22 Kasım 2019 Cuma Saat:
02:53
08-11-2019
  

Büyük İslam Birliği Ne Zaman Oluşacak?!

Türkiye İran ile; Azerbaycan Tunus ile; Irak Bosna ile; Pakistan Bahreyn ile neden kardeş olmasın ki?

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (saa) Mekke'den Medine'ye göç ettikten sonra ilk İslam topluluğunu oluştururken; öncelikle Müslümanlar arasında kardeşlik akdini icra etmişti. Ensar olarak bilinen Medine'nin yerli halkı ile Mekke'den göç eden Muhacirlerin arasında yakınlık kurmak amacıyla, her iki taraftan da birer kişi seçerek onları kardeş ilan etti.

 

Örneğin, Allah Resulü'nün emri ile Ebu Bekr ibn-i Kuhafe, Hârice ibn-i Zeyd ile; Ömer ibn-i Hattab, Utbân ibn-i Mâlik ile; Ebû Ubeyde, Sa’d ibn-i Muâz ile; Osman ibn-i Affan, Evs ibn-i Sâbit ile; Bilâl-i Habeşi, Abdullâh ibn-i Abdurrahmân ile; Selmân-i Farisi, Ebû’d-Derdâ ile; Ammâr ibn-i Yasir, Huzeyfe ile; Allah Resulü ise Ali ibn-i Ebu Talib ile kardeşlik akdi yaptı.

 

Bugün de böylesi bir akde ihtiyacımız yok mu acaba?

 

Türkiye İran ile; Azerbaycan Tunus ile; Irak Bosna ile; Pakistan Bahreyn ile neden kardeş olmasın ki?

 

Ama Bugün?!

 

Hz. Nebi'den (saa) rivayet edilen bir hadiste şöyle buyurulur:

 

"Kim 'La ilahe illallah' deyip Allah'tan başka tanrıları reddederse, Allah onun malını ve kanını başkalarına haram kılar. Bu kişinin hesabı da Allah'a aittir."

 

Nasıl bir oyuna geldik ki; 'La ilahe illallah' diyen birisi 'La ilahe illallah' diyen başka birisine akla gelmeyecek zulümler etmede.

 

Müslümanların, İslami değerlerini korunması ve günümüzde işgalci rejim İsrail'in ve onun çabalarıyla doğan Vahhabi fitnesini hatta diğer başarılı planlarını yok etmek için, mezheplerin birliği kaçınılmazdır.

 

Bugün Vahdet, İslam dünyasının çarpan kalbidir. Düşman bunu çok iyi anlıyor ve bu kalbin etkinliğini durdurmak için gece-gündüz çalışıyor. Tabii ki, İslam düşmanları daima bu vahdetin vuku bulmaması için her zaman yeni planlarlara baş vurmuşlardı.

 

Bunun bugünkü örneği ise; Amerikan Sünniliği ile İngiliz Şiiliğinin birbirleri aleyhine tebliğde bulunmasıdır. Hatta mezhepler arası uçurumu açmak ve bunun başarıya ulaşması için onlarca uydu kanalı da onların emrine verilmiştir.

 

Bukalemun gibi ülkeden ülkeye renk ve ton değiştiren bir İslami anlayış.

 

Sizce de oldukça ilginç değil midir; Batı'da 'Hak ve Özgürlükler' adı altında muhalif grupların akide ve inançlarına hakaret suç sayılır iken, bu sözde Şii ve sözde Sünni güruhların birbirini ve kutsal saydığı tüm değerlerini televizyon kanallarında aşağılamalarına göz yumulmaktadır.

 

Düşmanın bu sinsi planından habersiz samimi Şii ve Sünniler ise bir anda bu malum fitnenin kurbanı oluveriyorlar. Bu, düşmanın eski politikası olan "Böl ve Yönet" yönteminin güncelleşmiş hali oluyor. Bunun için de, Müslümanların ayık ve uyanık olması gerekiyor.

 

Ki nitekim Merhum Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy bu konu için bize şunu söylemiştir:

 

   

Kurt uzaklardan bakar, dalgın görürmüş merkebi. 
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi. 


Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz otlarmış eşek, 
Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek! 


Kâr sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı... 
Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı! ..
   

 

İslam İnkılabı Rehberi Merhum İmam Humeyni şöyle buyurur:

 

"Geçmişteki gibi, bugün de Müslümanları ümitsizliğe düşüren mesele; İslam bayrağı altında birleşmeyip, ayrılığa düşmeleridir. Müslümanlar mutlaka İslam'ın hükmüne göre birlik olmalıdırlar; İşte bu şekilde istilacı yabancıların ellerini kendi ülkelerinden kese bilsinler."

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler
Flag Counter