30 Mayıs 2020 Cumartesi Saat:
07:11

Bu Münafık Denilen Şiiler Kim Ola!?

19-05-2020 01:50


 

 

 

 

 

 

 

Allahûmme salli a’la Muhammed ve al-i Muhammed

 

Evvela bir topluluğa laf atmadan önce o topluluğu kendi içinden araştırmak gerek. Bir Müslümana münafık demek için onun aşikâr bir küfrünü bulmak gerek. Ama gel gör ki günümüz Ehl-i Sünnet canlarımızın içinden bazı şahsiyetler Şii’leri münafık ve cehennemlik, kendisini ise doğru ve hak olarak gösterip kalan 72 fırkanın da en kötüsü olduğumuzu savunuyor.

 

Bakıp görelim bu en kötü saydıkları fırka olan Şia neleri savunuyor?

 

Nübüvvet, İmamet ve Velayet İnancı

 

Bizlerin bir zaaf noktamız olarak görülen bu üç inanç aslında Muhammedî Öz İslam’ın inançlarıdır.

 

Hepimiz yani tüm Müslümanlar bunu bilmektedir ki Hazret-i Muhammed (saa) Nübüvvet halkasının sonudur ve Hatemû’l Enbiyadır.

 

Akıl ile düşünüldüğü zaman Yüce Allah son Peygamberi gönderecek, dinî tüm şeriatı bildirecek, Hak kelamı olan Kur’an’ı indirecek ama Hz. Peygamberin irtihalinden sonra insanları bir başına bırakıp; Kur’an ve hadisler size yeter diyecek ve İslam’ın geleceğini yapılacak olan toplantı ve halkın seçimine bırakacak.

 

Şimdi daha iyi anlıyoruz vasiyetin neden yazdırılmadığını! Gelelim imamet konusuna.

 

Aziz Müminler!

 

“Kim Rasul’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.”[1]

 

İbn-i Hişam’ın siretinde şöyle anlatılıyor;

 

Ben-i Âmir b. Sasa’a Rasulullah’ın huzuruna geldiler. Peygamber (saa) onları İslam’a davet etti, bu sırada Bûheyra b. Fûras isminde birisi Hazret-i Peygamber’e (saa) şöyle dedi:

 

“Bana söyle! Eğer biz İslam üzere sana biat eder ve Allah (cc) sana muhaliflere karşı üstünlük verirse, acaba bizim senden sonra hilafette bir payımız olacak mı? Rasulallah (saa) şöyle buyurdu: Hilafet işi Allah’ın elindedir onu istediği yerde kılar.”[2]

 

Bazı Örnekler

 

VELAYET AYETİ

 

“Sizin veliniz ancak Allah onun Rasulu ve namaz kılan ve rükû halinde iken zekât veren müminlerdir.”[3]

 

Bu ayet hem Şia hem de Sünni rivayetlerinde Ali (as) hakkında nazil olduğu rivayet edilir.

 

Bir gün fakir birisi mescitte halktan yardım isteğinde bulundu. Ali (as) rükû halinde iken yüzüğünü ona sadaka olarak verdi. Tam o sırada Cebrail (as) Hazret-i Peygambere (saa) bu ayeti okuyordu. Hazret mescide doğru gelirken bu ayeti tilavet ediyordu. Mescite gelince, ‘Acaba birisi rükû halindeyken sadaka mı verdi?’ diye sorunca; fakir kişi Ali’yi (as) göstererek ‘Bu zat bana rükû halinde iken yüzüğünü verdi.’

Tüm sahabe tekbirler getirmeye başladı ve Allah Rasulü (saa) bu şahsın kendisinden sonra Müminlerin velisi olduğu için Allah’a şükür etti.

 

Bu mükemmel hadiseyi nakleden sahabelerden bazıları ise Ebuzer-i Gaffarî, Ammar b. Yasir, Abdullah b. Selam, Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik’tir.

 

Bunun gibi daha yüzlerce ayet örneği verebiliriz. Şiiler, hilafetin Ali ibn-i Ebu Talib’in hakkı olduğunu savunuyorlar ve haklılar. Bu mübarek ayet, sadece Mübarek Kur’an’dan bir örnek.

 

Karantina sürecini kendi hayrımıza kullanmalıyız. Her zaman bahane üreten bizlerin, şimdi artık üretecek bir bahanesi yok. Yorulmuyoruz, eskisi gibi çalışmıyoruz, bu Mübarek Ramazan ayının sadece Kadir geceleri değil tüm geceleri faziletli ve hakkının verilmesi gereklidir.

 

Araştırmalıyız. Ne buyurdu Rasulû Ekrem (saa) ‘kadın erkek herkese ilim öğrenmek farzdır.’ En azından her namazdan sonra zuhurunu istediğimiz, yalvardığımız, Sahibezzaman’a (af) olan bağlılığımızı belli edelim. Sadece accilli veliyyike’l ferec demek yetmez.

 

Çok güzel demişler; ‘Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez.’

 

Bizlere düşen, tarihi en iyi şekilde bilip, herkese “Öz İslam”dan bahsetmeliyiz. Emevî dayatması olandan geri çevirmeliyiz

 

Esselamû aleykûm ve rahmetullahi ve berakatûhû

 

Hayırlı Ramazanlar

 

 

 

 

 


[1] Nisa/80

[2] Tarih-i Taberî

[3] Maide/55

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Cantekin Gönülalan    19-05-2020 03:44

    Hocam ağzınıza sağlık sayenizde yine gönül penceremiz aralandı. Saygılar