01 Ekim 2020 Perşembe Saat:
21:49

Akıllara Yerleşen Corona Virüs

18-03-2020 13:58


 

 

 

 

 

 

 

Tağut sistemlerinin “Yeni Bir Dünya” kurma senaryosunda “Biyolojik Silah” olarak servis edildiği yönünde yorumlar yapılsa da; birkaç saat içinde “on binlerce insanı” acımasızca öldüren “kimyasal silahları kullanan ellerden” çok daha masumdur Corona!

 

Güçlünün güçsüzü, zalimin, mazlumu basit çıkarlar uğruna vahşice katlettiği planlardan daha masum!

 

Basit gördüğümüz nimetlerin her an elimizden alınabileceğini, dokundurmak istemediğimiz özgürlüğümüze kısıtlamaların gelmesiyle ne kadar sarsılabileceğimizi gösterecek kadar masum!

 

Masum diyorum çünkü insanlığın tamamını ilgilendiren hastalık din, ırk, zengin, fakir ayırmadan kimseyi ötekileştirmiyor kimseye farklı imtiyazlar tanımıyor!

 

Ekonomi anlamında güçlü olan ülkeleri dahi günlerce ilahi döngüye teslim olmak zorunda bırakan ve zaman zaman “ilmin” bile çaresiz kalabileceğini insanlara hatırlatandır Corona!

 

İnsani ilişkileri en aza indirme kuralından hoşnut olmasak da kendimizle bir miktarda olsa baş başa kalmayı zorunlu hale getiren ve zorunlu “düşünme idmanına” kapı açandır Corona.

 

Yaşamın ritminde belki de yıllardır dokunmadığımız nefsimizde ki virüslerle günlerdir zorunlu yüzleştirebilendir!

 

Açgözlülük, kibir, dünyaperestlik, ihanet, gibi “ruhumuzu enfekte eden nice nefsi virüslere tutsaklılığımızı” bir anda anlamsızlaştırandır!

 

İster Yaratıcının tüm insanlığa gönderdiği bir “bela” olsun ister şeytani güçlerin dünyayı yeniden dizayn etmek için kullandıkları senaryonun bir parçası olsun ortada gezinen bir virüs var...

 

Ve bütün insanlık her iki durumda da imtihan ediliyor..

 

Virüsle ilgili “istemsizce” zihnimize yerleştirilen olumsuz düşünce, fikir ve dürtülerin yaratacağı sıkıntı, huzursuzluk, anksiyete gibi (komplikasyonları) “idare edebileceğimiz ölçüde” bağışıklık kazanacağız.

 

Uyuyan korkuların uyanmasıyla özellikle aç kalırım korkusuyla “gıda sektörünü” talan etme dürtüsüne “dur diyebildiğimiz” ölçüde virüse bağışıklık kazanacağız.

 

Hasta olurum korkusuyla kendimizi izole etme ve koruma adına geliştirdiğimiz kişisel hijyende “ölçüyü koruyabildiğimiz” derecede bağışıklık kazanacağız..

 

Hiç ölmeyecek gibi tutum ve düşünceler içindeyken, bir anda ölümle yüzleşme korkusunda olumsuz düşünce ve dürtülerin nefsimizi kötü anlamda esir almasına “dur diyebileceğimiz ölçüde” bağışıklık kazanacağız!

 

Tağut sistemlerinin ortaya attığı korku teorilerine rağmen kâinatı koruyan kollayan “Yaratıcının” izni olmadan hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğine “inandığımız ölçüde” bağışıklık kazanacağız.

 

Dış düşman diye nitelendirdiğimiz topluluk ve sistemlere vereceğimiz “Eforu” iç düşman olan “nefsi isteklerimize yönlendirdiğimiz” ölçüde bağışıklık kazanacağız!

 

Her ne şekilde ele alınırsa alınsın ortada bir virüs var ve birileri virüsün yol haritasını çiziyor istesek de istemesek de haritaya uyulması gerektiği söyleniliyor.

 

Bu söylemlerde korku teorisini canlı tutmak için bir tuzak ise,

 

Unutulmamalı ki;

 

Yaradan da tuzak kuranlara Kur-an-ı Kerim’de hatırlatmalarda bulunuyor.

 

“Onlar (inanmayanlar) bir düzen (hile ve tuzak) kurdular. Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu. Allah, düzen kurucuların en hayırlısıdır.”

Al-i İmran/54

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Misafir   02-07-2020 14:38

    yazıyı hep bir yere bağlanacak diye okudum ve sonunda boşluğa düştüm. ee? yani? ne demek istiyorsunuz?

  • Aynur   18-03-2020 23:44

    Bismillahirrahmanirrahim Allah razı olsun kardeşim çok güzel anlatmışsınız yüreğinize, kalbinize, elinize ve dahi kaleminize sağlık. Rabbim başarılarınızı ve ilminizi artırsın.(amin)