22 Mayıs 2019 Çarşamba Saat:
22:21
15-05-2019
  

Büyük Felaket Günü; Nekbe

Filistin toprakları işgalinin 71. yıl dönümü

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Siyonist İsrail rejiminin ilk başbakanı ve ırkçı İsrail'in kuruluşunun öncüleri ve mimarlarından sayılan David Ben Gurion, Filistin İslam topraklarının 1948'de işgal edildiğinde; "Herkes İsrail'in savaş yoluyla kurulduğunu bilmelidir ve hiçbir şekilde çizilen sınırlarla yetinmeyecektir. İsrail'in sınırları, İsrail askerinin bulunduğu yerdir ve eninde sonunda Büyük İsrail imparatorluğu Nil'den Fırat'a kadar kurulacaktır" demişti.

Aslında bu açıklamalar bile tek başına bu rejimin ırkçılık, cinayet, savaş, yayılmacılık üzerine kurulduğunu tek başına göstermeye yetmektedir. Elbette ırkçı İsrail, Filistin İslam topraklarını 1948'de işgal ettiğinde  tek başına değildir. Nasıl ki, İngiltere, Amerika ve batılı ülkeler onun en büyük hamisi olduysa  bu günde onların destekleri  aynı ve hatta fazlasıyla sürmektedir.

14 mayıs 1948 tarihi, 20. asrın en talihsiz, unutulmayacak günlerinden biridir, zira ırkçı İsrail bir milleti kendi doğduğu topraklardan, yaşadıkları  kentlerden  zorla ve katliamla çıkarıldıkları, sürgün edildikleri bir gündür. Bundan dolayı, bu gün 'Felaket Günü' olarak kabul edilirken Filistin halkı bu günü Nekbe olarak isimlendirmişlerdir. Yani, Felaket Günü...

Aslında 14 Mayıs 1948 tarihi, terör rejimi İsrail'in, bölge üzerindeki siyasetlerinin de  daha o zamandan kendini göstermekteydi.

Fransız düşünür ve araştırmacı Roje Garodi,  Siyonistlerin mahiyetini ifşa etmekten dolayı ülkesinde bir çok kez  yargılanmanın yanısıra hapis cezası da çekerken, "İsrail dosyası, siyasi Siyonizm" adlı kitabında şöyle yazmaktadır: "Siyonizm, dini bir sorun değil; aksine 19. asırda Siyonizm ve sömürgeciliğe dayalı bir düşünceden oluşmuş siyasi bir yapılanmadır. Gerçekte bu rejimin temelini oluşturanlar da  laiktiler ve Yahudi dini adını kullanarak,  Filistin'i işgal ettiler ve gayri meşru varlığını ilan ettiler" diye yazmaktadır.

Filistin toprakları, Akdeniz ve Süveyş kanalları açısından ve de tarihi kökü itibariyle  sürekli olarak batılıların  sulta planlarındaydı ve bu Filistin toprakları batılılar için  çok yönlü çıkarlarını temin edecek topraklar olarak sürekli gündemlerindeydi. Batılılar bu şom hedefine ulaşmanın hesabını yaparken, diğer taraftan hem Batı ülkelerinde hem de dünyanın değişik yerlerindeki Yahudilerin bir ülkede bir araya gelmeleri, toplanmaları  ve böylece onların bir güç olacağını da  Yahudilerin ve dönemin siyonist liderlerinin kafalarına işlediler ve onlar da elbette böyle bir plan ve işbirliğinden son derece memnun olmuşlardı.

Bundan dolayı yeşil Filistin toprakları 20. asrın başından itibaren kızıla dönüştü ve 20. asırla birlikte, Amerika, İngiltere ve Siyonist liderlerin işbirliğiyle bu güzel topraklar üzerinde şom felaket de  başlatılmış oldu . o tarihten itibaren hem Filistin halkı hem de dünya bu Siyonist oluşum nedeni ile dolaylı ve dolaysız  buhran ve huzursuzluk yaşamaktadır.

 

71  yıllık Siyonist Yahudilerin işgali ve onların gayri meşru varlığı, bu sürede birkaç kez  savaşların  çıkmasına neden olmuş ve her birinde bölgede  olumsuz etkileri daha da fazla olmuş ve işgalci  rejim bölgedeki işgalini ve sultasını daha da pekiştirmiştir. Öyle ki, milyonlarca Filistinli kendi topraklarından göç ederek bölge ülkelerinde oluşturulan kamplarda  yaşamlarını sürdürmek zorunda kalmış.  yine yüz binlerce Filistinli dünyanın değişik yerlerine adeta sürgün edilmiştir. Bütün bunlara rağmen bugün Gazze Şeridi'nde 1.5 milyondan fazla Filistinli muhasara altında adeta  açık cezaevinde tutulmaktadır. Öte yandan Amerika'nın ırkçı İsrail'e milyarlarca  dolarlık silah ve diğer  yardımları  sürmektedir.

Zira, ırkçı İsrail, bölgede Amerika'nın askeri bir üssüne dönüşmüş ve  her türlü  askeri nükleer  silahlara  sahip bir rejim olarak bölgede  küstah varlığını ve tehdidini sürdürmektedir. Ama, ırkçı İsrail'in Lübnan ve Gazze'ye açtığı savaşlarda artarda aldığı yenilgilerin bizzat kendileri tarafından  itiraf edilmesi de, bu güzel toprakların insanlarının  kolay kolay ırkçı rejimi İsrail ile Siyonist Yahudilerin  rahat uyku yüzü görmelerine izin vermeyeceği gerçeğini de göstermiştir. Zira, işgal altındaki bu topraklar, artık Siyonist Yahudi göçmenler için cehenneme dönüşmüş ve her gün bu topraklardan tersine göç giderek artmaktadır.

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler