26 Mart 2019 Salı Saat:
12:49
20-12-2018
  

Ahlak Sohbetleri 1. Bölüm

Ayetullah Mekarim Şirazi'nin Ahlak Dersleri – Kum/Aralık/2018

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

 

İslam’ın akait, ahkâm ve ahlak olmak üzere üç bölümü vardır. İslam’ın önemli bir kısmını ahlak kuralları oluşturuyor. Bu sohbetlere katılanların hayatlarında ahlak konusuna özellikle dikkat etmelerini umuyorum.

 

Talebelerin, medrese derslerinin yanında mutlaka ahlak derslerini de almaları gerekir. İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah el-Uzma Hamanei haftada üç gün ders veriyor ve derse başlamadan önce ahlak konulu bir hadisi okuyarak, kısaca o hadisle ilgili açıklamada bulunuyor.

 

Allah’ın izni ile ahlak konularımız Kur’an ayetleri, Resul-i Ekrem ve Masum İmamların (as) hadisleri ışığında sunulacak, elbette akli tahliller ile beraber. Ancak dersin sonunda konulardan sapma olmaması ve yalan-yanlış irfanlara varılmaması için ahlak dersimiz daha çok ayet ve rivayetler ışığında olacak. Zira ahlak dersleri İslami olmayan, yanlış irfanlarla kirlenme ihtimali ile karşı karşıya kalabilir.

 

Ahlaki Konuları Konuşmanın Zarureti

 

Bir: İnsanları İslam’a Davet

 

İslam bilginleri, talebeler ve onların aileleri toplumda rol modeldirler. Onların davranışları İslam’ın yayılmasına sebep oluyor; tabii ki İslam ahlakıyla süslenmeleri şartıyla. İslam Peygamberi de (saa) güzel ahlak ile İslam’ı yaydı. Bu yüzden biz o değerli şahsiyetin mucizelerinden birinin, şaşırtıcı bir cazibesi olan ahlaki mucizeleri olduğuna inanıyoruz.

 

Bunun en bariz örneklerinden birini Hz. Peygamberin Mekke’nin fethinde müşriklerle olan muamelesinde görüyoruz. Peygamberin güzel ahlakı ve şahsiyeti müşriklerin akın akın Müslüman olmasına sebep oldu. Eğer biz de İslam ahlakını uygular ve insanlarla iyi ve doğru ilişkilerde bulunursak; insanlar İslam’a yönelir.

 

Ahlak Örneği

 

Müslümanlar Mekke’yi fethettiğinde inatçı müşrikler, özellikle Ebu Süfyan ve ailesi gibi eskiden beri İslam ve Müslümanlara karşı kin besleyenler Müslümanlar tarafından esir alındı. Aşırıya giden birkaç Müslüman intikam için sloganlar atmaya başladı. Peygamber-i Ekrem (saa) elini Kâbe’nin kapısının halkasına koyarak müşriklere şöyle buyurdu: “Benimle ilgili ne düşünüyorsunuz?” Müşriklerin cevabı şu oldu: “Hem kendin hem ailen büyük ve değerli insanlarsınız. Biz sizden hayırdan başka bir şey görmedik.” Peygamber buyurdu: Gidin, hepiniz özgürsünüz!

 

Yüce Allah Âl-i İmran suresinin 159. ayetinde o büyük şahsiyetin bu güzel ahlakına işaret etmiştir:

 

Allah’ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın, yoksa kaba ve katı yürekli olsaydın mutlaka yanından ayrılıp giderlerdi.”

 

Kur’an müfessirleri ayette geçen “faz” (kaba) ve “galiza al qalbi” (katı yürekli) ifadelerinin farkıyla ilgili şöyle söylüyor: Faz, sert ve kötü konuşan kişiye denir. “Galiza al qalbi” ise davranışı sert ve kötü olan kişiye denir. Yani faz söylemde kaba olan, galiza al qalbi davranışta kaba olan demektir. Peygamberimiz ne söylemde kabaydı, ne de davranışta. Eğer söylemde ve davranışta kaba olsaydı insanlar kelebeklerin nur etrafına yönelmeleri misali, ona yönelmezdi.

 

Eğer insanları İslam’a yöneltmek istiyorsanız söz ve davranışlarınızda kabalığa yer vermemeli, İslam’ın cazibelerle dolu ahlakını onlara göstermelisiniz. İnsanlar sizin dürüstlük, sadakat, emin olmak gibi iyi özelliklere sahip olduğunuzu ve yalan, gıybet, iftira gibi kötü özelliklerden de uzak olduğunuzu görürlerse size yönelirler.

 

Netice itibariyle, ahlaki konuları işlemek ve insanları güzel ahlaka davet etmek aslında insanları İslam’a davet etmektir.

 

Boşanmaların Artışı

 

Günümüzde korkunç istatistiklere şahit oluyoruz. Geçenlerde yayınlanan bir istatistikte boşanmaların yüzde otuzunun evliliğin ilk yılında gerçekleştiği belirtiliyordu. Neden affedici değiller?! Eğer boşananlar, aileleri, yakınları Peygamber gibi affedici olsaydı boşanma istatistikleri özellikle daha evliliğin ilk yılında bu kadar yüksek olmazdı. İnat, zorlaştırmak ve dar fikirlilik boşanmalara sebep oluyor.

 

İki: Allah’a Yakınlık ve Manevi Makamlar

 

Allah’ın rızasına ulaşma, İslami seyr-i süluk (tasavvuf-manevi yolculuk) ve manevi makamlara ulaşmanın yolu güzel ahlaktan geçer. İslam ahlakına riayet etmeden bunlara ulaşmak mümkün değildir. Ne kadar ibadet etsek de; namaz ve oruçlarımızı yerine getirsek de İslami ahlaka sahip değilsek bir yerlere ulaşamayız. Bu iddianın kanıtı ise bu birkaç rivayettir:

 

* İslam Peygamberi (saa) buyurmuştur: “İnsan güzel ahlakından dolayı ahirette yüce makamlara ulaşacaktır, ibadetleri zayıf olsa bile.”

 

Bu nedenle seyr-i süluk yalnızca ibadetle mümkün değildir.

 

** Bir diğer hadiste Resul-i Ekrem (saa) şöyle buyurmuştur:“Kıyamet gününde amel terazisinde hiçbir şey güzel ahlak kadar ağır ve değerli olmayacaktır.”

 

Kıyamet gününde amel terazisinde tüm ameller ölçülecek ve en önemli amel güzel ahlak olacak. Tabii ki amel terazisinin nasıl bir araç olduğu ya da amelleri nasıl ölçtüğü bizim için pek açık bir konu değil. Ancak şunu biliyoruz ki o gün tüm amellerden daha ağır gelecek olan amel güzel ahlaktır.

 

*** Peygamberimizin üçüncü bir hadisi ise şöyle: “Kıyamet gününde amel terazisinde tartılacak olan ilk amel güzel ahlaktır.”

 

Evet, kıyamet günü kurtuluşun ve manevi makamlara ulaşmanın yolu güzel ahlaklı olmaktır.

 

**** İmam Cafer-i Sadık (as) buyuruyor: “Yüce Allah, kuluna güzel ahlakından dolayı Allah yolunda cihad eden mücahidlerin sevabını verir, üstelik gece gündüz.”

 

Üç: Dünya ve Ahiret İşlerinde İlerlemenin Şartı; ‘Ahlak’

 

Hem rivayetlerden hem de kendi edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak dünya ve ahiret işlerinde ilerlemek güzel ahlaktan geçer. Örneğin öğretmensen ve ilgi görmek istiyorsan ya da bir tüccarsan ve fazla müşterin olsun istiyorsan ya da insanlarla iyi iletişim içinde olma peşindeysen, etrafında az kişinin olmasını istemiyorsan onlara güzellikle davranman gerekir. Güzel ahlak burada asıl sermayedir.

 

Hz. Ali (as) buyuruyor: “Rızkın hazineleri güzel ahlak ile elde edilir.”

 

Unutmayın güzel ahlaklı tüccarların müşterisi daha çok olur.

 

İmam Sadık (as) buyuruyor: “Güzel işler ve güzel ahlak şehirlerin refahına ve insanın ömrünün uzamasına sebep olur.”

 

Bu rivayetlerde görüldüğü gibi güzel ahlak yalnızca insanın ahiretine fayda sağlamıyor, aynı zamanda refah bir dünya hayatına, bereketli ömre, uzun ve güzel bir yaşama sebep oluyor.

 

Şairin dediği gibi:

 

“Kavimleri ayakta tutan ahlaklarıdır,

Ahlakı olmayan kavim yok olmaya mahkûmdur”

 

Özet:

 

* Güzel ahlak ve güzel davranış İslam’ın yayılmasında önemli rol oynar. Güzel ahlaklı kimseleri görenler İslam’a yönelirler.

 

** Allah’a yaklaşmak güzel ahlak ile mümkündür. Fazla ibadet etmek Allah’a ulaşmak için yeterli değildir.

 

*** Güzel ahlak dünyevi işlerde de ilerlemeye yardımcı olur.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !