28 Mayıs 2017 Pazar Saat:
00:06

Allah'a Kul Olmak

27-03-2017 16:01


 

 

یا ایها الناس اعبدوا ربکم الذی خلقکم  والذین من قبلکم لعلکم تتقون

 

"Ey insanlar sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin`, umulur ki takvalı olursunuz ."[1]

 

İnsanoğlunun var olduğu günden bu yana, onlar için en zor olan mesele; Allah'a kulluk ve bendelik konusudur.

 

İnsanların bir çoğu Allah'a kulluk edemiyor.

 

Peki, neden insanların büyük bir kısmı Allah'a kul olamıyor?

 

Allah tarafından gönderilmiş olan bunca peygamber ve İlahi elçiler, insanları Hak Teala'ya davet etmişken; onların davetine icabet edenlerin sayısının çok az olduğunu görmekteyiz.

 

Kuran-ı Kerim'in Nuh Suresi'nde, Hz. Nuh'un (a.s) diliyle şöyle bir yakarış görmekteyiz;

 

"(Nuh) dedi ki: Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece günüz (imana) davet ettim. Fakat benim çağırmam, sadece onların kaçışlarını artırdı. Günahlarını bağışlaman için onları ne zaman çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve elbiselerini başlarına çektiler, (küfürlerinde) inat ve ısrar ettiler ve kibirlendiler. Sonra ben, onları yüksek sesle (hakka) çağırdım. Sonra ben, onlarla hem açıkça ve hem de gizliden gizliye konuştum..."

 

Ve yine bu davete de lebbeyk diyenlerin sayısının az olduğunu gördük.

 

Çünkü kul olmak zor ve ağır bir meseledir. İnsan da zor ve ağır olan şeylerden kaçar.

 

Ademoğullarına zor gelen konulardan birisi de başkaları karşısında eğilmektir. İnsan özgür olmak ister. Allah-u Teala'nın güç ve kuvvet verdiği birisine "Gel bende ol!" demek zordur.

 

Bu kuvvet insanı öyle bir noktaya getirir ki; İlahlık iddiasında bile bulunabilir. Tıpkı Firavun'un iddia ettiği gibi;

 

انا ربکم العلی

"Ben sizin rabbiniz değil miyim?"

 

İnsan büyüklenmek isteyen bir varlıktır. Kuran-ı Kerim'de de Şeytan'ın bendelikten çıkmasına sebep olan şeyin tekebbür ve büyüklenme olduğunu görmekteyiz.

 

İnsan bağımsız ve özgür olmak ister.

 

Kıyamet suresinin beşinci ayetinde de buyrulduğu gibi;

 

بل یرید الانسان لیفجر امامه

"Fakat insan ileriye doğru (ömrünün geri kalan kısmında) boyuna suç işlemek ister."

 

Peki, kulluğun insana zor gelmemesi için ne yapmalıyız?

 

Yüce Allah, en başta geçen ayette[2] buna işaret ediyor. Kime kul olmamızı bize öğretiyor.

 

"Rabbine kul ol! O Rab ki seni yaratmıştır."

 

Yani bizler, bizi yaratana teveccüh etsek bu mesele bizim için kolaylaşacaktır. Başka bir tabirle bizi kulluğa davet edene teveccüh etsek kul olmak kolaylaşacaktır.

 

Allah Teala Kuran'da Esma-yi Hüsna'sını bir bir zikrederek; kendisini bizlere tanıtıyor ve bu şekilde kime kulluk edilmesi gerektiğini öğretiyor. (Basir, Sem'i, Âlim, Kâdir, Hayy...)

 

Kudretini bize minnet için kullanmıyor. Allah'ın buna ihtiyacı yok. Allah Teala, "Kuvvetliyim" derken yani; "Bana güvenin, bana sarılın, bana güvenen zarara uğramaz" diyor.

 

Taha Suresi'nde Yüce Allah, Hz. Musa ve Hz. Harun'u, Firavun'u kendisine davet etmeleri için gönderiyor. Musa ve Harun peygamber şöyle cevap veriyor:

 

قَالَا رَبَّنَا إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَا أَوْ أَن يَطْغَىٰ

"(İkisi) 'Ey Rabbimiz! Bize karşı aşırı gitmesinden veya taşkınlık etmesinden korkuyoruz.' dediler."[3]

 

قَالَ لَا تَخَافَا ۖ إِنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وَأَرَىٰ

"(Allah) korkmayın! Çünkü ben sizinle beraberim. İşitir ve görürüm."[4]

 

Yüce Allah yalnızca bir söz söylüyor;'Korkmayın, ben sizinle beraberim.' Bu söz karşısında Hz. Musa ve Hz. Harun rahatlıyor.

 

Allah'a teveccüh ettiğimizde zalim Firavun karşısında söz söylemek kolaylaşıyor.

 

Kerbela'da İmam Hüseyin (as) altı aylık Ali Asger'i kucağında tutarak gözyaşlarıyla beraber şöyle buyuruyordu:

 

"İlahi! Sen gördüğün için bu musibet bana kolaydır. Sen var olduğun için, sen baktığın için bütün musibetler bana kolay geliyor."

 

Kulluğa davet edene teveccüh ve güven; bizi gerçek kul olmaya götürecek anahtarlardır.

 

Bir ömür boyu O'na gerçek kul olanlardan olmak arzusuyla...

 



[1] Bakara/21

[2] Bakara/21

[3] Taha/45

[4]  Taha/46

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Yazarın Diğer Yazıları