09 Aralık 2019 Pazartesi Saat:
16:38
04-06-2015
  

Bugün Ayetullah Behçet'lere Muhtacız!

İrfan ve seyr-i süluk noktasında durum daha ciddi ve tehlikelidir...

Facebook da Paylaş



 

Ayetullah Behçet'in vefat yıl dönümüne Beyrut'ta düzenlenen ve Huccet'ül İslam Ali Behçet, Hizbullah'ın Şeriat Komitesi Başkanı Şeyh Muhammed Yezbek, İran'ın Lübnan Büyükelçisi Muhammed Fethali ve birçok ilim havzası öğrenci ve üstatlarının katıldığı merasime telekonferans yöntemiyle bağlanarak konuşma yapan Hizbullah Genel Sekreteri Seyit Hasan Nasrullah, 'İslam İnkılâbı'ndan sonra başta gençler olmak üzere insanların ufkunda daha önce tanımadıkları, bilmedikleri yeni pencereler açıldı' ifadelerini kullandı. Nasrullah'ın konuşmasının satır başları şöyle:

"İnsanlar için daha önce bilmedikleri ve tanımadıkları yeni ufuklar; Seyr-u Süluk, manevi ve ahlaki değerlerdir. İslam İnkılâbı'ndan sonra özellikle gençler bu değerleri daha iyi anlamak için şevkle İslam'a yönelmeye başladı. Gençler, bu alanda seçkin insanlara rağbet etmeye, ilmi ve manevi yöntemlerden faydalanmaya aşırı şekilde meyletti.

İslam İnkılâbı'ndan sonra unutulmuş veya bir köşeye itilmiş maneviyat sahasında onlarca kitap yazılmaya ve çap edilmeye başlandı. Bu kitaplar nefis tezkiyesi alanında devrim yapacak niteliklere sahipti. Daha sonra bu alanda dersler, ilmi sohbetler ve dergiler yayınlandı. Bu nedenle ariflerin maneviyata yönelen öğrencilerin ve gençlerin elinden tutması zorunluluğu doğdu. Bu arifler, kabul ettikleri gençleri asıl menzile ulaştırmak noktasında bir kılavuz ve yol göstericilik görevini üstlendi.

Elbette bu alanda yazılan kitaplar içerik olarak ağır ve karışık olduğundan insanların çoğu bu bilgilerden mahrumdu. Sadece irfan alanında uzun yıllar zahmetler çekmiş insanlar bu kitap ve bilgilerden yararlanabiliyordu. Yunan ve Hint felsefesinin etkisi altında kalmış kitaplardaki İslam, Kur'an, Peygamber ve Ehlibeyt hakkında acayip ve garip tabirler, öz İslam ve uydurma İslami metotları teşhis etmesi noktasında geçlerin kafasını karıştırıyordu.

İrfan alanında en tehlikeli ve en büyük sorun rical alanında meşhur olan insanlardan bazılarının yalan iddialarıydı. Bu müddeilerin vasıfları hakkında gerçek olmayan vasıflar söyleniyordu. Amaç 'Pazarda dükkân sahibi olmak'tı. Bugün bile benzeri iddiaları zuhur ve zuhur alametleri hakkında ortaya atanlardan görmek mümkün. Hatta birisini özel elçi, Yemani, İbn. Mehdi (Mehdi'nin oğlu), Haf id'ul Mehdi (Mehdi'nin torunu) olarak tanıtanlar bile var.

Bir insanın rehber unvanıyla kabul edilmesi, irfan ve seyr-i süluk alanında mürşit karar kılınması hatta taklit merci olarak belirlenecek müçtehidin seçimi noktasında çok dikkatli olunması gerekir. Çünkü yapılacak seçim, hem dünya hem de ahiret hayatını etkileyecek önemdedir. Bu insan; ilim, bilim, çaba, içtihat, takva, ver'a (dindar) vb. sıfatlara sahip olmalıdır. Bu hassasiyet her konuda geçerlidir. Örneğin; ordunun başına komutan olarak atayacağınız insanın savaş taktiklerini, savaşacak bölgenin coğrafi özelliklerini, teknolojik gelişmeleri, askeri disiplin ve eğitimi kısacası ideal bir komutanda olması gereken tüm vasıflara sahip olmalıdır.


Savaşta size komutanlık edecek olan kişinin sizi en az kayıpla hedefe ulaştırması gerekir. Ancak askeri bilgi noktasında uzman olmayan birinin savaş meydanına ayak basması kadar tehlikeli bir şey olamaz. Dağın zor koşullarına katlanamayan, pusu ve tuzaklarını önceden sezemeyen bırakın koca bir orduyla küçük bir birlikle bile savaşamayan birinin ordunun yönetimini ele alması ne kadar sağlıklı olabilir?

İrfan ve seyr-i süluk noktasında durum daha ciddi ve tehlikelidir. Hatta insanın kaderini belirleyecek hamlelere sahiptir. Biz, bir arifte olması gereken vasıflara sahip olmayan birine kendimizi emanet etmekten yana değiliz. İnsan, manevi ve ruhsal ihtiyaçları noktasında eli boş olduğu bir anda merhum Ayetullah Muhammed Taki Behçet gibi ilahi nimetlere mazhar olmuş, arif, fakih, Allah'ın Velisi unvanına sahip birisiyle karşılaştık. Tüm güzel vasıflara sahip, yüce bir ruh, muhlis bir karakter ve birçok keramet sahibi bir insan.

Meftun ve avare bir şekilde gezen bir aşığın zorluk anlarında ilahi nurun tecellisi olan birine sığınması gerekir. Onu takip ederek Sırat-ı Müstakim çizgisinden ayrılmamalıdır. Biz bugün Ayetullah Behçet'lere muhtacız. Bunun için o müstesna şahsiyeti doğru tanımalıyız. Ayetullah Behçet'i irfan alanında herkese tanıtmalıyız. O yüce insanın ermiş olduğu makamın ufak bir zerresine de olsa ulaşmak ümidiyle."

Ehlader HABER

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler