16 Eylül 2019 Pazartesi Saat:
19:55

Aşk Yolculuğunda Leyla Yolu

22-04-2019 16:55


 

 

 

 

 

                     

هوالباقی

 

Kendine yolculuğudur aslında insanın; hayatının tamamı. Her işin bir adabı olduğu gibi bu yolculuğun da kendine göre bir adabı vardır. İnsanın ise bu yolculuk serüveninin ilk adımı kendinden geçiştir.

 

İnsanoğlu hidayete kabil olan bir varlıktır. Ve sırlarla dolu olan âlem de insanı hidayet edecek argümanlarla ve hidayet olmuşlarla bezenmiştir. Ne rüzgârın sesinde bir isyan duyulur, ne dalından düşerken yaprak zikri terk etmiştir. Yani; bütün evren aslında hidayet olmuştur ve hidayet etmek için yaratılmıştır. Hidayet, bir şeref tacı olarak insan yaratıldığında ona takılmış kutsal bir emanettir. Emaneti ise insandan başka hiçbir mahlûk kaldıramamış ve sadece insan yüklenmiştir. Bu yüzden beşeriyet suyu ünsiyet demi tutmuş ve Âdem hâsıl olmuştur.

 

 İnsanın özü ve ruhun aslî hakikati yüce Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelli yeridir. Buradan sonuç alacak olursak insani ruhun hakikati ve aslı, varlıklar içerisinde Allah’a en yakın olanıdır. Daha açık bir şekilde ifade etmek istersek “İnsan Allah’ın ruhudur” diyebiliriz. Münezzeh olan Allah, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bu hususta şöyle buyurmuştur:

 

“Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman da siz onun için hemen secdeye kapanın”(Sad/72)

 

Mutlak manada Malik olan Allah, âlemi ruhundan üflediği insan için tasarlamış, aynı zamanda kendisine yolculuk eden kul için âlemde zuhur etmiştir. Beşeriyet gömleğinden sıyrılarak ünsiyet libasını giyinmek isteyen yolcu, âlemi gönlü ile müşahede etmek istediğinde şüphesiz her zerrede Yüce Sevgilinin tecellisini görecektir.  Zira tüm âlem, arz, arş, sema, kâinat, kürsü, levha içindekilerle birlikte hepsi mutlak Sevgilinin bir nişanı, bir yansımasıdır.

 

“Kendimden düştüm yola yalın ayak

Yok, mu dedim âlemde beni Hakk’a ulaştıracak

 

Nur siması zuhur etti gökyüzünde

Gamzesinde cilvesi, hakikat çehresinde

 

Âlemi O’nsuz görmek ne mümkün idi

Âlem O’ndan başka neydi ki?

 

Göz yetmez görmeye Şems olmasa

Şems’ten nasip almayan Ay doğmasa…”

 

Bütün yolculuk kendine varmak içindir. Çünkü ancak kendini bilen Rabb’ini bilir. Kur’an-ı Kerim’de vaat edilen o müjdeli haber insanın nereden geldiğini ve nereye gideceğini açıkça bildirmiş ve bu yokluk sahrasından varlığa uçuşunu müjdelemiştir.  O müjde ayeti şu şekildedir:

 

“Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na döndürüleceğiz." (Bakara/156)

 

Her hangi bir sıkıntı, bir gam ile karşılaştığında insan, onu en çok rahatlatacak olana sarılır. Başına ne gelirse gelsin insanın, sarılması gereken en yüce tesellisi şüphesiz Rahman olan Allah’ın şefkatidir. İnsana en yakın olan sadece Allah’tır. Her acı ve kederi dindirecek olanda O’ndan başkası değildir.

 

Allah’ın esma ve sıfatlarının tecellisi olan insan, kendisinde bu isim ve sıfatları ilerlettikçe insan-ı kâmil derecesine ulaşır. Allah’ın birçok ismi ve sıfatı vardır. Her birine varmanın ulaşmanın ve onu tekâmüle erdirmenin merhale ve yolları ayrıdır. Yalnız başına yolculuk yapamayacak insan için Allah bu çetin yolu kolaylaştırmış, yol gösterecek ve aydınlatacak zahiri ve batıni yardımlar koymuştur. İşte Leyla’da bu yardımlardan bir yardım ve Aşk’ta isimler içerisinde bir isimdir.

 

“Aşk ruhundan üflediğinde kaleme vahy oldu

Kelam Aşk’a düşünce kalem mest oldu

Kâğıda değince kelam kâğıt kendinden geçti

Bu kıssayı duyan ise divane oldu”

 

Yaratılış gereği kul iki hakikatten oluşur. Mutlu insan hem ruhen hem bedenen tatmin olandır. Adımlar çoğaldıkça eksiklikler artar. Ham olan maya piştikçe gönül genişler, genişleyen gönül kapları ise ne kadar dolarsa dolsun içindeki hep az gelir. İlerlemede bir hudut çizilmemiştir. Doğumundan ölümüne seyir halinde olan insan türlü türlü kirlere duçar eder kendisini.  Bu arkı temizlemek adına gönlünde yanan ateş ve gözünden düşen yaş kurtarıcısı olur ve insan mecburdur aslında ruhunu ve bedenini azat edecek ve esaretten kurtaracak bir Leyla’ya.

 

Aşk burada imdadına yetişir insanın, ancak Aşk çok etkili bir iksirdir. Bir damlası gönle girerse sarhoş etmeye yetecek kadar güçlüdür. Aklı ve mantığı devre dışı bıraktıracak ve Maşuk’un özlem ve hasretinde ruhu eritecektir. Yolculuk bir aşamaya geldikten sonra burada insanı ilerletecek en kısa yollardan biridir Aşk. Zira Leyla’nın hasretini çekmeseydi Mecnun Mevla’nın hasretinin ne olduğunu nereden bilebilirdi?

 

Leyla, Mecnun simgedir aslında, insan âşık olduğu, gönül bağı kurduğu her cisme karşı (gönlü miktarınca) derinleştikçe onun için yapacaklarının sayısı artar. Aşk görme ve kavuşma arzusunu aşılar insana, Maşuk’u görme arzusu ve heyecanından iki şeyi alır âşık:

 

  1. Sevgiliye ulaşmak için yapılacak olanlar
  2. Sevgiliye ilahi gözle bakmanın yolları

 

Maşuk’a ulaşmak için sarf edilen çaba, ilahi gözle bakan için Allah’ın huzurunda olduğunun ve O’na karşı emir ve nehiyleri noktasında nasıl davranması gerektiğini öğretecek bir kılavuz olur. Doğru bir şekilde seferine devam eden yolcu şüphesiz Leyla’ya da Mevla olarak bakacak, yerdeki taşı, gökteki yıldızı da asıl Sevgilinin bir yansıması olarak izleyecektir.

 

“Önceleri bir nokta idim bölündüm dağıldım

Sonra Leyla’ya vardım âlemi onda, onu âlemde seyre daldım

Leyla’dan Mevla’ya vardım, Leyla’ya kör kaldım

Mevla’dan sonra ne Leyla ne de ben vardım”

 

Ne yaşadığı dünyayı unutmalı insan, ne hakikati inkâr etmeli. Aşk haktır, dünya haktır. Ruh haktır, beden haktır. Beden doymadan ruh yola koyulmaz, ruh olmadan beden hareket edemez. Birine dalıp diğerini unutmak olmaz. İkilik içerisinde birlik değildir insan. Ruh ve beden ikisi yarımdır diğeri olmadan. Ama bilinmelidir ki bu yolculuk uzun, tehlikeli ve dikenler vardır yollarında. Eğer ayağını seven varsa girmesin bu yola. Çünkü bolluk ve sefa içinde yaşayana açılmaz hakikat perdesi, eğer vird edinmek istiyor ise beşer ünsiyet şivesini, ipek kaftanlar ve yumuşak döşeğini bulamaz bela çeken rintler meclisinde. İnsanın tüm yolculuğu kendinden kendinedir. Bu seyirde kendinden sıyrılmanın tek yolu Leyla’dır. Mevla’sını seven vurulsun Leyla’sına.

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !