16 Ocak 2018 Salı Saat:
19:14

Bir İnekle Künhün Künhüne Ermek

12-03-2015 07:48





Resul-i Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kuran'ın bir dış görünüşü (zahiri) bir de batını (iç derinliği) vardır. Bu batının ardınca da başka bir batın gelir. Böylelikle, yedinci batıni anlama kadar varılır gider."


Tüm konular hakkında doğru ve eksiksiz bilgi, o konu hakkında muhtelif ve farklı yollardan elde edilen bilgilerin ölçüsüne bağlıdır. Bu alanda ne kadar zengin ve güvenilir kaynaklara ulaşabilirsek, elde edeceğimiz bilgi de o ölçüde dakik ve yerinde olacaktır.


Bakara suresine de adını veren "İnek Hikâyesi" Hüseyin Kummi Nişaburi'nin kaleme aldığı "Tefsir-i Geraibi'l Kur'ân ve Reğaibi'l Furkan" adlı tefsir kitabında bakın nasıl da bilindiğin dışında batıni bir yoruma ulaşmakta. Öncelikle Bakara suresi 67 ve 73. ayet-i kerimelerde geçen hikâyeyi şöyle bir kere hatırlamaya çalışalım.

 

Ortada bir ceset vardır ve bu cesedin katilinin bulunması için halk Hz. Musa'nın (as) yanına gider ve kendisinden olayın aydınlatılması için yardım isterler ve olayın devamı Kur'an-ı Kerim'de şöyle geçmektedir:


Musa, kavmine: "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım!" dedi."


Bizim için Rabbine seslen, onun ne olduğunu bize açıklasın. dediler. Dedi ki: "O diyor ki: O (inek) ne yaşlı, ne körpe, ikisinin ortasında (bir inek)tir! Haydi, size emredileni yapın."


Dediler ki: "Bizim için Rabbine seslen, renginin nasıl olduğunu açıklasın." Dedi: "O diyor ki: "Rengi parlak, sarı bir inektir, bakanlara sevinç verir."


Bizim için Rabbine seslen, onun nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın. Zira o inek bize (başka ineklere) benzer geldi. Ama Allah dilerse mutlaka (emredileni yapmaya) yol buluruz. dediler.


Dedi: "O şöyle diyor: O, henüz boyunduruk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Çifte koşulmamış ve hiç alacası yoktur." "İşte şimdi gerçeği getirdin" deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.


Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun (katili) hakkında birbirinizle atışmıştınız; oysa Allah, gizlediğinizi ortaya çıkaracaktı.


Onun için "(ineğin) bir parçasıyla o (öldürülene) vurun." demiştik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.


Kur'an-ı Mecit'te geçen bu olay 7'den 70'in anlayacağı öğüt veren ama anlatım olarak basit bir hikâyedir. Ama Nişaburi Bakara suresinin 67-73. ayetlerinin tevilinde bakın nasıl bir yorumda bulunuyor:


"İneğin boğazlanması, hayvani nefsin kesilmesine işarettir; çünkü onun kesilmesinde ruhani kalbin hayatı vardır ve o, büyük cihattır…


"O nedir… O inektir" sadakat kılıcıyla kesilebilecek nefstir. "ne yaşlıdır" Bedensel gücü zaafa uğradığından seyr ü süluk yolundaki görevlerini yapmaktan aciz, kocamış bir yaşta olmamalıdır. Nitekim şöyle denilmiştir:

 

Sofu kırkından sonra soğur. "Ne de körpe olmalıdır" gençlik sarhoşluğunun aldatacağı toy birisi olmamalıdır. "Bu ikisi arasında bir yaşta olsun" Zira şöyle buyurmuştur: "Nihayet o, güçlü çağına erip kırk yaşına vardığında…"


"Sarı inek" riyazet ehlinin yüzlerindeki sarılıktır. "rengi parlaktır" ifadesi ziynet olan bir sarılıktır, utanç olan bir sarılık değildir; çünkü bu, salih ve doğru kimselerin simasının rengidir.


"Boyunduruk altına alınmayan ve yer sürmeyen"; tamah zilletini yüklenmemiş, hırs aletiyle dünya ziynetleri ve şehvetlerinin peşine düşerek dünya arzusunu sürmeyen; halkın yanında yüzünün, yaratıcının yanında ise haysiyetinin suyunu dökerek dünya tarlasını sulamayan, böylece hakkın ve halkın nezdinde itibarı gitmemiş, diğer renklerin afetlerinden korunmuş ve üzerinde yalnızca Allah'ı isteme alametinden başka rengi bulunmayan biri olsun.


İş tabiata kalsaydı ve Allah'ın lütfüyle vermiş olduğu güzel başarı olmasaydı "az kalsın bunu yapmayacaklardı." "Hani siz bir adam öldürmüştünüz"; yani kalbi öldürmüştünüz. "Sonra da birbirinizle çekişmiştiniz"; yani bunun Şeytan'dan mı, dünyadan mı, yoksa nefs-i emmareden mi olduğu konusunda ihtilafa düşmüştünüz. "Haydi, şimdi ona (maktule) (ineğin) bir parçasıyla vurun"; kesilmiş olan nefs ineğinin dilini doğruluk bıçağıyla maktul kalbe sürekli bir zikirle vurun. Böylece o ölü kalp Yüce Allah'ın izniyle dirilmiş olur."(1)


İşte bu tefsir, yedi batına sahip Kur'an'ın belki yine de yüzeysel ve derinliği fazlaca olmayan bir batını sayılacaktır. Allah bizlere basiret ve izzet versin de künhün künhüne erelim İnşaallah.

 

------------

1- Hasan b. Muhammed b. Hüseyin Kummi Nişaburi, Tefsir-i Geraib'il-Kurân ve Reğaib'il-Furkan, c.1, s.314; diğer örnekler için bkz. AGE, s.328, 334, 352 ve 380.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !