25 Mayıs 2018 Cuma Saat:
19:12
15-05-2018
  

Bursa'da EDEB Platformu'ndan Basın Açıklaması

Bursa'da EDEB Platformu üyeleri, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması ve İsrail askerlerinin buna tepki gösteren Filistinlilere yaptığı katliamı protesto etti.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Bursa’da EDEB Platformu tarafından ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasıyla ilgili basın açıklaması yapıldı ve Siyonist güçlerce şehit edilen Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
 
Basın açıklamasının tam metni şöyle:
 
 
"Müslümanlar bir zulme uğradıklarında birlik olup karşı koyarlar!" Şura/39
 
Kudüs’ün ve pak bedenlerini Kudüs’e sunanların Rabbi’nin adıyla…
 
Mart ayından bugüne işgal altındaki Filistin topraklarında Filistinliler eylem halindeler. Sürekli şehid veriyorlar ve vuruluyorlar. Ama korkmuyorlar ve durulmuyorlar.
 
1917’de İngilizler tarafından işgal edilen Filistin topraklarında, 30 yıl boyunca katliamlar, tehcirler, terör eylemleri, gasp ve işgaller yaşandı. Ardından 14 Mayıs 1948’de Siyonist İsrail Devleti ilan edildi.
 
Bundan 1 gün sonra da Filistin haritası değiştirildi, yüzbinlerce Filistinli evsiz, topraksız, vatansız bırakıldı. Bu sebeple Filistinliler 15 Mayıs gününe Nekbe Günü adını verdiler. Nekbe, yani büyük felaket günü.
 
1948 tarihinden sonraki süreçte de kan, gözyaşı, zulüm, soykırım ve yağma katlanarak devam etti.
 
Burada dikkat edilmesi gereken, İsrail’in, sadece Filistin topraklarını işgal eden bir ülke olmadığı hususudur. Kurulduğu günden itibaren özellikle Ortadoğu’da ve İslam coğrafyasında hükümetleri, ekonomileri, savaşları ve anlaşmaları yönlendirmiş, kurduğu şebekeler, ilişki içinde olduğu çıkar grupları ve küresel emperyalizmin gizli ve açık kurumlarıyla birlikte her alanda fitne ve bozgunculuğun merkezi olmuştur. 
 
İsrail’in amacı, Nil ile Fırat arasında “vadedilmiş topraklar” üzerinde Büyük İsrail Devleti’ni kurarak dünya egemenliğini ele geçirmektir. Türkiye’nin güneydoğu toprakları vadedilmiş toprakların içerisindedir. Dolayısıyla İsrail yayılmacılığı ülke için de bir tehdittir.
 
İşgal devleti Siyonist hedeflerine uygun siyaset üretmeleri ve emperyalist iradeye teslim olmaları için hükümetleri ve halkları, kurduğu terör örgütleri ve karanlık yapılarla hizaya çekmiş ve teslim almıştır.  
 
Yani Siyonist işgal rejimi, sadece Filistin’in değil, bütün İslam ümmetinin, hatta tüm insanlığın sorunudur. 
 
İsrail, İblis’in bütün yönleriyle somutlaşmış halidir. İsrail, her türlü iyiliğe karşıdır. Özgürlüğe, bağımsızlığa, adalete, merhamete ve sevgiye … İsrail, İNSAN’a karşıdır.
 
1.7 milyarlık İslam âlemi gaflet uykusuna bürünse de, bugün Filistin’in çocukları, kadınları ve yiğitleri, bütün ümmet adına, bütün insanlık adına mücadele etmektedir.
 
Filistin direnişi, Büyük Şeytan Amerika ve Batı’nın oyunlarına ve gerici ve Amerikancı rejimlerin ihanetlerine rağmen dimdik ayaktadır ve eskisinden daha güçlüdür. Bugünün Ebu Lehebleri olan işbirlikçi Arap rejimleri, Filistin’i değil, Siyonist rejimi desteklemekte, İsrail’i direniş gruplarına karşı kışkırtıp finanse etmektedir. Bu rejimlere göre İsrail, medeni ve demokratik bir devlet, Hamas ve İslami Cihad gibi direniş grupları ise bozguncu terör örgütleridir.
 
Lanet olsun sizin çıkarlarınıza, oturduğunuz saraylara, nifak ve ihanetlerinize…
 
Biz, Siyonist rejimle birlikte sizin zulüm, kan ve ihanet üzerine kurulu saraylarınızın da yerle bir olacağına bütün kalbimizle inanıyoruz.
 
Bu yılki Nekbe Günü’nü diğerlerinden farklı kılan, ABD başkanı manyak, ahmak ve pervasız Donald Trump’ın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu kabul etmesi ve 14 Mayıs NEKBE (Filistin’e Geri Dönüş) gününde Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını ilan etmesidir.
 
Nitekim dün, bunu gerçekleştirdiler de… Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada tepkilere yol açmış, nefretle karşılanmıştır.
 
Biz, benliğini şeytana teslim etmemiş özgür ruhlu insanlar olarak ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararını lanetliyoruz. Bu küstah kararın tüm Müslümanları aşağılayan bir pervasızlık olduğunu haykırıyoruz. 
 
İsrail’e karşı kanlarıyla, canlarıyla mücadele eden direniş erlerini selamlıyor, direnişi söndürmeye çalışan emperyalist iradeden ve onlara teslim olan satılmış rejimlerden beri olduğumuzu ilan ediyoruz.
 
Şunu unutmamalıyız ki, Büyük Şeytan ABD, bu cüreti İslam Ümmeti’nin korkaklığından, bölünmüşlüğünden, umutsuzluğundan ve duyarsızlığından almaktadır.
 
Yüce Rabbimiz Enfal suresinde buyurmaktadır ki: 
 
“Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (8/46) 
 
Ve yine Al-i İmran suresinde şöyle buyurmaktadır: 
 
“Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın.” (3/103) 
 
Rabbimizin bu ayetlerine ters tutumlarımız nedeniyle zillet içine düştüğümüz açıktır. Ve İslami Vahdet çabası içinde olmadığımız sürece bu zillet çukurundan çıkma ihtimalimiz olmayacaktır.
 
Siyonist işgal rejiminin varlığı kabul edilebilir değildir. Fesatları yok sayılabilir değildir. İsrail, yok edilmeli ve yeryüzünün bütün halkları bu İblis’ten kurtulmalıdır. 
 
İsrail, insanlığın hayat damarlarında gezinen bir zehir; bünyeyi çökerten kanserli bir hücre; aklı dumura uğratan habis bir urdur.
 
Filistin davası Ümmetin ortak meseledir. Onur da, şeref de, izzet ve iffet de Filistin’dedir …
 
Ülkemiz, gelişen olaylar karşısında duyarsız kalmamış, İsrail’in katliamlarını lanetlemiş, şehidlerimiz için 3 günlük yas ilan etmiş ve Trump’ın kararının kabul edilemez olduğunu ilan etmiştir.
 
Bu tepkiler, elbette onurlu insanların vicdanında yankı bulmuş, vicdanın sesi olmuştur.
 
Ancak bizim yüreğimiz serinlememiştir. Çünkü, İsrail denen haydut yapı, daha sert ve kalıcı tepkiler ortaya konmadıkça bu zulümleri işlemeye, kutsal toprakları kirletmeye, insanlığa fesat saçmaya devam edecektir. 
 
Bu sebeple, İsrail ve Siyonizm konusunda bizden farklı düşünmediğine inandığımız Ankara’dan beklediklerimiz şunlardır:
 
-  İsrail ile bütün diplomatik ilişkiler kesilmeli, elçilikler kapatılmalı ve Türkiye’deki Siyonist diplomatlar sınır dışı edilmelidir,
 
-  Siyonist rejimle bütün ekonomik ve ticari ilişkiler kesilmeli, anlaşmalar lağv edilmelidir,
 
-  Kudüs tüm Filistin’in ebedi başkenti ilan edilmelidir.
 
-  Ülkemizde ve bölgede terörün ve fesadın merkezi olan cinayet merkezi İncirlik, ABD’ye kapatılmalı ve millileştirilmelidir,
 
-  İsrail’i güvenliğe alan Kürecik Üssü kapatılmalıdır,
 
-  Küresel Emperyalizmin kolluk gücü ve operasyon birimi olan NATO’dan çıkılmalıdır,
 
-  Mavi Marmara hususunda İsrail ile varılan anlaşma metni yırtılıp atılmalıdır,
 
-  Filistin’e sadece insani yardım değil, silah ve asker desteği dâhil her türlü destek verilmelidir.
 
Eğer bu adımlar atılırsa, Türkiye, ümmetin geleceğini şekillendirecek kalıcı ve köklü bir değişimin öncüsü olacaktır.
 
Son olarak, Filistin'de gasıp İsrail'e karşı direnen mücahitlerin, tüm Müslümanların onurunu savunmakta olduklarını hatırlatıyor. Din, mezhep, ideoloji ve ırk ayırmadan direniş gruplarının hepsini selamlıyor; şehitlere en yüce makamları bahşetmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyoruz.
 
İSRAİLSİZ BİR DÜNYA VE ÖZGÜR KUDÜS, ÖZGÜR ÜMMET İÇİN
 
YAŞASIN FİLİSTİN DİRENİŞİMİZ!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ehlader HABER
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler