19 Aralık 2018 Çarşamba Saat:
11:57
02-09-2018
  

Bursa'da Gadir-i Hum Programı Tertiplendi + FOTO

Bursa’da Nur Muhammed Camii konferans salonunda Gadir-i Hum Velayet ve İmamet Bayramı kutlamaları gerçekleştirildi.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Sunuculuğunu Tayder’in emektar isimlerinden İbrahim Demir’in yaptığı Gadir-i Hum programı değerli genç Ehl-i Beyt âlimi İshak Savcı’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

 

Daha sonra ev sahibi olarak kürsüye davet edilen Nur Muhammed Camii hocası ve aynı zamanda Bursa Ehl-i Beyt İlim ve Kültür Derneği kurucusu Bülent Ayyıldız hocamız bu kutlu günde davete icabet eden gönül dostlarına teşekkür edip saygılarını sunarak kısa ve öz bir konuşma yaptı. Ayyıldız konuşmasında; Gadir-i Hum’un Yüce İslam dininin çimentosu olduğunu söyleyerek, Ehl-i Beyt’in de bu aziz dinin ruhu konumunda bulunduğunu belirtti ve maalesef bazılarının bu ruhtan mahrum yaşadıklarına değindi.

 

Kısaca ‘Tayder’ olarak tanıdığımız Toplumsal Araştırma ve Yardımlaşma Derneği’nin de bu sene yaz kampını Bursa’da yapması hasebiyle otuzu aşkın üniversite öğrencisinin katıldığı Gadir-i Hum kutlamalarında daha sonra kürsüye Bursa İmam Hüseyin Camii Hocası değerli âlimimiz Fatih Danyıldız davet edildi.

 

Danyıldız Hoca önce Ehl-i Beyt’e methiyelerin yer aldığı şiirini okuduktan sonra kısa bir konuşma yaptı. İmam Hüseyin Camii Hocası şunları söyledi:

 

“Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de ins ü cine hitap tarzı ‘Biz yaptık, biz indirdik, biz yarattık’ şeklindeyken iş halife seçmeye geldiğinde ve iş yeryüzünde yönetici atamaya geldiğinde; Allah doğrudan kendisi ‘Ben’ diye hitap ediyor. Kur’an’da iki yerde insanların yöneticiliği konusunda bunu yapıyor. İşte böylece konunun önemini bizlere gösteriyor. Bunca meşakkati yaşayan bir Peygamberin (saa) son vazifesini yerine getirmeden göç edip gitmesi de oldukça abestir. Zaten ruh ve canımız elinde olan Yüce Allah da ona (saa) der ki: Bunları yapmazsan bu zamana değin yaptıklarının hiçbir hükmü olmayacak."

 

Fatih Danyıldız sözlerini şöyle sona erdirdi: “İslam dinin son cümlesi noktası Gadir-i Hum’da konuldu. Dinler insanlar için nimettir ve tamamlamaları da Gadir-i Hum’da olmuştur. İslam’ı size din olarak seçtim diye buyuran Allah işte böylece son noktayı koymuştur.”

 

Programa ayrıca Tayder’in kurucusu değerli Ehl-i Beyt âlimimiz Ziya Türkyılmaz ve Bursa’nın yine genç âlimlerinden Ahmet Sevindik Hoca da katıldı. Öte yandan Bursa Ehl-i Beyt Dostları tarafından Gadir-i Hum’a dair hazırlanan güzel bir dergi de tüm konuklara hediye edildi.

 

Bursa Gadir-i Hum Velayet ve İmamet Bayramı kutlamalarının ana konuşmacısı ise yurtdışından gelerek konuk ve öğrencilere oldukça değerli bilgiler sunan Avrupa Ehl-i Beyt âlimlerinden Sebahattin Türkyılmaz oldu.

 

Türkyılmaz önce neden bu tarihi konuşmanın Kâbe’de, Mekke’de veyahut başka bir yerde değil de Gadir-i Hum’da yapıldığını sordu. Ardından Hac amellerinin tam ve eksiksiz şekli ile ilk defa Veda Haccı’nda uygulandığını ve bunca ritüel ve ameli, insanlar doya doya ve heyecanla yaptıkları için yalnızca ona odaklandıklarından ötürü Mekke’nin uygun olmadığını söyledi.

 

Sebahattin Türkyılmaz sözlerine şöyle devam etti:

 

“Yer uygun değildi. Hac amelleri bitince, gönüller ve zihinler rahatlayınca bu son emri tebliğ etmek en uygunu olacaktı ve öyle de oldu.”

 

Her sene Gadir-i Hum’un farklı bir şekilde beyan edilmesinin zaruretine dikkat çeken Türkyılmaz:

 

“Her sene bu etkinlikler aynı olmamalı çünkü bu Gadir-i Hum’un misyonuna aykırıdır. Yeni yorumlar, yeni bakışlar olmalı. Gadir-i Hum’u itikadi, fıkhi, akli nakli, tefsiri olarak değerlendirmek gerek.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

 

“Aynı şeyleri anlatmak hedefimiz olmamalı. Aksi halde bu; bitişimiz ve iflasımız demektir. Hal böyle olunca da Gadir-i Hum bize yön veremez, hayatımıza giremez. Yenilik ve bakış farklılığı şart. Gadir-i Hum’un felsefe ve hikmetini bilmek gerek.”

 

Diğer konuşmacılar gibi dinleyicilere oldukça doyurucu bilgiler sunan Türkyılmaz sözlerine şunları ekledi:

 

“Eğer İslam Ümmeti Hz. Peygamberi (saa) dinleyip Ali’nin (as) hakkını gasp etmeseydi ve o da halife olsaydı ne olacaktı hiç düşündünüz mü? İlk önce dünyanın en büyük sorunu olan ekonomik problemler ve adaletsizliği önleyecekti. Kuyular kazarak su sıkıntısını, Hurma ve diğer ağaçları dikerek ziraat ve dolayısıyla gıda sorununu… Beytulmal ve diğer gelirler ile sosyal paylaşımı iyileştirecek ve adaleti sağlayacaktı. Eğitime birçok tarihi örnekte olduğu gibi oldukça önem verirdi. Eğer cehalet insan olaydı başını gövdesinden ayırırdım sözünü İmam Ali buyurmuştur. Adabu’l muaşerete itina eden ve maneviyata âşık bir toplum yetiştirmek Ali’nin en büyük hedefi idi. Ali Hükümeti demek emniyet ve huzur demekti. Gelin bugün Gadir-i Hum’u yeniden tefsir edelim. Teorik ve sözlü haline amenna ama pratiği nerede bunun? Unutmayalım Gadir-i Hum ilmidir, siyasidir, toplumsaldır, ekonomidir, kültüreldir, eğitimseldir…”

 

Bursa’da Gadir-i Hum Velayet ve İmamet Bayram kutlamaları daha sonra soru-cevap yarışmasının birincilerine hediyelerinin taktimi, küçüklerimizin ilahileri ve daha sonra verilen ihsan yemeğinin ardından sona erdi.

 

Ehlader HABER

Hasan Bedel 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler