17 Ekim 2017 Salı Saat:
01:06
21-09-2017
  

Anadolu Tasavvuf Şiirinde Kerbelâ

Haksızlık gördüğünde hakkını aramayan, hakkıyla birlikte şerefini de kaybeder...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

İmam Hüseyin, zalim yöneticinin baskı, zulüm ve haksızlığına, uygun bir yöntemle karşı çıkılması gerektiğine inanıyordu. Aksine davranan ise, zalim idarecinin ürettiği kötülüklere seyirci kalmış olacak ve bunun vebaline ortak olacaktı. Hz. Hüseyin'e göre Ümeyyeoğulları, Allah'ın çizdiği hududu çiğnemiş, Şeytan’ın yoluna gitmiş, fitne ve fesat çıkarmış, helal-haram dinlemeksizin devlet hazinesi olan beytülmali şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanmışlardı. İslam toplumunu bu kötü durumdan ancak adalet, liyakat ve hakkaniyet üzere çalışan hayırlı bir idare kurtarabilirdi. Söz konusu bu kötü yönetime son vererek Müslümanların adalet ve liyakat prensipleri doğrultusunda desteğini sağlayacak meşru bir idareyi tesise en layık olan ise hiç şüphesiz Hz. Hüseyin'in kendisi idi.

 

"Haksızlık gördüğünde hakkını aramayan, hakkıyla birlikte şerefini de kaybeder." diye buyuran babası Müminlerin Emiri Ali'nin yolundan giden Hz. Hüseyin kendisine yakışanı yapmıştı.

 

Elim verici Kerbelâ Vakıası'ndan sonra İmam Hüseyin'in hayatta kalan tek oğlu Mekke’ye gitmiş ve orada ömrünü ibadetle geçirmiş ve ona “İbadet edenlerin süsü” anlamında "Zeynelâbidin" denmiştir. Ehl-i Beyt'in IV. İmamı olan Zeynelâbidîn hazretlerinin oğlu Muhammed Bâkır, onun da oğlu Cafer-i Sâdık, onun da oğlu Musa Kâzım ve onun da oğlu Ali Rıza'dır. İslam coğrafyasında birçok tasavvuf insanı, tarikat şeyhi ve mezhep imamı gibi dönemlerinin önde gelen kişileri bu soya saygı göstermiş ve bu günümüze kadar gelmiştir.

 

Anadolu'daki tasavvuf ve tarikat geleneğinde Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi bütün canlılığı ile devam etmiştir. Türkler Hz. Muhammed (s.a.a) ve Ehl-i Beyt sevgisini ön planda tutan sufilik cereyanının etkisi altında kalmışlar ve günümüzde bile bunu hala devam ettirdikleri yapılan araştırmalarda görülmektedir.

 

Kerbelâ ile ilgili şiirler, Kerbelâ Olayı Alevî ve Sünnî Müslüman coğrafyada birçok edebi ve müzikal esere konu olmuş, mersiye gibi yeni türlerin doğuşuna neden olmuştur. Örneğin; "Dini Cemaatlerin Yapısal-Fonksiyonel Analizi, Kayseri ve Ankara İlleri Rifai Cemaati Örneği" adlı doktora çalışmamda Rifai Tarikatı şeyhlerinin Kerbelâ ve Hz Hüseyin'le ilgili şiirlerinden bazıları şunlardır:

 

(I)

Güllerim açmadan soldu

Selvi kalbim keman oldu

Zalim şu Yezid’e ne oldu

Ben Ali ibn-i Hüseyin’im.

 

Bu zulmü reva gördüler

Ok atıp kılıç vurdular

Halimize şad oldular

Ben Ali ibn-i Hüseyin’im.

 

İçilse biter mi Fırat’ın suyu

Kurusun kalmasın Yezid’in soyu

Günlerden Cuma Muharrem ayı

Ben Ali ibn-i Hüseyin’im.

 

Hüzn ile esiyor saba yelleri

Ne çok sıcak Kerbelâ’nın çölleri

Şam'a uğrar üseranın yolları

Ben Ali ibn-i Hüseyin’im.

 

Bu zulme bakarak akıyor yaşım

Yezid’e gidiyor armağan başım

Karalar bağlamış yarenlerim yoldaşım

Ben Ali ibn-i Hüseyin’im.

 

Vahab’ın yaresi derin sızlıyor

Ehl-i Beyt’in izin sürüp izliyor

Mehdi, Al-i Resulünü gözlüyor

Ben Gulam-ı Ali Haydar Hüseyin’im

 

(II)

Seni sevmek bize farzı vaciptir

Ey benim imamım İmam Hüseyin

Senin deden dost Muhammed Habib’dir

Ey benim imamım İmam Hüseyin

 

Baban dahi Şah-ı Kerrar Ali’dir

Senin yolun Muhammed’in yoludur

Garip gönlüm aşkın ile doludur

Ey benim imamım İmam Hüseyin

 

Kerbelâ'da kıydılar sen civana

Kıyamette çıkacaklar divana

Lanet olsun Yezid, Ziyad ve Mervan'a

Ey benim imamım İmam Hüseyin

 

Ta Kâlû Belâ'da sevmişim seni

İzini izlerem dönmezem geri

Peygamber torunu ey din rehberi

Ey benim imamım İmam Hüseyin

 

VİRANİ seni görmek diler seherde

Senin derdin yare açtı ciğerde

N'ola yüzün görebilsem mahşerde

Ey benim imamım İmam Hüseyin

 

(III)

Gözlerimde kanlı yaşlar

Ağlar Hüseyin aşkına

Şu Kerbelâ ciğerlerimi

Dağlar Hüseyin aşkına

 

Sevenler dost Muhammedi

Şefaat kanı Ahmedi

Yürekten edip feryadı

Söyler Hüseyin aşkına

 

Anı seven alır berat

Muhibleri geçer sırat

Kızıl kan olmuştur Fırat

Çağlar Hüseyin aşkına

 

Salât ona selam ona

Feryat eder Fatma ana

Âşıklar yasından kara

Bağlar Hüseyin aşkına

 

Yine yarem oldu beter

Hasreti burnumda tüter

Muharrem matemi tutar

Aylar Hüseyin aşkına

 

Anı sevmek yüce devlet

Görürüm cemalin elbet

VİRANİ Yezid'e lanet

Eyler Hüseyin aşkına

 

(IV)

Muhammed Mustafa âlem sultanı

Sıtk ile yolunda kurban olda gel

Aliye'l Mürteza şir-i Yezdani

Din-i İslam ehl-i iman olda gel

 

Hasan'la Hüseyin Şebberi Şübber

Zeynel Abidin'dir Bakır’a peder

Cafer-i Sadık'tan kuşanıp kemer

Meveddet hükmine canan olda gel

 

Musa-yı Kazım'dır Bağdat'ın şahı

İmam Ali Rıza Meşhed'in mahı

Gönüller sultanı Taki'yle Naki

Hel eta sırrına irfan olda gel

 

Hasan-i Askere ettiler cefa

Onlara zecreden ehl-i bivefa

Muhammed Mehdi kayboldu heyfa

Serdab-ı imamda mihman olda gel

 

Virani'yem kurban olam aslına

Muhammed Mustafa Ali nesline

Kamil bir mürşidin düşüp destine

Hakka hizmet edip insan olda gel

 

(V)

Bülbül gibi güle etsem efkanı

Derdimin dermanı Şahım el-medet

Acep dur olur mu serim dumanı

Derdimin dermanı Şahım el-medet

 

Ta devr-i âdemde girdim dergâha

İkrar bend olmuşam sen gibi Şah'a

Kerem kıl sultanım aciz bedbaha

Derdimin dermanı Şahım el-medet

 

İmam Hüseyin’dir zatına peder

Virane gönlüme aşkın akseder

Men aref sırrından ver bize haber

Derdimin dermanı Şahım el-medet

 

VİRANİ zikreyler eylüle Nehar

Nazar kıl gönlüme açıla bahar

Sinemin şehrinde bin bir illet var

Derdimin dermanı Şahım el-medet

 

(VI)

Bizi kurtar bu nefsin elinden

Merhamet kıl muhtarına bağışla

Gönlümüz uyandır aşkın elinden

Medet eyle Haydar’ına bağışla

 

Hasan hulk-i rıza canların canı

Hüseyn-i mücteba derdim dermanı

Zeynel aba gibi Ali sultanı

Yad eyleyen güftarına bağışla

 

Muhammed Bakır'dır bizlere fener

Caferu's-Sadık’tır şems ile kamer

Kazım'ın yolunda kuşandık kemer

Ehl-i Beyt’in ikrarına bağışla

 

Musa Rıza şah Taki'yle ba Naki

Kanlara boyandı Hasan Askeri

Yolunu gözlerim imamım Mehdi

Ol imamın zamanına bağışla

 

Ehl-i Beyt'e dahi Al-i Aba'ya

Gavsiyette Hacı Ahmet Baba’ya

O nesli züllale Yakup Baba’ya

Senamirin piranına bağışla

 

Pirlerin himmeti erenler yolu

Ervahı ezelde nuş ettik dolu

Şehr-i Senamirde Peygamber gülü

Hacı Mevlüt serdarına bağışla

 

Nişan olmuş bize bunda melâmet

Aşkın ile bulsun canım selamet

VİRANİ'YE gerçi pek yüce devlet

La taknatü işarına bağışla

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler