21 Mayıs 2019 Salı Saat:
11:56
27-02-2019
  

Ahlak Sohbetleri 11. Bölüm

Ayetullah Mekarim Şirazi'nin Ahlak Dersleri – Kum/Şubat/2019

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz on derste asıl ahlaki konulara giriş yapmadık. Önceki derslerimiz asıl ahlaki konulara giriş yapabilmek için bir mukaddime niteliğindeydi. Bugünkü “tevfik” konusunu işleyeceğimiz dersimiz ise asıl konumuza girmeden önceki son dersimiz.

 

Bizler ahlaki yolda başarılı olmak istiyorsak ilahi tevfikin bizlerle beraber olması gerekir. İlahi tevfik bizlerle olmadığı sürece bir yere varamayız, zira bu yolda birçok engeller mevcuttur. Heva ve heves, şeytan, zalimlerin ahlaki olmayan menfaatlerine bizleri de uydurma çabası ahlaki yoldaki engellerdendir. Bu nedenle Allah’a bizlere tevfik vermesi için yalvarmalıyız.

 

Tevfik konusunu dört kısımda inceleyebiliriz:

 

*Tevfikin Anlamı

*Tevfikin Kısımları

*Tevfike Sebep Olan Şeyler

*Tevfiki Yok Eden Şeyler

 

Bir: Tevfikin Anlamı

 

Hedefe ulaşmak için Allah’ın yarattığı nedenlere tevfik denir. Tabii ki Yüce Allah kimseye tevfike ulaştıran vesileleri hesapsız-kitapsız vermez.  Yine aynı şekilde kimse hikmetsiz ve hesap-kitapsız tevfikten men edilmez. Örnek verecek olursak, Allah beni muvaffak kılmak isterse bu yolda bana ilahi tevfike sebep olacak iyi bir dost nasip eder. Eğer tevfikten men etmek isterse de kötü bir dost ya da komşu vesilesiyle yoldan saptırır. Geçen derslerimizde Bişr-i Hafii’den bahsettik (dokuzuncu ders). Onun heva ve heves içinde yaşayan biri olduğunu ancak sonra ilahi tevfike nail olduğunu zikrettik. İmam Kazım’ın kapısının önünden geçmesi ve Bişri’nin hizmetçisiyle sohbeti onun hidayetine sebep olmuştu. Böyle bir tevfik hesapsız kitapsız değildir. Kesinlikle Bişri Hafii, ilahi tevfike ulaşmasına sebep olacak iyi bir davranışta bulunmuştu!

 

İlahi tevfik konusunda diğer bir numune ise Fuzayl bin İyaz’ın kıssasıdır (beşinci ders). Fuzayl, âşık olduğu kızın evinin önüne gittiğinde, oradaki bir evden insanı kendine getirecek bir ayetin sesinin gelmesi onu hidayete erdirmişti.

 

(“İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi?... Hadid/16)

 

Fuzayl’i uyandıran, tövbe ederek sırat-i mustakime dönmesine sebep olan Allah’ın tevfikidir.

 

Kısacası tevfik Allah’ın sebepler yaratması ve kulunun Allah’a yönelerek ahlaki güzelliklere ulaşmasıdır.

 

Kur’an-ı Kerim’de Tevfik

 

Tevfik kelimesi Kur’an’da bir yerde kullanılmıştır. Hz. Şuayb’in kavmi, Hz. Şuayb’e şöyle söylemişti:

 

“Kavmi ise, "Ey Şuayb! Atalarımızın taptığı şeylerden yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana ibadetin (dinin) mi emrediyor? Oysa sen uyumlu ve akıllı birisin!" dediler.” Hûd/87

 

Hz. Şuayb, kavminden iki şeyi istiyordu; atalarının kötü adetlerini terk etmeleri ve satış yaparken ölçüde hile yapmamaları. Onların mantığına göre putlarına secde etmeleri sakıncasızdı ve ticari işlerinde istedikleri hileyi yapsalar da kimse onlara engel olmamalıydı. Hz. Şuayb ise onlara şu yanıtı verdi:

 

“Şuayb de şöyle dedi: "Ey kavmim! Bir de şöyle düşünün: Ya benim, rabbimden açık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir nasip vermişse! Size yasakladığımı kendim yapmak niyetinde değilim. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam Allah’ın tevfikine (yardımına) bağlıdır. Yalnız O’na dayanıyor ve O’na yöneliyorum.” Hûd/88

 

Ayette buyurulduğu üzere Allah’ın tevfiki olmadığı takdirde Şuayb Peygamber (as) sonuç alamaz. Bu nedenle Allah’ın tevfiki çok önemlidir. Yüce Allah’tan bu noktada sebepler yaratmasını istemeliyiz.

 

Rivayetlerde Tevfik

 

Tevfik ile ilgili çok sayıda rivayet vardır. Ancak biz Hz. Ali’den dört rivayeti sıralamakla yetineceğiz:

 

1.Tevfik, Yüce Allah’ın lütfudur.

 

2.Saadet, Allah’ın tevfikiyle oluşur.

 

3.Hiçbir nimet tevfikten daha üstün değildir.

 

4.Başarının sermayesi tevfiktir.

 

Özellikle fesadın ve düşmanlıkların yaygın ve çeşit çeşit olduğu yaşadığımız bu zamanda ilahi tevfik olmadıkça saadet de, muvaffak olmak da mümkün değildir.

 

İki: Tevfikin Kısımları

 

Tevfik üç kısımdan oluşur.

 

*İman ve İtikatta tevfik

**Ahlaki konularda tevfik

***Amelde Tevfik

 

*İman ve İtikatta Tevfik

 

İmanda tevfik şu şekildedir: örneğin ben kendi seçimim ve irademle Allah’a yönelip, ilahi rıza yolunda karar kıldığımda ilahi tevfike nail olurum, imanım da giderek güçlenir. Ayete’l Kursi’de de buyurulduğu üzere siz önce iman edin, sonra ilahi tevfike ulaşacaksınız ve böylece zulümden hidayet nuruna varacaksınız. Zulümden kasıt; karanlıklar, iman konusunda şeytanın vesveseleri ve itikatta zayıflıktır.

 

İmanda tevfik, Allah’ın müminleri zulmün karanlıklarından hidayet nuruna ulaştırmasıdır.

 

Meryem Suresi’nin 76. ayetinde imanda tevfik ile ilgili şöyle buyurulmuştur:

 

“Ve Allah, hidayette (hidayete ermiş) olanların hidayetini arttırır. Bâki olan salih ameller, Rabbinin indinde sevap bakımından daha hayırlıdır ve dönüş (karşılığı olan mükâfat) bakımından (da) daha hayırlıdır.”

 

Yukarıda da belirtildiği üzere Yüce Allah hidayet yolunda adım atarak hidayet olan kimsenin hidayetini artırır, böylece o kimse ilahi tevfike nail olur.

 

Ayrıca imanın mertebeleri vardır. İmanın ilk seviyesinde şüphelerin imanı sarsması mümkün olabilir. Ancak daha yüksek mertebedeki imanı, bu ilk seviyedeki imanı sarsan şüpheler sarsamaz, fakat daha güçlü şüpheler sarsabilir. Allah’ın tevfikine ulaşmış, imanın üst seviyesinde ise sarsıntı yaşanmaz.

 

**Ahlaki Konularda Tevfik

 

Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmuştur:

 

“…Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi ve inkârı, fıskı ve isyanı size çirkin gösterdi. İşte onlar doğru yolda olanlardır.” Hucurat/7

 

Bu ayetten, insanın kalbinde bazı şeylerin ziynet (süs) olduğu anlaşılıyor. Eğer ilahi tevfik yar olursa ve güzel ahlak insanın kalbinde süs olarak yer ederse artık o kişi sarsıntılar yaşamaz. Hatta ismet makamına ya da masumluk makamına yakın bir makama erişir! Yani kötü ahlaki özellikler ve davranışlar onun kalbine öyle çirkin görünür ki asla o özelliklerle kendisini kirletmez.

 

Güzel ahlakı ve imanı sevmek ve küfür, isyan ve ahlaksızlıktan nefret etmek Allah’ın ahlaki konulardaki tevfikidir.

 

***Amelde Tevfik

 

Allah Teala, tevfikin üçüncü kısmı olan amelde tevfik konusuna ilişkin Muhammed Suresi’nin 17. ayetinde şöyle buyurmuştur:

 

“Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah’a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar (takvalarını vermiştir)”

 

Allah, hidayete erenlerin yani kendi seçimleriyle ilahi yola yönelenlerin hidayetlerini ve takvalarını artırır. Takvalarının artırılması, Allah’ın tevfikidir.

 

Eğer imanımızın güçlenmesini istiyorsak Allah’ın tevfik vermesi için adım atmalıyız. Eğer ahlaki temizliğe sahip olmak istiyorsak Allah’ın tevfikine nail olabilmek için hareket etmeliyiz. Ve eğer takvamızın da artmasını istiyorsak yine aynı şekilde bizim adım atmamız gerekir.

 

Bela Görünümlü Tevfik!

 

Bazen tevfik bela görünümlüdür, ancak neticesi saadet ve başarıdır. Örnek olarak Hz. Yusuf’un kıssasını ele alabiliriz. O hazretin sabrı, direnişi ve zindana atılmayı kabul etmesiyle tevfik kapıları yüzüne açıldı.

 

Hz. Yusuf’un zindana atılması görünürde bela idi. Ama kendisi için en azından üç faydası vardı.

 

1.Züleyha’nın şerrinden kurtuldu

 

Eğer zindana atılmasıydı Züleyha’nın planları devam edecekti. Çünkü aşığın gözü hedefine ulaşabilme yolunda hiçbir şeyi görmez!

 

2.Suçsuz olduğu kanıtlandı

 

Züleyha’nın iftirasıyla Hz. Yusuf, Mısır Padişahı’nın eşine kötü gözle bakan biri olarak yansıtıldı! Ancak Hz. Yusuf’un zindana girmeyi kabul etmesiyle suçsuz olduğu ortaya çıkacaktı.

 

3.Mısır’a sultan olmasının başlangıcı

 

Hz. Yusuf zindandayken iki kişi rüya görmüştü, Hz. Yusuf ise rüyalarını tabir etmişti. Hz. Yusuf’un tabiri harfiyen gerçekleşmişti. Bir gün Mısır padişahı da bir rüya görmüş ancak hiçbir rüya tabircisi tabirde bulunamamıştı. Zindanda Hz. Yusuf’a rüyasını tabir ettirenlerden biri padişaha Hz. Yusuf’u önerdi. Hz. Yusuf, padişahın rüyasını dakik ve hekimane bir şekilde tabir etti. Bu tabiri zindandan çıkarılmasına da sebep olmuştu. Züleyha ve diğer kadınlar da Hz. Yusuf’un suçsuz olduğunu itiraf etmek zorunda kalmışlardı. Bunlar Hz. Yusuf’un Mısır’a sultan olmasına sebep oldu. Bu yüzden bazı şeyler bela görünümlü olsa da hakikatte ilahi tevfike ulaşmak için mukaddimedir.

 

(Bir rivayette insanın günah işlenen bir ortamda bulunmamasının da Allah’ın tevfiklerinden olduğu zikrediliyor (Mizanu’l Hikme c.9, s.471).  Mesela şarap içilmeyen bir ortamda bulunması. Kısacası tevfikin çeşitlerinin de merhaleleri ve sebepleri mevcuttur, ancak bunların üzerinde tek tek ve detaylıca konuşmak gerekir.)

 

Gelecek Derse Kısa Bir Bakış

 

Tevfik konusundan sonra ahlaki meselelere giriş yapacağız. Ahlak kitaplarımızda bugüne kadar ele alınmamış şekliyle ahlak konularını ele alacağız.

 

Ahlak “umumi ahlak” ve “hususi ahlak” olmak üzere iki kısımdan oluşur. Umumi ahlak da kendi içinde dörde, hususi ahlak ise ona ayrılır.

 

Umumi Ahlak’ın Kısımları: *Allah’a karşı ahlak *Allah’ın yaratıklarına karşı ahlak *Kendimize karşı ahlak *Yaşadığımız yere karşı ahlak

 

Herkes umumi ahlakın tüm kısımlarına uymakla mükelleftir. Ahlak üstadları genelde umumi ahlakın birinci ve ikinci kısımlarını ele almışlardır. Ancak umumi ahlakın üçüncü ve dördüncü kısmını ve hususi ahlakın on kısmını ele almamışlardır. Hususi ahlak da aile ahlakından başlayıp, tıp ahlakına kadar sürüyor.

 

Eğer İslam’ın bakışını, ayet ve masum imamların rivayetlerine ve akla dayanarak umumi ve hususi ahlakın tüm kısımlarıyla açıklayabilirsek, Müslüman olmayanlar da İslam’ın bu ahlaki cazibelerine şahit oldukları zaman kesinlikle İslam’a yöneleceklerdir.

 

Allah bizleri bu meseleleri ele alma tevfikine nail etsin!

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler