağmen bu 7 ülkenin Suriye konusunda hala kendini belirleyici bir taraf olarak görmesini sağlayan tek faktör ‘terör’. Çünkü vekalet savaşının kontrolünü kaybettiği için rejim değiştirme hedefinden vazgeçen Amerika müttefikleriyle beraber Suriye’deki varlığını terörle mücadele gerekçesine dayandırıyor.

Ancak bu durum ABD koalisyonunun ‘4+1 ittifakı’ karşısındaki en zayıf noktasını oluşturuyor.

Zira Şam’la koordineli olmadığı ve BM Güvenlik Konseyi kararına dayanmadığı için ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun Suriye’deki varlığı uluslararası yasalar bakımından meşru değil.

Öte yandan Rusya’nın operasyonlarının hedefleri konusunda yapılan itirazlar da ABD liderliğindeki koalisyonun ikinci zaaf noktasını oluşturduğu için bu itirazların 4+1 ittifakı üzerinde herhangi bir caydırıcı etki yapması beklenmiyor.

Çünkü Rusya’ya bir suçlama olarak yöneltilen “Şam yönetimini desteklemek” argümanı, Moskova’nın zaten terörle mücadelenin başarısı için ileri sürdüğü resmi argümanı.

“IŞİD’i değil Suriye muhalefetini bombalamak” şeklindeki suçlama ise eğit-donat programındaki başarısızlığı ile zaten terörle ilişkilendirilemeyecek bir silahlı muhalefet olmadığını itiraf eden Amerika açısından tutarsızlık oluşturuyor.

Zira Rusya’nın Rakka ve Halep’teki IŞİD hedefleriyle birlikte İdlib’de hedef aldığı Fetih Ordusu’na Amerika ve müttefiki olan 7 ülkenin de terör listesinde yer alan Nusra Cephesi liderlik ediyor.


2’ye 2 dengesi

Rusya, İran, Irak ve Suriye’nin ortak bir terörle mücadele için istihbarat merkezi kurması, 4+1 ittifakının ilk kurumsal adımı oldu. ABD koalisyonunun itirazlarına rağmen 4+1 ittifakının faaliyet alanının sadece Suriye ile sınırlı kalmayacağına dair gelişmeler, 7 ülkenin ortak bildirisinin hiçbir caydırıcılığının olmadığını gösteriyor.

Zira 4+1 ittifakı içinde Amerika’nın nüfuzu altında bulunan tek ülke olan Irak, Rusya’nın terörle mücadele desteğine yeşil ışık yakarken, Suudi Arabistan’ın en yakın müttefiklerinden Mısır, 7 ülkenin ortak bildirisinden bir gün sonra Rusya’nın Suriye’deki operasyonlarına açıkça destek veriyor.

Suriye sorununa çözüm bulmak için bu ay toplanması beklenen Suriye temas grubuna çağrılacak ülkelerin seçiminde gözetilen denge, Suriye’nin geleceğine dair önemli işaretler içeriyor.

Davetli seçiminde hiçbir şekilde denge gözetilmeyen daha önceki uluslararası toplantıların aksine Suriye temas grubu toplantısı için Amerika ve Rusya’nın yanında bölge ülkelerinden Türkiye, Suudi Arabistan, İran ve Mısır’ın adı geçiyor.

Bu ise daha önce Suriye konusunda yapılan tüm uluslararası  konferanslarda gözetilmeyen 2’ye 2 dengesi demek.

‘7 Ülke’nin ortak bildirisinin Rusya ve 4+1 ittifakının Suriye ve Irak’taki hedefleri üzerinde caydırıcı bir etki yapıp yapamayacağını zaman gösterecek.  

Ancak 2012’deki Marakeş toplantısında 130 ülkenin desteğini alan Dostlar Grubu’nun bugün ‘7 ülke’ durumuna düşmüş olmasının şerh-i hali şu olsa gerek:

Cânan gide, rindân dağıla, mey ola rîzan
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde

 

Alptekin Dursunoğlu / YDH

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !