24 Eylül 2018 Pazartesi Saat:
18:51
04-07-2018
  

Allah ve Resulü’nün Aslanı

Uhut Savaşında Hz. Hamza’nın fedakarlık ve katkılarıyla Müslümanlar zaferin eşiğine gelmişken...

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Üstad Hacı Musa Aydın 

 

Allah’ın ve Resulü’nün aslanı Hz. Hamza’nın (r.a) şehadet yıl dönümü münasebetiyle o Allah velisinin mesaj dolu hayatından 15 nokta seçerek huzurunuza takdim ediyorum:

 

1- Resulullah’ın (s.a.a) amcası Hz. Hamza (r.a) Resulullah’tan (s.a.a) iki yıl önce dünyaya gelmiştir. Dolayısıyla Resulullah’ın akranından sayılıyor ve gençliği Allah Resulü’yle beraber ve onun şahsiyetinin etkisi altında geçmiştir.

 

2- Hz. Hamza İslam’dan önce bile yiğitlik ve özgür ruhlu birisi olma konusunda Kureyş gençlerinin önünde geliyordu.

 

3- Hz. Hamza Müslüman olmadan bile Mekke müşriklerine karşı Allah Resulü’nü (s.a.a) himaye ediyor ve sürekli ona destek çıkıyordu.

 

4- Müslüman olduktan sonra da onun cesaret ve yiğitliğinin etkisiyle Müslümanlar daha çok izzet ve cesaret kazanmış ve müşriklerin Resulullah’a ve Müslümanlara yönelik eziyet ve kötülükleri büyük ölçüde şiddetini yitirmişti.

 

5- Bilahare Medine’ye hicret edildikten sonra da Hz. Hamza Resulullah’ın mücadelesi ve İlahi hareketinde büyük rol oynamış, Bedir savaşı öncesi müşrikleri korkutup Müslümanlara karşı komplolarından vazgeçirmeye yönelik eylemlerde hep ön safta yer almış ve birçoğunda başkomutanlık görevi ifa etmiştir. “Ebva” ve “Zatü’l-Aşire” gazveleri gibi…

 

6- Büyük Bedir savaşında ise yine Hz. Hamza, Hz. Ali (a.s) ile birlikte başrolü oynamış müşriklerin elebaşlarından bazılarını öldürmüş, “Esved bin Amir”i ise esir almıştır.

 

7- Hz. Hamza’nın şecaat ve cesaretinin ne boyuttu olduğunu gösteren bir özelliği şuydu: Savaşlarda tanınmasını sağlayan bir nişan ve alamet takıyor ve sırtını düşmana dönmeden korkusuzca düşman ordusunun kalbine kadar ilerliyordu!

 

8- Bedir savaşından bir müddet sonra Müslümanlara ilk diklenen Yahudi topluluğu olma özelliği taşıyan “Ben-i Kaynuka” Yahudilerine karşı verilen mücadelede de yine Hz. Hamza İslam ordusunun başkomutanlık görevini yürütüyordu.

 

9- İmam Musa Kâzım (a.s) babası İmam Cafer Sâdık’tan (a.s) şöyle nakletmektedir: “Uhut savaşının bir önceki gecesi Allah Resulü (s.a.a) amcası Hz. Hamza’ya şöyle buyurdu: “Amcacığım, zannediyorum ki yakında benden ayrılıp uzun bir zaman beni göremeyeceksin. Allah ile buluştuğunda, İslam ve imanının şartlarından sorduklarında ne cevap vereceğini merak ediyorum!” Hz. Hamza Resulullah’ın sözlerinden yakında şehit olacağını anladı ve gözleri parlayıp aşk ve şevk gözyaşları akıtmaya başladı ve şöyle arzetti: “Ey Allah’ın Resulü! Beni yönlendir ve bu soruların cevabını bana öğret.” Sonra aralarında şu diyalog gerçekleşti:

 

- İhlas ile Allah’ın yegâneliğine ve Resulü’nün hak üzere seçildiğine şehadet getir.

 

- Evet, şehadet ediyorum ey Allah’ın Resulü!

 

- Deki cennet ve cehennem haktır ve kıyametin kopacağında hiçbir şüphe yoktur. Deki sırat ve mizan haktır. Kim en ufak hayır veya şer işlerse onun sonucunu görecektir ve bilahare bazıları cennette, bazıları ise cehennemde yer alacaktır ve deki Ali müminlerin emiridir.

 

- Evet, şehadet ediyor, ikrar ediyor, iman ediyor ve tasdik ediyorum.

 

- Şehadet et ki masum imamlar, Hasan, Hüseyin ve onun neslinden ve oğlunun neslindendirler.

 

- Evet, inanıyor ve tasdik ediyorum.

 

- Deki Fatıma iki dünya kadınlarının efendisidir.

 

- Evet, şehadet ediyorum.

 

- Deki Hamza, şehitlerin efendisi, Allah’ın ve Resulü’nün aslanı ve Peygamber’in amcasıdır.

 

Hz. Hamza bu cümleleri duyduğunda gözleri yaşla dolup taştı ve yere oturdu! Sonra ayağa kalkıp Resulullah’ın iki gözünün arasından öptü.

 

Allah Resulü şöyle devam etti:

 

- Deki amcasının oğlu Cafer meleklerle birlikte cennette uçacaktır. Deki Muhammed ve Ehlibeyti yaratıkların en üstünüdür ve sen onlara inanarak, onların dostlarıyla dost ve düşmanlarıyla düşman olarak yaşayıp bu dünyadan göçeceksin.

 

- Evet, ey Allah’ın Resulü! Ben bütün bunlara inandığıma dair Allah ve Resulünü şahit tutuyorum ve Allah şahit olarak bana yeter!

 

Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) ona dua etti ve şöyle buyurdu: “Allah seni inancında sabit ve başarılı kılsın!”

 

10- Uhut savaşında Hz. Hamza’nın da fedakarlık ve katkılarıyla Müslümanlar zaferin eşiğine gelmişken, Müslümanlardan bir grup ganimet sevdasıyla Resulullah’ın (s.a.a) emirlerine itaat etmeyip ve düşmanın sızmaması için ve arkadan onları gafil avlamamaları için korumakla görevlendirildikleri hassas bir boğazı bırakmış ve meydana ganimet toplamaya inmişlerdi. Bunu fırsat bilen düşman birliği arkadan saldırıp savaşın seyrini değiştirmişlerdi. Hem savaşın başından o ana kadar, hem de Müslümanların bozguna uğramasından sonra iki kılıçla yiğitçe Resulullah’ın önünde savaşan Hz. Hamza, büyük kahramanlık ve fedakarlıkların ardından ve düşmanın 30’dan fazla savaşçısını öldürdükten sonra “Ebu Süfyan’ın karısı Hind”in kiralık katil olarak ayarladığı “VAHŞİ”nin kalleş bir saldırısının neticesinde şehadet mertebesine ulaşmış ve Resulullah (s.a.a) tarafından “Seyyidü’ş-Şüheda” lakabıyla onurlandırılmıştı. Önceden de kendisini “Allah’ın ve Resulü’nün Aslanı” lakabıyla ödüllendirilmişti.

 

11- Resulullah (s.a.a) hayatında Hz. Hamza’nın şehadeti kadar belki başka hiçbir kimsenin şehadetine bu kadar üzülmemiştir. Öyle ki ona defalarca ağlamış ve başkalarını da ağlatmış ve bunun etkisiyle Medine’de bir azizi şedit olan aileler önce Hz. Hamza’nın evine giderek onun için ağıt yakıp matem tutuyordu, daha sonra da kendi azizlerine…

 

12- Allah Resulü (s.a.a) Hz. Hamza’yı çok seviyordu. Resulullah’ın sevgi veya yergilerinin hikmetli gerekçelere dayandığını bildiğimiz için yukarıda sadece bazılarına kısaca değindiğimiz noktaları dikkate aldığımızda bu büyük sevginin gerekçelerini de bir parça anlamış oluruz. Evet, Allah Resulü “Amcalarımın en hayırlısı Hamza’dır.” buyurduğunda haksız da değildi.

 

13- Resulullah’ın ona karşı sevgisinin bir göstergesi de onun mübarek ismini çok seviyor olmasıdır. Adamın birisi Resulullah’ın (s.a.a) yanına gelerek bir evlat sahibi olduğunu ve çocuğuna isim koymasını Resulullah’tan isteyince şöyle buyurdu: “Onun adını Hamza koy; zira Hamza en sevimli isimdir benim nezdimde!”

 

14- Hz. Fatıma (s.a) her perşembe günü Hz. Hamza’nın mezarının ziyaretine giderdi ve onun mezarının toprağından kendisine yaptığı tesbih ile zikir ederdi.

 

15- Bir gün Allah Resulü (s.a.a) ashabına hitaben şöyle buyurdu: “Dün gece amcam Hamza’yı ve amcam oğlu Cafer Tayyar’ı cennet meyvelerinden yedikleri halde rüyamda gördüm ve onlara dedim ki: “Anam babam size feda olsun, orada en faziletli ameller nelerdir?” Şu cevabı verdiler: “Burada en üstün amel Hz. Ali’ye beslenen sevgi, susuzları suya doyurmak ve Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salavat getirmektir!”

 

Yüce Rabbimiz, Allah ve Resulü nezdinde en değerli ve şerefli şahsiyetlerden olan Hz. Hamza’nın şefaatine bizleri nail kılsın inşallah.  

 

 

السلام علیک یا عم رسول الله السلام علیک یا خیر الشهداء السلام علیک یااسد الله و رسوله‏

“Selam olsun sana ey Resulullah’ın amcası, ey şehitlerin en hayırlısı ve ey Allah ve Resulü’nün Aslanı!”

 

 

  

Vahhabiler Tarafından Tahrip Edilmeden Önce Hz. Hamza'nın Uhud Dağı Eteğindeki Kabr-i Şerifleri

 

Günümüzde Hz. Hamza'nın Kabr-i Şerifleri

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler