18 Eylül 2019 Çarşamba Saat:
00:10
20-08-2019
  

Almanya'da Gadir-i Hum Kutlaması + FOTO

Almanya / Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi'nde Gadir-i Hum Bayramı kutlandı.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi’nde tertiplenen programın açılışı genç kardeşimiz Kerim Çibik'in Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra küçük kız kardeşimiz Rugeyye Türkyılmaz Gadir-i Hum’un mahiyetine dair makalesini Almanca olarak dinleyicilere sundu. Hemen arkasından da İmam Ali (as) ile ilgili ‘Haydar’ adlı şiir Hacı Turgay Kılıç tarafından okundu.

 

Gadir-i Hum'un temel felsefesi; adalet ve insanın asıl kimliğini tesis etmek hakkında günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmayı ise Merkez Âlimi Hüccetü’l İslam ve-l Müslimin Hacı Şeyh Tevekkül Erol gerçekleştirdi.

 

Gadir-i Hum konusu Allah’ın kendisine has bir özelliktir diyen Şeyh Tevekkül Erol, aslında Gadir-i Hum İmam Ali’ye bağlı bir gün gibi aktarıyoruz ama değildir, o Allah’a ait bir gün ve bayram ve onu süsleyip güzelleştiren Allah Resulü’nün kendisi ve İmam Ali’nin varlığıdır. dedi.

 

Neden Velayete ihtiyaç vardı? Hâlbuki hemen hemen yirmi küsur velayet sahibi peygamber vardı ve haşa, yoksa bu konuda peygamberler eksik mi kaldılar sorusunu da şöyle yanıtladı:

 

“Nübüvvetten sonra İmamet ve velayet makamı bazı peygamberlere verildi. Aksine insanların hidayeti için ne peygamberler ne de nübüvvet makamı eksikti. Allah insanlık içerisinde adaletin diri tutulması için peygamberleri gönderdi. Toplum içerisinde ellerinden geldiğince adaleti ayakta tutmak için çabaladılar durdular. İnsanoğlu acımasızdı ve peygamberlere uymadılar; demir gibi bükülesi zor nefislerine, dünya sevgisine galip gelemediler. Hal böyle olunca da resuller adaleti bir noktaya kadar icra edebildiler. Ama Allah’ın iradesi adaletin dünyada eninde sonunda hâkim olmasaydı.”

 

Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi âlimi sözlerine “Peki, adalet hâkim mi? Günümüzde? Aile içerisinde? Âlimin topluma karşı? Toplumun dinine karşı? Bölgesel, kitlesel adalet var mı?” diyerek devam etti ve ekledi:

 

“Bugün adalet olmadığı gibi 124 bin peygamberin hükmettiği yüzlerce, binlerce yıl yine adalet hâkim olamamıştı. Nedeni ise Allah’ın insanlara verdiği kimliğin Âdemoğlu tarafında kullanılmamasıdır. Öz kimliği ile değil yalancı ve taklit kimliklerle yaşamaya çalışıyoruz. Hâlbuki Allah adaleti önce bireyde hâkim kılmak istiyor ve Allah’ın bizlere bahşettiği kimlik içerisinde bu öz var ama biz bunu görmek istemiyoruz. Dünyavî menfaatlerimizle çakışıyor. Peygamberler bunu uygulatmaya çalıştı ama insan diretti. Dostlar! Nübüvvet müessesinin miadı doldu ve yeryüzü Allah’ın hüccet ve delilinden ayrı kalamayacağı için İmamet müessesesi 12 İmam ile tekrar inşa edildi. Ama o da olmadı. Az bir inanmış grup hariç insan adaletin yeryüzünde hâkim olmaması için didindi durdu. Neden Emirülmümini’ni kabul etmediler? Çünkü Ali adalet üzere hüküm verecekti. Bakın, ikinci halife vefat ettikten sonra toplanıp Ali’nin yanına geldiler ve ona artık halife sensin dediler. İmam Ali kabul ederim ama şartım var dedi. Nedir o dediklerinde: ‘Ben Kur’an ve Resulullah şeriatı üzerine, adalet üzere hüküm veririm’ dedi. Yani, Allah neye hükmetmişse ona. Din ve makamı eşe, dosta, akrabaya peşkeş çekme olmayacak. İşte o zaman Ali’ye ‘Hayır, olmaz! Sen ancak birinci ve ikinci halifenin yolundan gidebilirsin!’ dediler. Ama Allah adaleti ve İlahi kimliği topluma hâkim kılmak istiyor.”

 

Gadir-i Hum’un felsefesinin adaleti ihya etmek olduğunu söyleyen Erol konuşmasının devamında şunları söyledi:

 

“Peki, adaleti İmam Ali tam manasıyla gerçekleştirebildi mi ya da İmam Hasan? Hayır! Hatta Kerbela gibi elemlerle dolu bir olay dahi adaletin hâkim olması için yaşandı. Ama Allah’ın iradesi er ya da geç gerçekleşecektir. Peki, nasıl? Hz. Mehdi’nin gelişi ile. İnsan adaleti özümsese İmam zuhur edecektir. Ama bizler bunu istemiyoruz. Bizde İlahi kimlik hâkim olmadıkça, bizde Şeytani kimlik de var oldukça adalet bizde hâkim olamaz. Bizde hem tağutun kimliği var hem de tevhidin kimliği. Hem Resulullah’ın kimliği var hem de Ebu Süfyan’ın kimliği. Hem Ali’nin ve Hüseyin’in kimliği var hem de Muaviye ve Yezid’in kimliği. Bir taraftan İmam Zaman zuhur etsin diye Ferec duasını okuyoruz bir taraftan da Velayet düşmanlarının ekseni etrafında dönüp duruyoruz. Demek ki hala bir kimliğimiz yok. Hâlbuki Gadir-i Hum’un özü bize bu kimliği vermekti. İşte bu olayla Allah Ali’nin oğulları sayesinde adaleti yeryüzüne hâkim kılacaktır. Bu kimliği biz kabul etsek de etmesek de yine gerçek kimliğimizi bize İmam Zaman sunacaktır. İnşaallah bu kimliği kabul edenlerden oluruz.”

 

Programın çeşitli bölümlerinde İmam Rıza ilahi gurubu yönetici ve ses sanatçısı değerli kardeşimiz Hacı Yakup Kılıç ve gurubu tarafından İmam Ali ve Velayet isimli eserler okunarak Gadir-i Hum Bayram etkinliği gerçek manada şenlendi.

 

Toplantının sonunda Ferec duası Şeyh Tevekkül Erol tarafından okunduktan sonra Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi tarafından katılımcılara ihsan yemeği verildi.

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler