22 Temmuz 2019 Pazartesi Saat:
04:49
14-05-2019
  

Ahlak Sohbetleri 20. Bölüm

Ayetullah Mekarim Şirazi'nin Ahlak Dersleri – Kum/Mayıs/2019

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

Geçtiğimiz hafta hususi ahlak konularına giriş yaptık. On dört başlık olarak sıraladığımız hususi ahlak kategorilerinden aile ahlakını ele almıştık. İlk olarak aile ahlakını ele almamızın sebebi irtibat halinde olduğumuz ilk çevre olması ve toplumu oluşturan en küçük grup olmasıdır. Aile ahlakıyla ilgili üzerinde durulması gereken çok fazla konu mevcuttur, bizler bu dersimizde o konulardan en önemlilerini ele almaya çalışacağız.

 

Aile Neden Gereklidir?

 

Ailenin oluşması neden gereklidir? Ailemiz olursa ne olur? Aile kurumu olmazsa ne olur?

 

Ailenin ve evliliğin önemini anlamak için şu birkaç önemli rivayete dikkat buyurunuz:

 

*Rahmet Kapılarının Açılması

 

Allah Resulü (saa) şöyle buyurmuştur:

“Rahmet kapıları dört yerde açılır. Yağmur yağdığında, evladın anne ve babasının yüzüne saygı ve mahabbetle baktığında, Allah’ın evinin kapısı açıldığında ve evlilik gerçekleştiğinde.”[1]

 

(Kabe’nin kapısı yılda bir kere açılıyor. Yüce Allah tevfik verdi, bizler de Mekke ziyaretimizin birinde bu ana denk geldik ve Kabe’nin içine girme şerefine nail olduk. O manevi ortamda tarif edilemez bir atmosfer vardı. Gerçekten insan çok özel bir maneviyata sahip oluyor)

 

Rivayette evliliğin ne kadar önemli olduğuna şahit oluyoruz. Evliliğin yağmurun yağması, Allah’ın evinin kapısının açılması gibi rahmet dolu anlarla beraber zikredilmesi, ne derece önemli olduğunu gösteriyor.

 

*Evlinin ve Bekârın Kıldığı Namaz

 

İmam Caferi Sadık (as) buyuruyor:

“Evlinin kıldığı iki rekât namaz, bekâr birinin kıldığı yetmiş rekât namazdan daha iyidir.”[2]

 

Evlilik kılınan namazın değerini onlarca kat artırıyor. Yani evliliğin ibadet ve maneviyatta insana etkileri vardır.

 

*Evlinin Uykusunun Bekârın ibadetinden Üstün Oluşu

 

Allah Resulü (saa)  buyuruyor:

“Allah katında evlinin uykusu ve istirahati, bekârın gece gündüz ibadet etmesinden daha değerlidir.”[3]

 

*Dinin Yarısını Garantilemek

 

Evlilik ile ilgili Resulullah’tan diğer bir rivayet ise şudur:

“Evlenen kimse dininin yarısını garantilemiştir. O halde dinin diğer yarısını da korumak için takvalı olun.”[4]

 

Cinsel içgüdü insan bedeninin en az yarısını etkisi altına alır. Bu nedenle evlilik ile insanın yarısı korunmaya alınır.

 

*Peygamberin Müslümanların Çokluğuyla İftiharı

 

Resul-i Ekrem’in (saa) meşhur bir hadisinde görüyoruz:

“Evleniniz, çoğalınız. Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere kıyasla siz Müslümanların çokluğunuzla iftihar edeceğim. Hatta düşük yaptığınız çocuklarınızla bile iftihar edeceğim.”[5]

 

 

Soru: Düşük yapılan çocuklarla neden iftihar edilsin?

 

Cevap: Bu noktada şuna dikkat etmek gerekir, anne ve baba salih bir evlat dünyaya getirip, evlatlarının topluma hizmet etmesini arzuluyor. Allah bu hayırlı niyetlerinden ötürü onlara sevap veriyor ve Peygamber de -düşük yapılmış olsa da- bunlarla iftihar ediyor.

 

Evlilik ve Aile Kurmanın Felsefesi

 

Neden yukarıdaki rivayetlerde evliliğin üzerinde bu kadar çok durulmuştur? Allah ve Resulü’nün evliliğe bu kadar teşvik etmesinin sebebi nedir?

 

Evliliğin birçok felsefesi vardır. Bizler beş tanesine işaret edeceğiz.

 

1.Günahtan Korunmak

 

Evlenen kimse birçok günahtan kendini korumuş olur. Bu günahlar yalnızca cinsî günahlar değildir, cinsî olmayan günahlardan da evli kimse kendini korur. Evliliğin hikmetlerinden biri günahların önünü almaktır.

 

2.Huzur

 

İnsanın sosyal bir varlık olarak yaratıldığını biliyoruz. İnsanoğlu kendi gibi insanların yanında huzur bulur. Dikkat buyurun, suçlu bir kimseye ağır bir ceza verilmesi kararlaştırıldığında o kişi tek kişilik hücreye konulur. Tek kişilik hücre o kadar zordur ki uzun süre kalındığı takdirde kişinin akli dengesinin bozulmasına neden olur. Bin dört yüz yıl önce Kur’an-ı Kerim’de bu önemli noktaya işaret edilmişti. Rum Suresi’nin 21. ayetinde buyurulmuştur:

 

“İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının delillerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.”

 

Bu ayette “Allah’ın nimetlerindendir...” değil, “Allah’ın nişanelerindendir (delillerindendir)” buyuruluyor. Huzurun Allah’ın delili olarak zikredilmesi, huzurun önemini gösteriyor. İnsanın evli olmadığı zaman huzurdan nasibi ya azdır ya da hiç yoktur. İnsan ancak evlilik ile Allah’ın bu hediyesine ulaşabilir.

 

3. Sorumluluk Duygusu

 

Eşi olmayan kimse sorumluluk duymaz, işinin olması ya da olmaması çok önemli değildir. Zira onu iş konusunda motive edecek faktörler yeterli değildir.  Fakat aile kurduğu zaman eşine karşı mahcup olmamak ve hayatlarını devam ettirebilmek için makul bir iş sahibi olması gerektiği duygusunu daha çok hisseder, uygun bir iş aramaya koyulur. Bu nedenle birçok kişi evlendikten sonra çalışmaya başlıyor. Zira önceden sorumluluk duygusuna bu kadar sahip değillerdi; iş bulmak için çok fazla çaba göstermiyorlardı ya da işlerine tam olarak odaklanmıyorlardı. Yüce Allah Nur Suresi’nin 32. ayetinde buyuruyor:

 

“Sizden bekâr olanları ve kölelerinizden, cariyelerinizden temiz olanları nikâhlayıp evlendirin; yoksulsalar Allah, onları lütfuyla zengin eder ve Allah'ın lütfu boldur ve o, her şeyi bilir.”

 

Ayette geçen “yoksulsalar Allah, onları lütfuyla zengin eder” ifadesi ile bu sorumluluk duygusuna işaret ediliyor.

 

Bazıları da “Evim, arabam, iyi bir işim olmadan evlenmem” diyor. Bu doğru değil. Bu düşünce hem Allah’ın ayetine hem de insanoğlunun tecrübelerine uymuyor. Çoğu kişinin evlenmeden önce evi, arabası ya da uygun bir işi yoktur. Evlendikten sonra yavaş yavaş bunlara sahip olurlar.

 

4.Neslin Devamı

 

İnsan neslinin devamını isteyenlerin evlenip çocuk sahibi olması gerekir. Bu nedenle evlilik toplumsal bir vazifedir. Evlilik ile insan neslinin tükenmesinin önü alınır.

 

5.Toplumun Güçlenmesi

 

Aile kurumunun oluşmasıyla çocuklar dünyaya gelir. Çocukların dünyaya gelmesiyle de toplum ilerler. Tağut zamanında (İslam İnkılabından önceki Şah zamanı) “daha az çocuk, daha iyi hayat” anlayışını yayanları ve nüfusun azalmasına sebep olanları Allah affetmesin! Bir ülke için nüfusun çokluğu güç demektir. Geçmiş zaman için de bu böyleydi, şimdiki modern dünyada da bu böyle! Günümüz dünyasında nüfusu çok olan, daha çok söz hakkına sahiptir. Bu tür ülkelerin canlı ekonomileri vardır ve kimsenin kontrolü altına girmezler. Ama nüfusu az olan ülkeler böyle değildir.

 

Ülke nüfusunun sabit kalması için -biri babanın yerine, biri annenin yerine geçecek- en azından iki çocuk sahibi olmak gerekir. Tek çocuk sahibi olmak ise ülke nüfusunun %50 azalmasına sebep olur. Günümüzde Avrupa’da hâkim olan “az çocukla daha rahat yaşam” anlayışı sorunlarla karşı karşıyadır. Bu nedenle bazı Avrupa ülkelerinde çocuk sahibi olanlara önemli imtiyazlar sağlanıyor. Zira nüfuslarının ciddi olarak azaldığının farkına vardılar. Ne yazık ki bizim ülkemizde de az çocuk sahibi olarak daha rahat yaşam sürüldüğü yanlış inancına sahip olanlar var.

 

Sonuç olarak ailenin oluşmasının çok sayıda felsefesi vardır. Bizler bu dersimizde bunlardan beş tanesine işaret ettik.



[1]Biharu’l Envar c. 100, s. 221

[2]Biharu’l Envar c.100, s.219

[3]Biharu’l Envar c.100, s.221

[4]Biharu’l Envar c.100, s.219

[5]Biharu’l Envar c.100, s.220

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler