20 Temmuz 2018 Cuma Saat:
21:28

Beklenen

02-05-2018 16:39


 

 

Bismillah

 

"Andolsun, Biz Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryüzüne, onu ıslah ve imar eden kullarım varis olacak diye yazdık." Enbiya/105

 

"Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır." Saff/8

 

Allah'ın vadi dolayısı ile İnsan oğlu bütün semavi dinlerde müjdelenen, zülüm ve haksızlık ile dolan dünyamızı, Allah'ın emri ile kıyam ederek adalet ve refah ile bayındır kılacak kurtarıcıyı beklemektedir.

 

Allah'ın son Peygamberi Muhammed (saa) geldiğine ve dünyadan göçtüğüne göre, Allah'ın vaat ettiği alemleri zulüm ve adaletsizlikten kurtaracak ve hakkı hakim kılacak bu kurtarıcı kimdir?

 

Allah Resulu (saa) şöyle buyurmuşlardır:

 

"Eğer dünyanın ömründen sadece bir gün bile kalmış olsa Allah Teala o günü o kadar uzatır ki, benim neslimden olan  bir kişi kıyam ederek yeryüzünü zülüm ve tecavüzle dolduğu gibi, tekrar adalet ve eşitlik ile doldurur."

 

Hadiste açıkça görüldüğü üzere yer yüzünün kurtarıcı Resullullah (saa) soyundan gelecek bir kurtarıcı tarafından huzura ve güvene kavuşacaktır.

 

Peki, bu büyük ve eşsiz kurtarıcının ismi nedir?

 

Peygamberiniz (saa) kendinden sonra gelecek imamları yanı hidayet edicileri ve bu son kurtarıcıyı bizlere bildirmiş ve tanıtmıştır.

 

Hz Resulullah (saa) şöyle buyurmuşlardır:

 

"Benden sonra on iki imam gelecektir. Ey Ali! Onların ilki sensin, sonuncusu ise, Allah Teala'nın onunla yerin doğusuyla, batısıyla her tarafını fethedecek kıyam sahibi olan Mehdi'dir."

 

Ve Peygamberimiz (saa) kızı Hz. Fatıma'ya hitaben başka bir hadiste şöyle buyurmuştur:

 

"Ey Fatıma! Sana bir müjde vereyim mi? Mehdi senin neslindendir." diyerek Hz. Fatime'yi (sa) müjdelemiştir.

 

Bir gün adamın biri İmam Hüseyin'in (as) huzuruna gelerek selam verir. İmamın cevabından sonra, o şahıs: "Ey Peygamber oğlu! Bir sorum var sorabilir miyim?" der.

İmam (as): "Sorun ne ise sorabilirsin." der.

Bunum üzerine mezkur şahıs şu soruyu sorur: "İmanla yakin arasında ne kadar fark vardır."

İmam (as): "Dört parmak kadar."

O şahıs: "Bu nasıl olur açıklar mısın?"

İmam (as): "Zira iman duyduğunuz bir şeydir. Duyulana inanmaktır. Yakin ise gördüğünüz bir şeydir. Kulakla göz arasındaki fasıla da dört parmaktır."

O şahıs: "Doğu ile Batı arasında ne kadar fasıla vardır?"

İmam(as): "Güneşin bir günde katettiği mesafe miktarınca."

O şahıs: "Gökle yer arasında ne kadar mesafe vardır?"

İmam (as): "İcabet olan bir duanın bekleme süresi kadar."

O şahıs: "İnsanın izzeti ne ile olur?"

İmam (as): "Halka ihtiyacını söylememekle."

O şahıs: "En kötü şeyin ne olduğunu bana açıklar mısın?"

İmam (as): "İhtiyar olan birinin fıska düşmesi, hükümdarın sinirlenmesi, soylu bir insanın yalan konuşması, zenginin cimri olması ve alimin dünya hırsı olması kötü olan şeydir."

Bunun üzerine o şahıs şöyle devam etti. "Ey Resulullah'ın oğlu! Doğru söyledin. Bana Hz. Resulullah'dan sonra olan İmamların sayısını bildir."

İmam (as): "Ben-i İsrail'in nakipleri gibi on iki kişidir."

O şahıs: "Onların isimlerini bana bildir."

Bunun üzerine İmam bir süre başını aşağı eğip tefekkür ettikten sonra şöyle der:

"Evet, ey Arap kardeş! Onların isimlerini sana bildireyim."

Hz. Resulullah'dan (saa) sonra İmam ve Halife Emirü'l Müminin Ali, Hasan, Ben ve benim neslimden olan dokuz şahıstır. Benden sonra oğlum Ali, ondan sonra onun oğlu Muhammed, Muhammed'den sonra onun oğlu Cafer, Cafer'den sonra onun oğlu Musa, Musa'dan sonra onun oğlu Ali, Ali'den sonra onun oğlu Muhammed, Muhammed'den sora onun oğlu Ali, Ali'den sonra onun oğlu Hasan, Hasan'dan sonra Mehdi olan oğlu İmam olacaktır. O benin dokuzuncu çocuğumdur. O ahirü'z-Zaman'da kıyam edecektir."

 

Ravi diyor ki:  İmamın bu cevabından sonra o Arap kalkıp şu şiiri okuyarak gitti.

 

Peygamber anlına elini çekmiş

Onun parlaklığı yüzünde belirmiş

Baba ve Anne Kureyş'in en yücesi

Soylarının en hayırlısıdır

 

Selam olsun o güzel Ağama

İmam Huseyin (as)  şöyle buyurmuştur:

 

"Akrabalar bir birine daha evladır."

 

Hz. Resulullah'a (saa) bu ayetin tevilini sordum. Resulullah (saa) şöyle buyurdu:

 

"Andolsun Allah'a  ki; sizden gayrısı kastedilmemiştir. Ulu'l-Erham  akrabalar sizsiniz. Ben vefat ettikten sonra baban Ali bana daha evladır. Ve benim yerimdedir. Baban vefat ettikten sonra kardeşin Hasan ona daha evladır. Hasan da vefat etti mi sen ona daha evlasın.

 

Bunun üzerine Resulullah'a (saa) Ey Allah'un Resulu! Benden sonra bana kim daha evladır dedim.

 

Oğlun Ali senden sonra sana daha evladır. O vefat etti mi, oğlu Muhammed ondan sonra daha evladır. O da vefat ettiğinde oğlu Cafer ondan sonra daha evladır onun yerindedir. O da vefat etti mi oğlu Musa ona daha evladır ve ondan sonra onun yerindedir. Musa vefat ettiğinde oğlu Ali ona daha evladır ve onun yerindedir. Ali de vefat ettiğinde ondan sonra oğlu Muhammed ona daha evladır. Muhammed de vefat edince oğlu Hasan daha evladır. Hasan da vefat ettiğinde senin dokuzuncu çocuğunun gaybeti başlayacaktır. Bu dokuz imam senin neslindendir. Allah Teala onlara benim ilim ve düşüncemi vermiştir. Onların toprağı benim toprağımdan kılınmıştır. Bu kavim bana eziyet edecektir. Allah onlara benim şefaatimi nasip etmesin."

 

İmam Hüseyin'e (as) acaba Mehdi doğmuş mudur diye soruldu.

 

İmam: "Hayır, eğer onun zamanında olsaydım hayatım boyunca hizmet ederdim" dedi.

 

Ve yine İmam Hüseyin'den (as) ulaşan bir hadiste söyle buyurmuşlardır:

 

"Bu işin (kıyam sahibinin) iki gaybeti olacaktır. Onların biri çok uzun sürecek. Hatta bazıları o ölmüştür, bazıları da öldürülmüştür, bazıları da yok olup gitmiştir diyeceklerdir. Onun işinin gerçeğini emrine verilmiş hizmetçisinden gayrı hiç bir kimse bilemez."

 

İmam Mehdi (as), Allah zuhurunu kolaylaştırsın ve çabuklaştırsın, hangi alametler ile tanınacaktır?

 

Bu konuda yine İmam Hüseyin'den (as) hangi alametle İmam Mehdi'yi (sa) tanımak mümkündür diye sorulduğunda:

 

İmam (as): "Sukut ve Vakarla"

 

Başka ne ile tanınır?

 

İmam (as): "Helal ve harama marifeti olması ve halk ona muhtaç olduğu halde onun kimseye olmamasıyla" diye buyurmuştur.

 

İmam Hüseyin (as) yine söyle buyurmuştur:

 

"Mehdi (as) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira o halka güzel simalı bir genç olarak gelecektir. Gerçekte halk onu yaşlı bir ihtiyar olduğunu sandıkları halde sahiplerinin bir genç olarak gelmesi en büyük imtihanlardan biridir."

 

Ve yine İmam Hüseyin ( as), İmam Mehdi'nin (as) zuhur alameti ile alakalı şöyle buyurmuşlardır:

 

"Mehdi'nin zuhurunun beş alameti vardır. Süfyani'nin ortaya çıkması, Yemani'nin kıyam etmesi, bir gurubun Beyda Çölü'nde yere batması, Nefs-i Zekiyye'nin katledilmesi."

 

Büyük Gaybet'e çekildiği günden beri aşıkları hep onun gelişi özlemi ile yanıp tutuşmaktadır. Ondan olan ayrılık özlemi kalpleri yakıp kül etmiş, ona kavuşma arzusu ise yanan o kalpleri hep diri tutmuştur.

 

O geldiği gün mazlum, muztazafların yüzü gülecek, zalimlerin yüreğine ise bir korku salacaktır.

 

Ya Rab! Ağamızı, Mevlamızı bize gönder.

Ağamızı bizlerden razı eyle.

Ağamızın zuhurunu kolaylaştır ve çabuklaştır...

 

Selam olsun Mevlama...

 

O günü görebile ümidi ve arzusu ile selametle kalın.

 

İltiması dua...

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !