02 Nisan 2020 Perşembe Saat:
15:37
04-03-2020
  

Bugün İmam Cevad'ın Doğum Günü

Allah Teala Hz. İsa'yı yaş olarak Ebu Cafer'den daha küçük olduğu halde peygamber kıldı...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü



Doğumu

 

Ehl-i Beyt İmamları'nın sekizincisi İmam Rıza'nın (a.s) kırk küsur yaşında olmasına rağmen daha bir çocuğunun olmaması, imamın dostlarını endişelendiriyordu. Çünkü Resul-i Ekrem (s.a.a) ve geçmiş İmamlar'dan ulaşan rivayetlere göre, Dokuzuncu İmam'ın Sekizinci İmam'ın oğlu olduğuna inanıyorlardı. İşte bu nedenle Allah Teala'nın İmam Rıza'ya (a.s) bir çocuk vermesini dört gözle bekliyor, hatta bazen İmam'ın huzuruna giderek Allah Teala'nın kedisine bir oğul vermesi için dua etmesini istiyorlardı. İmam ise onları teselli ederek şöyle buyuruyordu:

"Allah Teala bana, benim mirasçım ve benden sonra imam olacak bir oğul verecektir."[1]

Nihayet Hicrî Kamerî 195 yılı 
(Miladi 811) Recep ayının onunda İmam Muhammed Taki (a.s) dünyaya geldi.[2] Adı "Muhammed", künyesi "Ebu Cafer" ve en meşhur lakapları "Taki" ve "Cevad" idi.

İmam'ın doğumu Ehl-i Beyt sevdalıları için sevinç kaynağı olup, iman ve itikatlarının güçlenmesine sebep oldu. Çünkü İmam'ın geç dünyaya gelmesi nedeniyle bazı Şiîler şüpheye kapılabilirdi; İmam'ın dünyaya gelmesiyle bu şüphe giderildi.

İmam Cevad'ın annesinin ismi Sebike'dir; fakat İmam Rıza (a.s) ona Hayzeran adını vermişti. Bu değerli kadın, ahlâkî erdemlerde kendi döneminin en üstün kadınlarından olan ve bir rivayette belirtildiğine göre Resulullah (s.a.a) tarafından "Hayretu'l İma" (cariyelerin en üstünü) olarak nitelenen Resulullah'ın (s.a.a) eşi Mariya Kıbtiyye'nin akrabalarındandır. Bu değerli kadın, İmam Rıza'nın (a.s) evine gelmeden önce İmam Musa b. Cafer (a.s) onun bazı özelliklerini açıklamış ve yarenlerinden biri olan Yezid b. Suleyt vasıtasıyla ona selâm göndermiştir.[3]

İmam Rıza'nın (a.s) kız kardeşi Hâkime hatun şöyle diyor:

"İmam Muhammed Taki (a.s) dünyaya gelirken, kardeşim benden Hayzeran'ın yanında olmamı istedi. Bebek doğumunun üçüncü gününde gözlerini gökyüzüne açtıktan sonra sağa-sola bakıp: "Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah " dedi. Ben böyle hayret verici bir olayı görünce, korkuyla yerimden kalkarak kardeşimin huzuruna koşup gördüklerimi anlattım. Bunun üzerine İmam: "Ondan, bundan sonra göreceğin hayret verici olaylar şimdiye kadar gördüklerinden çok daha fazla olacaktır." [4] buyurdu.

Ebu Yahya San'anî şöyle diyor:

"Bir gün İmam Rıza'nın (a.s) huzurundayken daha küçük yaşta olan İmam Cevad'ı, İmam'ın yanına getirdiler. İmam buyurdu ki:

"Bu öyle bir bebektir ki, Şia için bundan daha mübarek bir bebek dünyaya gelmemiştir." [5]

İmam'ın bu buyruğunun sebebi, daha önce değindiğimiz nokta olabilir. Çünkü İmam Cevad'ın (a.s) dünyaya gelmesi; Şiîlerin, İmam Rıza'nın (a.s) yerine geçecek imam olmadığı konusundaki endişelerini giderip imanlarını şek ve şüpheye bulaşmaktan kurtardı.

Nevfelî şöyle diyor:

İmam Rıza (a.s) Horasan'a giderken: "Bana bir emriniz var mı?" diye arz ettim kendisine.

İmam Rıza (a.s): "Benden sonra oğlum Muhammed'i izle; ben geri dönmeyeceğim bir yolculuğa çıkıyorum." buyurdu.[6]

İmam Rıza'nın (a.s) kâtibi olan Muhammed b. Ebu Abbad şöyle diyor:

İmam Rıza (a.s) oğlu Muhammed'i (a.s) künyesiyle anardı.* (İmam Cevad'dan bir mektup ulaşınca:) "Ebu Cafer bana şöyle yazmıştır…" buyururdu ve (İmam Rıza'nın emriyle) Ebu Cafer'e mektup yazdığımda, ona saygıyla hitap ederdi. İmam Cevad'dan (a.s) gelen mektuplar da çok beliğ ve güzeldi.

Yine Muhammed b. Ebu Abbad şöyle diyor:

İmam Rıza'nın (a.s) şöyle buyurduğunu duydum:

"Benden sonra Ebu Cafer benim vasim, ailem arasında halifem olacaktır." [7]

Muammer b. Hallad diyor ki:

İmam Rıza (a.s) bazı konuları dile getirdiği zaman şöyle buyurdu:

"Bunları benden duymanıza ne gerek var? Şu Ebu Cafer'i kendi yerime oturttum. Bir sorunuz ve probleminiz varsa o cevaplayacaktır. Biz öyle bir aileyiz ki çocuklarımız hakikatleri, marifet ve ilimleri  tamamen babalarından miras alırlar." [8]

Bu sözle, imametin bütün ilim ve makamlarının bir önceki imamdan sonraki imama intikal ettiği kastedilmiştir. Bu ise sadece imamlara hastır, onların diğer çocukları böyle değillerdir.

Hayranî, babasından şöyle nakleder:

Horasan'da İmam Rıza'nın (a.s) huzurundayken biri: "Sizin başınıza bir bela gelecek olursa, kime müracaat edelim?" diye sordu.

İmam: "Oğlum Ebu Cafer'e." buyurdu.

Bu soruyu soran kişi İmam Cevad'ın yaşını yeterli görmediğinden (bir çocuk nasıl imam olabilir, diye düşündüğünden) olacak ki, İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu:

"Allah Teala Hz. İsa'yı yaş olarak Ebu Cafer'den daha küçük olduğu halde peygamber yaptı." [9]

Abdullah b. Cafer şöyle diyor:

Safvan b. Yahya ile birlikte İmam Rıza'nın (a.s) huzuruna gittik. O zaman üç yaşında olan İmam Cevad da oradaydı. İmam'a: "Siz bir olayla karşılaşacak olursanız yerinize kim geçecek?" diye sordum.

İmam, Ebu Cafer'i (İmam Taki'yi) göstererek: "Bu oğlum." buyurdu. Ben: "Bu yaşta mı?" dedim. İmam: "Evet, bu yaşta." buyurdu, "Allah Teala, İsa'yı üç yaşında bile değilken kendine hüccet kıldı." [10]
 

 

Şahadeti


Memun, hicrî 218 yılında öldü ve ondan sonra yerine kardeşi Mu'tasım oturdu. Mu'tasım, hicrî 220 yılında İmam'ı (a.s) yakından gözetim altında bulundurmak için Medine'den Bağdat'a getirtti ve daha önce de dediğimiz gibi hırsızın elinin nereden kesilmesi gerektiğini belirtmek için düzenlenen meclise imam'ı (a.s) da davet etti. Bu mecliste Bağdat kadısı İbn Ebu Davud ve diğerleri mahcup oldular. Bu olaydan birkaç gün sonra imam'a (a.s) kin besleyen ve İmam'ı kıskanan İbn Ebu Davud, Mu'tasım'ın yanına giderek şöyle dedi:

Sizin hayrınızı istediğim için şu noktayı hatırlatmayı gerekli görüyorum: Birkaç gün önceki olayda bilginler, hükümet erkânı ve memleketin yüksek makamlarının huzurunda siz, Müslümanların bir bölümünün halife olarak tanıdığı Ebu Cafer'in (İmam Cevad) fetvasını, diğerlerinin fetvasına tercih ettiniz. Bu hareket hükümetiniz için doğru olmasa gerek. Bu haber halk arasında yayıldı ve onun izleyicileri için bir delil olarak algılandı.

İçinde İmam Cevad'a (a.s) karşı her türlü düşmanlığı besleyen Mu'tasım, İbn Ebu Davud'un bu sözlerinden daha fazla tahrik oldu ve imamı (a.s) ortadan kaldırmaya karar verdi. Nihayet uğursuz kararını gerçekleştirip, hicrî 220 yılında İmam'ı (a.s) zehirleterek şehit etti.

İmam Ebu Cafer el-Cevad'ın (a.s) cenazesi Bağdat'ta, Kureyş mezarlığında değerli dedesi İmam Musa b. Cafer'in mezarının yanı başında toprağa verildi.[11] Allah'ın salât ve selâmı onun ve tertemiz babalarının üzerine olsun!

Bu iki değerli İmam'ın mezarının bulunduğu yer şimdi Kazimeyn diye meşhur olup, eskiden beri Müslümanların ziyaretgâhıdır.

 

 

 

 

Kaynaklar
 
[1]- Biharu'l-Envar, c.50, s.15; Uyunu'l-Mu'cizat, s.107
[2]- Diğer bir görüşe göre, İmam, ramazan ayından dünyaya gelmiştir.
[3]- Usul-u Kâfî, c.1, s.315
[4]- Menakıb, c.4, s.394
[5]- Envaru'l-Behiyye, s.125; Usul-u Kâfî, c.1, s.321; el-İrşad, Şeyh Mufid, s.299
[6]- Uyun-u Ahbari'r-Rıza, c.2, s.216
* Araplar, bir kişiye saygı için onu künyesiyle çağırırlar.
[7]- Uyun-u Ahbari'r-Rıza, c.2, s.240
[8]- Usul-u Kâfî, c.1, s.321; el-İrşad, Şeyh Mufid, s.298
[9]- Usul-u Kâfî, c.1, s.322; el-İrşad, Şeyh Mufid, s.299
[10]- Kifayetu'l-Eser, s.324; Biharu'l-Envar, c.50, s.35.
[11]- bk. el-İrşad, Şeyh Mufid, s.307; İ'lamu'l-Verâ, s.338; Biharu'l-Envar, c.50, s.6; Muntaha'l-Amal, c.2, s.234. İmam Cevad'ın (a.s) şahadet yılı, ayı ve gününde diğer görüşler de vardır.

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler