27 Nisan 2018 Cuma Saat:
02:05
16-04-2018
  

BBC Neyin Peşinde!?

İngiliz yayın kuruluşu BBC 'Kadınlar Camide' akımını haberleştirmeye devam ediyor.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Herkesin bildiği gibi özellikle ülkemizde camiye gelen kadınların yaşadığı sıkıntılar bir hayli fazla.

 

Özellikle Ehl-i Sünnet camilerinde kadınların, erkeklerle eşit şartlarda namaz kılabilecekleri bölümlere sahip olmayışı, Cuma namazlarını cemaatle kılamamaları, kadınların doğru düzgün abdest alabilecekleri yerlerin dahi hala olmayışı ve toplumda 'kadın camiye gelse de olur gelmese de olur' fikrinden daha kötüsü 'camide ne işleri var!?' düşüncesinin hakim olması genelde Müslümanlar adına özelde de kadınlar adına oldukça üzücü bir durumdur.

 

Bu durum İngiliz haber birimi BBC'nin hoşuna gitmiş olacak ki; bunu beş aydan fazla bir süredir gündemde tutmaya devam ediyor.

 

Evet, BBC hakkı savunuyor olabilir ama gerçekten de kadınları camiye çekip, onların sıkıntılarını mı gündeme getirmeye çalışıyor?

 

Tarihin hiçbir evresinde İslam'ın hayrı ve Müslümanlar'ın huzuru için adım atmayan İngilizlerin bu harekleri ile neyin peşinde oldukları da oldukça açık...

 

Ehl-i Sünnet camilerinde kadınların cemaatten uzak kaldığı ve hatta aralarındaki mesafenin Sultan Ahmet Camii ya da Bursa Ulu Camii'nde neredeyse 10-15 metreye kadar çıktığı şu anda dahi gidip müşahade edilecek bir durum lakin Sünni ulema bu konuda cevazı vermiş. Ama cemaatten tecrit edilmiş kadınların hakkını savunmak sanırız ki; günümüzün Ka'bu'l-Ahbâr'ı olan BBC'ye düşmemekte.

 

Son altı aydır özellikle BBC Türkçe başta olmak üzere, BBC Farsça, BBC Arapça ve BBC İngilizce üzerinden kadınların haklı olduğu cami konusunu eşelemelerinin sebebini bazı köşe yazarları öyle değerlendiriyor:

 

Eslem isimli üniversite öğrencisi, kadınların erkeklerle arkalarında olma kaydıyla aynı safta namaza duramamasına dert yandı. BBC’ye konuşan kadın, “Bizler şimdi erkeklerle beraber çalışabiliyoruz, beraber okuyabiliyoruz fakat camiye geldiğimizde direkt arka safta kalıyoruz'” diyor ve diğer bir kadın ise 15 mt. uzakliktan bağlandığı cemaat namazı için 'Arka safta durduğumuz zaman cemaat ruhunu yaşayamıyoruz.' diyor.

 

Gazeteci-Yazar İsmail Kılıçarslan, kadınların camilerde yaşadığı sorunların giderilmesi için yürütülen harekete destek verdiğini, ama durumun BBC'nin öncülüğünde olduğu için dinde reform çağrışımı yaptığını söyledi. Kılıçarslan konu hakkında şunları yazdı:

 

(…) Namaz kılan kadınların camilerin adil kullanımı meselesinde inisiyatif kullanıp söz almalarını, bununla ilgili toplantılar düzenlemelerini sonuna kadar destekliyorum.

 

Desteklemediğim ne peki? BBC’yi desteklemiyorum.

 

Niçin? Çünkü kadınların camilerdeki ibadet haklarının adil şekilde iyileştirilmesi isteğinden “dinde reform talebi” haberi çıkartabilmek sadece bu İngiliz kafasına yakışır da ondan.

 

Yargım kesin: Biz Allah’ın dinini Efendimiz’den daha iyi biliyor değiliz. Peygamberimiz mescitte kadınların saf tutmalarına olanak verdi mi? Evet.

 

Saf tutmanın bir düzenini, düzeneğini kurdu mu? Evet.

 

Kadınlar ve erkekler aynı safta yan yana namaz kılabilirler mi? Hayır.

 

Erkeklerin saflarının bittiği alandan itibaren kadınların saf tutmasının önünde bir engel var mıdır? Hayır.

 

Kadınlar cemaatle Cuma namazı kılabilirler mi? Evet.

 

Kadınların abdestlerini doğru düzgün alabilecekleri düzenekler kurmak camiyi yapanın üzerine borç mudur? Evet.

 

Bunca evet ve bunca hayır, bugün değil, 1400 senedir böyle. Dolayısıyla, bana sorarsanız “kadınlar camide” akımını başlatan kadınların 1400 senedir böyle olan şeyleri değiştirmeye yönelik bir talepleri yok. Talepleri, camilerde yaşadıkları/yaşayabilecekleri mağduriyetleri ortadan kaldırmak…

 

Yüzyıllar içerisinde birikmiş kültürün “din dili” haline gelmesinin oluşturduğu kimi garabetlere dikkat çekmek.

 

Fakat BBC öyle düşünmüyor işte. BBC’ye göre kadınların bu talebi aslında “erkeklerle yan yana namaz kılabilme” meselesinin bir parçası. Bunu da üniversite talebesi Eslem’in sözlerine dayandırıyor. Çünkü Eslem, “tamam biz şimdi beraber çalışabiliyoruz, beraber okuyabiliyoruz fakat camiye geldiğimizde direkt arka safta kalıyoruz” diyor. Camide namaz kılan bir dindar kadın olarak Eslem’in, “erkeklerle aynı safta namaz kılmaması gerektiğini” biliyor olması gerekir. Bilmiyorsa ona namazın farz olduğundan da pek emin değilim aslında. Eslem sadece modern hayatın içinde bulunan dindar bireyin sıkıştığı yere modern hayatın ürettiği diskurla çözüm aramaya çalışan bir şaşkın. Yani hepimiz kadar şaşkın bu anlamda. Bu şaşkınlığı da BBC’ye “dinde reform” tadında haber olmasını sağlıyor, hepsi bu. Eslem’in bu şaşkınlığı da, BBC’nin bu haber dili de gerçeği ortadan kaldırmıyor fakat. Kadın dindarlığına “ikinci sınıf dindarlık muamelesi” yapmaya kimsenin hakkı da, haddi de yoktur. Dini mükellefiyetler konusunda kadın ile erkeğin arasında adil bir eşitlik vardır. Bu adil eşitliği erkekler yahut kadınlar lehine bozmaya çabalayan her kim olursa olsun iyi niyetinden şüphe etmek gerekir.

 

Ehlader HABER

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler