11 Aralık 2017 Pazartesi Saat:
02:18
11-07-2017
  

Allah'ın İsimleri ve Kuran Ayetleri

Ayetullah Seyit Ali Hamanei'nin Fetvaları

Facebook da Paylaş



Soru 151: Allah Tealâ'ya dönen zamirlere "O'nun yüce adıyla" cümlesinde olan "O" zamiri gibi dokunmanın hükmü nedir?

Cevap: Zamir, lafz-ı celâle (Allah Tealâ'nın ismi) hükmünde değildir (zamire abdestsiz dokunmanın sakıncası yoktur).

Soru 152: Arapça ve Farsça'da "Ayetullah" kelimesinde olduğu gibi lafz-ı celale ("Allah" kelimesi) yerine "ilah" veya "...l " yazılmaktadır. Bu ikisine abdestsiz olarak dokunmanın hükmü nedir?

Cevap: Hemze harfi ve noktalar lafz-ı celâle ("Allah" kelimesi) hükmünde değildir; ama "ilâh" kelimesi aynı hükümdedir.

Soru 153: Çalıştığım kurumda yazılan bütün mektuplarda "Allah" kelimesi "...l " şeklinde yazılmaktadır; lafz-ı celâle yerine bir Elif ve üç nokta yazılmasının şer'an bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Bunun şer'an bir mahzuru yoktur.

Soru 154: Lafz-ı celâleye abdesti olmayan kimselerin ellerinin değebileceği ihtimaline dayanarak lafz-ı celâlenin "...l " şeklinde yazılması caiz midir?

Cevap: Bunun bir mahzuru yoktur.

Soru 155: Körler, altı noktadan oluşan özel bir alfabeye parmaklarını sürerek okumaktalar. Bu alfabeyle Kur'ân-ı Kerim öğrenirken ve bu yazıyla yazılan "Allah" kelimesine dokunurken körlerin abdestli olmaları gerekir mi?

Cevap: Harflerin sembolleri olan bu alfabenin noktaları harf hükmünde değildir. Dolayısıyla, bu alfabe, Kur'ân-ı Kerim ve Allah'ın isimlerinin harflerinin sembolü olarak kullanıldığında, bunlara dokunmak için abdestli olmak gerekli değildir.

Soru 156: Abdestsiz bir kimsenin (içinde "Allah" kelimesi olan) "Abdullah" ve "Habibullah" gibi şahıs isimlerine dokunmasının hükmü nedir?

Cevap: Abdesti olmayan bir kimsenin, bileşik bir ismin bir bölümü olsa bile lafz-ı celâle'ye ("Allah" kelimesine) dokunması caiz değildir.

Soru 157: Hayız olan bir kadının, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) isminin yazılı olduğu kolyeyi boynuna takması caiz midir?

Cevap: Boynuna takmasının sakıncası yoktur, ama Resulullah'ın (s.a.a) ismini (hayız iken) bedenine temas ettirmemesi gerekir.

Soru 158: Abdestsiz olarak Kur'ân-ı Kerim'in yazısına dokunmanın haram oluşu, Mushaf-ı Şerif'e mi mahsustur, yoksa ayrı bir kitapta, tabloda veya duvarda vb. gibi şeylerde yazılmış Kur'ân ayetlerini de içeriyor mu?

Cevap: Mushaf-ı Şerif'e mahsus değildir; başka bir kitapta, dergide, gazetede, tabloda veya duvar üzerine yazılmış olsa bile, Kur'ân'a ait tüm ayet ve kelimeleri içerir.

Soru 159: Üzerine "Ayete'l-Kursi" gibi Kur'ân ayetleri yazılmış olan bir tabağı bereket ve hayra vesile olsun diye yemek için kullanmanın bir sakıncası var mıdır?

Cevap: Bunun sakıncası yoktur. Ancak, abdestsiz olarak Kur'ân ayetlerine el sürmemeleri gerekir.

Soru 160: Daktilo gibi yazı araçlarıyla Allah'ın isimlerini, Kur'ân ayetlerini ve masumların isimlerini yazan kimselerin yazarken abdestli olmaları gerekir mi?

Cevap: Abdestli olmaları şart değildir. Ancak, abdetsiz olarak bu tür yazılara dokunmaları caiz değildir.

Soru 161: İran İslâm Cumhuriyeti'nin arması, lafz-ı celâle isimlerinden midir? Onun idarî kâğıtlar üzerinde basılıp yazışmalarda kullanılmasının hükmü nedir?

Cevap: Yazışmalarda lafz-ı celâlenin ve İran İslâm Cumhuriyeti'nin armasının yazılmasının bir sakıncası yoktur. İran İslâm Cumhuriyeti arması örfen lafz-ı celâle biliniyorsa, taharetsiz dokunulması haramdır.

Soru 162: Devlet dairelerinde bazı resmî yazışma kağıtlarının baş kısmı İran İslâm Cumhuriyeti'nin armasıyla süslenmiştir. Yine; hastanelerde ve kiliniklerde kullanılan reçete üzerinde arapça, "Şifa veren O'dur" ibaresi yazılmıştır. Bu kağıtların kullanıldıktan sonra atılmalarının veya kana bulaştırılmalarının hükmü nedir?

Cevap: Yazışma kağıtlarının, lafz-ı celâle ve onun hükmünde olan ibarelerle süslenmesinin sakıncası yoktur. Ama; onlara hürmetsizlik etmekten ve onları necis etmekten sakınmak gerekir.

Soru 163: Üzerine Kur'ân ayetleri yazılı olan posta pullarını kullanmanın hükmü nedir? Yine; lafz-ı celâleyi ve diğer ilâhî isimleri veya kurumların Kur'ân-ı Kerim ayetlerini içeren armalarını dergilerde ve günlük yayınlanan gazetelerde basmanın hükmü nedir?

Cevap: Kur'ân ayetlerini ve ilâhî isimleri vb. basıp yayınlamanın bir sakıncası yoktur. Ancak bu yazıların ulaştığı kimseler onlara hürmetsizlik etmemek, necis et-memek ve taharetsiz el sürmemek gibi şer'î hükümlerine riayet etmeleri gerekir.

Soru 164: Üzerinde Allah'ın ismi olan posta pullarını çöp kutusuna atmanın ve onlara abdestsiz el sürmenin hükmü nedir?

Cevap: Lafz-ı celâleye abdestsiz el sürmek, onu necis etmek ve saygısızlık olacak yerlere atmak caiz değildir.

Soru 165: Yüzük kaşlarına yazılan yazılara el sürmek caiz midir?

Cevap: Eğer dokunulduğunda taharetin şart olduğu kelimelerden olursa, taharetsiz el sürmek caiz değildir.

Soru 166: Esnafların sattıkları eşyaları, kesin olarak Allah'ın isimlerinin yazılı olduğu bilinen gazetelerle sarması ve bu gazetelere abdestsiz olarak el sürmek caiz midir?

Cevap: Gazetelerde yazılı olan Allah'ın ismine, Kur'ân ayetlerine ve masumların (a.s) isimlerine saygısızlık sayılmadığı takdirde onları satılan şeyleri sarmakta kullanmanın sakıncası yoktur. Ama; abdestsiz olan kimsenin bilerek onlara el sürmesi caiz değildir.

Soru 167: Yakılma, ayak altında kalıp çiğnenme ihtimali olmasını dikkate alarak gazetelerde peygamberlerin isimlerini ve Kur'ân ayetlerini yazmanın hükmü nedir?

Cevap: Gazete, dergi gibi şeylerde Kur'ân ayetlerini ve masumların isimlerini yazmanın şer'î açıdan bir sakıncası yoktur. Ama; onlara (Kur'ân ayetleri ve masumların isimlerine) saygısızlıkta bulunmak, necis etmek ve abdestsiz olarak el sürmekten sakınmak gerekir.

Soru 168: Allah'ın isimlerinin yazılı olan şeyleri nehir ve kanallara atmanın hükmü nedir; bu saygısızlık sayılır mı?

Cevap: Örf açısından saygısızlık sayılmadığı takdirde, bunları nehir ve kanallara atmanın sakıncası yoktur.

Soru 169: Acaba sınav kağıtlarını inceledikten sonra çöpe atarken veya yakarken araştırıp onların üzerinde Allah ve masumların isimlerinin yazılı olmadığından emin olmamız gerekir mi? Yine bir tarafı yazılmış olan kâğıtları atmak israf sayılır mı?

Cevap: Araştırmak gerekmez; bir kâğıtta Allah'ın isminin yazılı olduğu bilinmezse onu çöpe atmanın sakıncası yoktur. Ama; yalnızca bir tarafı yazılmış olan kâğıtların, yine yazmada veya karton yapımında kullanılmaları mümkün olursa, yakılmaları veya atılmalarının israf olma ihtimali vardır ve sakıncasız değildir.

Soru 170: Saygı gösterilmesi farz olup taharetsiz olarak dokunulması haram olan mübarek isimler hangileridir?

Cevap: Allah Tealâ'nın zatına mahsus isimlerine ve Allah'a mahsus olan sıfat isimlerine abdestsiz olarak dokunmak caiz değildir. Peygamberlerin ve masum imamların (a.s) isimlerine de aynı hükmü uygulamak ihtiyat gereğidir.

Soru 171: Büyük elçilik açıldığı günden beri, dahili kuruluşlar tarafından çok sayıda gazete ve dergi gönderilmiştir; bunların sayfalarının çoğunda Allah Tealâ'nın isimleri vb. vardır; bunları ne yapmamız gerekir?

Cevap: Saygısızlık olmadığı takdirde yere defnedilmeleri veya çöle bırakılmalarının sakıncası yoktur.

Soru 172: Mukaddes isimleri ve Kur'ân ayetlerini gerektiğinde yok etmenin şer'î yolları nelerdir. Yine, bir takım önemli bilgileri korumak için onları yok etmek gerektiğinde lafz-ı celâle ve Kur'ân ayetlerinin yazılı olduğu kağıtları yakmanın hükmü nedir?

Cevap: Toprağa defnedilmelerinin veya tekrar suyla hamur yapılmalarının bir sakıncası yoktur. Saygısızlık olduğu takdirde yakmak caiz değildir; ancak, Kur'ân ayetleri ve mübarek isimlerin onlardan kesilerek alınmaları imkansız olursa bu hariç.

Soru 173: İki harfi bir arada kalmayacak şekilde mübarek isimleri ve Kur'ân ayetlerini küçük parçalara keserek okunmaz hale getirmenin hükmü nedir? Yine, onların yok edilip hükümlerini düşürmek için bazı harfler ekleyerek veya bazı harfleri silerek yazı şekillerinin değiştirilmesi yeterli midir?

Cevap: Küçük parçalara kesmek, lafz-ı celâlenin ve Kur'ân ayetlerinin yazısını yok etmedikçe yeterli değildir. Nitekim harfin şeklinin değiştirilmesi neticesinde hükmünün kalkması uzak bir ihtimal olmamasına rağmen yazı şeklini değiştirmek ihtiyaten onların hükmünün kalkması için yeterli değildir. Her halükârda bu harflere abdestsiz el sürmekten sakınmak ihtiyata daha uygundur.

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler