05 Temmuz 2020 Pazar Saat:
00:43
23-03-2020
  

Ahlak Sohbetleri 34. Bölüm

Ayetullah Mekarim Şirazi'nin Ahlak Dersleri – Kum/Mart/2020

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

Geçtiğimiz hafta Müslüman toplumun sayıca çok olmasının gerekliliğine giriş yapmıştık. Birçok ayet ve rivayette bu konuya dikkat çekildiğini belirttik. Bu hafta ise Allah'ın, toplumun sermayesi olan insanın emrine ve istifadesine verdiği şeyleri açıklayarak insanın değeri duracağız.

 

Teshir Ayetleri

 

Birçok ayette insanın değerine dikkat çekilmiştir. Bazı ayetlerde de insanın emrine ve istifadesine verilen şeyler üzerinden insanın değerine işaret edilmiştir. On beş ayette yerin, göğün, güneşin, ayın, yıldızların ve diğer varlıkların insanın emrinde olduğundan bahsedilir. Yani Kur'an'a göre insan o kadar değerlidir ki, saydığımız varlıklar onun emri altındadır. Bazı ayetler ile örnek verelim:

 

"Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi."[1]

 

Güneş doğmasaydı otlar yetişmezdi, ağaçlar meyve veremezdi, bulutlar oluşamazdı; yağmur yağamazdı... Kısacası yaşam olmazdı. Ay olmasaydı da gecenin karanlığında canlılar hedeflerine ulaşamazdı, ayın evrelerini esas alan kameri yani ay takvimi oluşturulamazdı.[2]

 

Yine ayette buyurulduğu gibi gece ve gündüzü de Yüce Yaradan insanoğlunun emrine vermiştir. Gece, ardından gündüz gelmeden devam ederse her şey buz tutar ve aynı şekilde gündüzün ardından gece gelmez ise her şey yanar. Her iki halde de yeryüzünde hayat olmaz. Allah (cc) tüm canlı ve cansızların huzur içinde yaşayabilmeleri için belli aralıklarla gece-gündüzün yer değiştirmesi düzenini yaratmıştır.

 

“Allah, gökleri ve yeri yaratan ve gökten su indirip onunla size rızık olarak türlü ürünler çıkarandır. Emriyle denizde yüzmeleri için gemileri size boyun eğdirdi. Irmaklara da sizin için boyun eğdirdi.”[3]

 

Denizlerin insanlara sayısız faydası vardır. Örneğin gemiler aracılığıyla insanları ya da yükleri bir taraftan bir diğer tarafa taşır. Dünyadaki en büyük taşımacılık faaliyeti denizler üzerinden gerçekleşir. Bazı gemiler on tırın taşıyabileceği yükü bir kerede taşıyabilir! (Geçmişte gemiler bu kadar gelişmiş değildi. O zamanlar da yelkenli gemiler vardı ve rüzgâr ile hareket ediyorlardı.)

 

Başka bir ayette şöyle buyuruluyor:

 

“Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli üzerinizdeki nimetlerini genişletip-tamamlamıştır. (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir bilgiye dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur.”[4]

 

Bu ayette insanın emrine verilen belli bir şeyden bahsedilmiyor. Yerde ve gökte olan her şeyin insanın emrine verildiğine dikkat çekiliyor. Kısacası Allah Teâla varlık âlemindeki tüm imkânları insanoğlunun hizmetine sunmuştur.

 

Ey İnsan! Kendi Kıymetini Bil!

 

Teshir ayetlerinden de anlaşılacağı üzere güç olarak insan en önemli güçlerden biridir. Ne yazık ki bazı insanlar kendi değerlerinin farkında değiller. Bu nedenle kendilerine günahları bulaştırıyorlar; uyuşturucu madde kullanıyorlar, rüşvet yiyorlar vs. Ya da başkalarının menfaatleri için kendi şahsiyetlerini lekeliyorlar. Yer ve gök senin hizmetinde! İnsan, değersiz şeylere kendini satmaya nasıl razı olur? Yukarıdaki teshir ayetlerinde de insanın güç olduğu konusuna değindik. Dolayısıyla insan sayısı ne kadar fazla olursa o kadar güç var demektir. Gök ve yerin emrinde olduğu insan gücünü azımsamamak gerekir! Bu noktada geçmişte hatalar yapılmışsa da telafi edilmelidir.

 

İnsanoğlunun en temiz enerji kaynaklarından biri olan güneş enerjisinden faydalanabiliyor olması, araştırmalarının neticesidir. İnsanoğlu daima araştırmalara devam etmelidir. Var olan şeylerle yetinmeyip sürekli araştırmalar yaparak Allah’ın insanoğlunun istifadesine verdiği diğer imkânları da bulmak gerekir.

 

Rivayetlerde Neslin Çoğalması

 

Toplumun en önemli sermayesinin insan olduğunu ayetlerden yola çıkarak açıkladık. Bu bakış açısıyla neslin çoğalmasına ayrı bir ehemmiyet vermemiz gerekir. Neslin çoğalması konusuyla ilgili çok sayıda rivayet mevcuttur. Biz bu rivayetlerden birkaçını burada zikredeceğiz:

 

Peygamber Efendimiz’den (saa) sıkça tekrarlanan şu rivayete dikkat buyurunuz:

 

“Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim. (Düşük olan çocuklarınız da dâhil)”[5]

 

Düşük yapılan çocukların bile iftihar sebebi olmasına gelince, anne ve baba, Müslüman neslin çoğalması gerektiği inancıyla çocuk sahibi olmak isterlerse düşük yaptıkları çocuklarıyla bile Peygamber iftihar eder.

 

İmam Seccad (as) buyurmuştur:

 

“İnsana faydası olan evlatlarının olması saadetindendir” [6]

 

İnsan her zaman genç, sağlıklı ve kudret sahibi değildir. Yaşı ilerledikçe başkalarının yardımına ihtiyaç duyabilir. İhtiyaç duyduğu zaman insanın elinden tutan evlatlarının olması, o insanın saadetli olmasına neden olacaktır. Bakınız evlatların toplumun sayısına katkı sağlamasına ilave olarak anne ve babasına da katkıları vardır.

 

İmam Sadık (as) buyurmuştur:

 

“Bir şahıs –İmam Seccad rivayette ismini de zikretmişti- şöyle dedi: Ben evlat sahibi olmak istemiyordum. Ta ki Hacc’a gidene kadar… Orada Arafat’ta bir genç gördüm ağlayarak Allah’a dua ediyordu: “Ey Allah’ım! Babamı inayetinle nasiplendir”  Bu sahneyi gördükten sonra evlat sahibi olmak istedim.”[7]

 

Evlat, anne ve babası hayatteyken onlara yardım eder, vefat ettiklerinde ise onlara duacı olur.

 

Resulullah (saa) buyurdu:

 

Bir gün Hz. İsa (as) birinin mezarının yanından geçerken mezarda yatan kişinin azap çektiğine şahit oldu. Bir sonraki yıl aynı mezarın yanından geçerken azap çekmediğini gördü. Allah’a şöyle arz etti: "İlahi! Geçen yıl bu kabrin kenarından geçtiğimde azap çektiğine şahit oldum. Ne oldu da şimdi azap çekmiyor?" Cevap geldi: "Ey Ruhullah! O adamın bir oğlu vardı, oğlu iman edenlerin kullandığı bir yolu tamir etti ve bir yetimi koruyup kolladı. Oğlunun bu hayır amelinden dolayı babasını affettim.”[8]

 

Kısacası sayıca çok olan toplum, söz hakkına sahiptir. Buna ek olarak evlat sahibi olmak anne ve babalara dünya ve ahirette fayda sağlar.

 

Bütün kaynaklar insanoğlunun inisiyatifindedir. Önemli olan bilgili, bilinçli ve tecrübeli insanların toplumda var olmasıdır. Onların olduğu toplumda bilgilerinden herkes faydalanır. Örneğin birçok ülkede içilebilir su olmamasına rağmen tuzlu suyu kullanılabilir hale getirip içmeye hazır hale getiriyorlar.

 

Mısır Piramitleri İnsan Eseri!

 

Mısır piramitlerinin çok ilginç bir yapısı vardır! En uzun piramit yüz kırk metreye kadar ulaşıyor. Düşünün Hz. Masume'nin (sa) hareminin minareleri otuz üç metreye ulaşıyor! Piramitleri yaparken ağırlığı yaklaşık birkaç ton olan bazı büyük taşları üst üste koymuşlar. Piramitlerin yakınlarında dağ olmamasına rağmen bu piramitleri yapabilmişler! En yakın dağ, piramitlere bin kilometre uzaklıkta! Hayrete düşüren bu yapıları insanlar dört bin beş yüz yıl önce yapmışlar. O zamanlar ne vinç vardı ne de günümüzde kullanılan modern kesim aletleri. Hakikaten bu akıl almaz şeyi nasıl yapmışlardı? Demek ki o zamanlar bu işleri yapabilen muhteşem insanlar vardı. Şimdi günümüz imkânlarıyla bile aynı yapıları yapmak kolay değil.

 

Bunlar bizlere insanın toplumda neler yapabileceğini gösteriyor. Ama bakıyoruz düşmanın sloganı şu: ‘Daha iyi bir yaşam istiyorsanız, az çocuğunuz olsun!’ Hâlbuki kendilerine bakıyoruz (bazı Avrupa ülkelerinde) halkı çocuk doğurmak için teşvik ediyorlar. Çocuk sahibi olanlara aylık belli bir miktar ödeme de yapıyorlar. Zira genç nüfusları giderek azalıyor. Bu nedenle bazıları diğer ülkelerden göçler alıyorlar. Onlar olmasa birçok işleri ilerlemeyecek durumdalar! Bu sıkıntıyla karşı karşıya olan ülkeler bizlere de az çocuk sahibi olmamız gerektiğini söylüyor.

 

İnşallah geçen derste de söylediğimiz gafletlerden uyanırız. Allah sayımızı artırsın.

 

 

 

 


[1] İbrahim/33

[2] Kameri takvim, şemsi takvimden daha iyidir. Zira kameri takvimi, insanlar aya bakarak teşhis edebilir; ayrı bir uzmanlık pek gerektirmez. Fakat şemsi takvim için uzmanlık gerekir. Bu nedenle ay takvimi tüm insanların kullanabileceği ayın hareketiyle oluşan daha basit kullanılabilir bir takvimdir  

[3] İbrahim/32

[4] Lokman/20

[5] Biharu'l Envar c. 44, s. 170

[6] Mizanu'l Hikme c.9, s.559

[7] AGE c.9, s.559

[8] Mizanu'l Hikme c.9, s.563

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler