16 Ocak 2018 Salı Saat:
13:16

Ankara’nın Sisi Şakası ve Suudi Ciddiyeti

18-01-2016 10:06



Suudiler, Türkiye'den İsrail'le normalleşme için Hamas'a yaptığını, Mısır'la normalleşme için İhvan'a yapmasını istiyor.

Ankara’nın yakın zamana kadar “şaka mı” diye niteleyip tepki gösterdiği ihtimaller, ciddi birer gerçekliğe dönüşüyor.

Geçtiğimiz mayıs ayında İsrail’le dostluğu “asla” ifadesiyle ihtimal dışı bırakılan Ankara, aralık ayında “halkı ve devleti ile” dost olmakla kalmayıp, ocak ayında İsrail’e ihtiyacının olduğunu da vurguladı.

Geçtiğimiz yılın mart ayında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile görüşme, Ankara için bir “şaka” konusuydu. Ancak bu, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in Sisi’ye gönderileceğini açıkladığı davetle ciddiyet kazanmış oldu.

Ankara’nın İsrail konusunda aylar içerisinde geçirdiği ‘muazzam’ dönüşümün sebeplerine daha önce değinilmişti.

Mısır’la ilişkilerin normalleştirilmesini ise ‘şaka’ olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürebilecek iki sebep söz konusu.

Görünürdeki sebep 2016 yılının 10 ve 15 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı 13. zirve toplantısı.


Mısır’la normalleşmede Suudi etkisi

Mısır’ın cumhurbaşkanı olarak Sisi’yi değil Mursi’yi tanıyan Ankara, bu toplantıda örgütün dönem başkanlığını devralmak üzere Mursi’ye değil, Sisi’ye davet göndermesi gerektiğini anlamakla kalmadı; ilişkileri normalleştirme yönünde bir irade de ortaya koydu.

Ancak Kuveyt’te yayımlanan el-Ceride gazetesinin üst düzey bir diplomatik kaynağa dayandırdığı haber, Ankara’nın Kahire ile ilişkilerini normalleştirme iradesinde başka bir faktörden bahsediyor.

İki günlük bir ziyaret için Ankara’ya gelen Mısır heyetinin Türk yetkililerle Suudilerin de katıldığı üçlü bir görüşme yaptığının belirtildiği habere göre Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleştirilmesine öncülük eden taraf Suudi Arabistan.


Sünni koalisyonun Mısır-Türkiye normalleşmesine ihtiyacı var

Riyad’ın Ankara ile Kahire’yi barıştırma çabası, Suudilerin liderlik ettiği 34 üyeli ‘Sünni koalisyonu’ etkili kılma hedefiyle açıklanıyor.

Çünkü Türkiye ve Mısır, Lübnan ile Pakistan’ın bile “haberimiz yok” diyerek mesafeli durduğu Suudi koalisyonunda yer alıyor ve Suudiler Ankara-Kahire ilişkisinin normalleşmesini liderlik ettikleri koalisyonun işlevselliği bakımından önemli görüyor.

Peki mart 2015’teki Suudi Arabistan ziyareti sırasında “Sisi ile görüşecek misiniz” şeklindeki soruya “şaka yapıyorsun herhalde böyle bir şeyin olabilmesi için çok ciddi bir defa olumlu adımların atılması lazım” cevabını veren Erdoğan, nisanda İstanbul’da Sisi ile görüşecek mi?

El Ceride’nin haberine göre hem bu sorunun hem de Erdoğan’ın ifadesiyle hangi “ciddi adımın” atılmış olduğunun cevabını, Mısır heyetinin Ankara temaslarının sonuçlarından çıkarabileceğiz.

Habere göre Ankara’daki Mısır heyetinin ilişkilerin normalleştirilesi konusunda şartları var.

“İhvancı unsurların Mısır’dan Türkiye’ye yaptıkları kaçakçılığın, Libya’daki silahlı milislere verilen desteğin ve İhvancıların Türkiye’den Mısır rejimini hedef alan uydu yayınlarının durdurulması” şeklinde özetlenen bu şartlar Ankara tarafından kabul edilirse Sisi de Türkiye’ye gelmeyi kabul edecek.


İsrail için Hamas’a yapılan, Mısır için İhvan’a yapılacak mı?

Ankara, Kahire ile ilişkileri konusunda “İsrail’in arabuluculuğunu” reddetse de ortak tehdit algıları sebebiyle Türkiye, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır arasında etkileşimli bir ilişkinin doğduğu görülüyor.

İran ve Suriye konusunda Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır’la ortak tehdit algılarına sahip olan Türkiye, şimdilik Müslüman Kardeşler konusunda bu üçünden farklı bir tutuma sahip.

Türkiye, Mısır’la Müslüman Kardeşler’den İsrail’le ise Hamas’tan dolayı sorun yaşıyordu. İhvan’ı terör örgütü listesine aldığı halde Yemen İhvanını müttefik olarak kullanan Suudiler, Türkiye’den de benzer bir esneklik bekliyor.

Türkiye’nin Suudilere İran konusunda gösterdiği uyumu, İhvan ve Hamas konusunda da göstermesi, Mısır ve İsrail’le normalleşmenin anahtarı sayılıyor.

Türkiye, İsrail’le normalleşe adımlarının ilk kurbanı Hamas liderlerinden Yusuf Aruri olsa da kendini yalnızlaştıran Hamas bundan şikayet edebilecek durumda değil.

Hamas lideri Yusuf Aruri’yi zaten İsrail’in “bilgisi, onayı ve yaptığı resmi bir anlaşma” çerçevesinde barındırdığını yeni öğrendiğimiz Türkiye, aynı şeyi İhvan için de yaparsa Mısır’la normalleşme yönünde dev bir adım atmış olacak.

Mısır, Türkiye için İsrail kadar vazgeçilmez değil

Türkiye, İsrail’le normalleşme adına Hamas’a yaptığını, Mısır’la normalleşme adına Mısır’a yapar ve İhvancıları satar mı?

Sadece ekonomik açıdan bakıldığında bile Türkiye’nin İsrail’e Mısır’la kıyaslanmayacak kadar değer verdiği gözüküyor.  

Zira 5 milyon nüfuslu İsrail’le krizli zamanlarda 5 milyar, 832 milyon dolar ticaret hacmine sahip olan Türkiye, 80 milyonluk Mısır’la, Mursi zamanında bile sadece 5 milyar 20 milyon dolarlık ticaret yapabildi.  

Eğer Türkiye, Kahire’nin şartlarını kabul ederek İsrail için Hamas’a yaptığını Mısır için İhvan’a da yaparsa, Mısır’ı Türkiye açısından İsrail kadar değerli kılan tek faktörün Suudiler olduğu anlaşılmış olacak.

 

Alptekin DURSUNOĞLU / YDH

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !