10 Nisan 2020 Cuma Saat:
06:29
29-10-2015
  

Çağlar ve Kuşakların Dilinde Hz. Hüseyin

Onun peşinde olduğu ölüm, onun nazarında hayatın bütün ideallerinden daha üstün bir idealdi...

Facebook da Paylaş


 

Ehlader Araştırma Bölümü



Rebî' b. Haysem, Hüseyin'in (a.s) öldürülmesi olayına katılan bazılarına şöyle der:

- Siz öylesine seçkin kimseleri öldürdünüz ki, Allah'a yemin ederim ki, Resulullah onları görseydi, dudaklarını öper ve onları kucağına oturturdu. (1)

İbn Sirin şöyle der:

- Gök, Yahya b. Zekeriya'dan (a.s) sonra Hüseyin'den (a.s) başka biri için ağlamadı. Hüseyin öldürülünce gökyüzü simsiyah kesildi, gündüzün ortasında yıldızlar görüldü, öyle ki ikindi vakti ikizler burcu çıplak gözle görülebiliyordu, gökten kırmızı toprak döküldü ve gökyüzü yedi gün boyunca kan pıhtısı gibi durdu. (2)

Ali Celâl el-Hüseynî şöyle der:

- Her türlü kötülükten arındırılmış, efendi ve önder, Ebu Abdullah Hüseyin (a.s). Resulullah'ın
(s.a.a) kızının oğlu ve hoş kokulu gülü. Emirü'l-Müminin Ali'nin (k.v) oğlu, Nübüvvet evinin şanı, şerefi. En üstün soy, en mükemmel kişilik sahibi. Âli himmet, üstün cesaret, sınırsız cömertlik, ilmin sırlarına vâkıf olma, fasih ve anlaşılır konuşma, hakka yardım etme, kötülüğün önüne geçme, zulme karşı cihat etme, onurlu tevazu, adalet, sabır, ağırbaşlılık, iffet, mertlik, takva vs. gibi erdemleri, üstün huyları ve güzel davranışları kendinde toplamıştı.

En belirgin özelliği, sağlam ve bozulmamış bir fıtrata, güzel bir yaratılışa, ağır basan bir aklî yetkinliğe ve bedensel güce sahip olmasıydı. Bu övgüye değer meziyetlerinin yanında çok ibadet eder, hayır işlerden geri durmaz; namaz, hac, Allah yolunda cihat ve iyilik etmek gibi güzelliklerde başı çekerdi. Medine'de veya başka bir yerde ikamet ettiği zaman ilminden istifade edilirdi, amelleriyle yol gösterirdi. Güzel ahlâkla bezenmişti. Maksadını, o harikulâde üslûbuyla en güzel şekilde ifade ederdi. Malını cömertçe Allah yolunda harcardı. Fakirlere karşı alçak gönüllüydü. Halifeler, ona büyük saygı gösterirlerdi. Yetimlere ve miskinlere kesintisiz sadaka verirdi. Mazlumların haklarını korurdu. Daima Allah'a ibadetle meşguldü. Yirmi beş kere Mekke'den Medine'ye yürüyerek hac ziyaretinde bulunmuştu…

Hüseyin; zamanında, hidayete erenlerin yol göstericisi, yeryüzünün nuruydu. Onun hayatıyla ilgili olarak aktarılan haberler, onun güzelliklerinin nuruyla ve onun erdemlerinin izinden gitmekle doğruyu arayanlar için birer rehber konumundadır. (3)

Muhammed Rıza el-Mısrî şöyle der:

- O, Resulullah'ın (s.a.a) kızının oğlu, hidayete erenlerin önderi ve müminlerin ümididir. (4)

Ömer Rıza Kehale şöyle der:

- Hüseyin b. Ali, derin dinî kavrayış (fıkıh), davranış, cömertlik ve eli açıklık bakımından Iraklıların efendisidir. (5)

Abdullah el-Alayilî şöyle der:

- Hüseyin'le ilgili haberlerde şu hususlara yer verilir: O, yüce dedesinin şemailini yansıtan bir görünüşe sahipti. Dedesi onun suretinde zuhur etmişti sanki. Peygamber (s.a.a) de, sevgisinin kuşatıcı ışınlarını ona akıtmış, nefsinden onun nefsine çok şey katmıştı ki onun için suretin ötesinde anlam da tamamlasın. Böylece nübüvvete yükselen insanlık (Ben Hüseyin'denim) ve insanlığa inen nübüvvet (Hüseyin bendendir) ışığında ebedî bir hakikat olsun. Selâm olsun ona doğduğu gün. (6)

Abbas Mahmud el-Akkad şöyle der:

- Hüseyin, göz kamaştırıcı bir parlaklığa sahip bir nur huzmesi içinde insanlar için ortaya çıktı ve öyle bir övünce mahzar oldu ki, insanlık tarihinde ne Araplardan, ne Acemlerden, ne eski kuşaklardan ve ne yeni kuşaklardan hiç kimse öyle bir övünce mazhar olmamıştır.

Dünyada, sayı, güç ve nam bakımından Hüseyin ailesi gibi şehitler doğuran başka bir aile yoktur. Şu dünya tarihinde, yüzlerce yıldır, şehit oğlu ve şehitler babası şehit olarak tek başına parıldıyor olması yeter ona.(7)

Ömer Ebu Nasr şöyle der:

- Bu, bir Kureyş ailesinin hikâyesidir. Fedakârlık, şahadet ve kahramanlık bayrağını yeryüzünün doğusundan batısına taşımış bir aile. Bir hikâye ki, bölümlerini, sıradan insanlar gibi yaşamayan, sıradan insanlar gibi ölmeyen gençler oluşturmaktadır. Yüce Allah, peygamberliği, vahyi ve ilhamı bu topluluğun hanelerine bahşederek onları onurlandırmıştır.

Onlar için ibadetten, sıradan insanların payına düşene razı olmamış, daha fazlasını istemiştir. Onlar için diyar diyar sürülmeyi, şehit edilmeyi irade etmiştir. Onların, marufu emretme ve münkeri nehiy etmenin en ideal örnekleri olmalarını dilemiştir. Soylarının son ferdine kadar takva, salih amel sancağını taşıyan önderler olmalarını yazmıştır. (8)

Abdulhafız Ebu Suud şöyle der:

- Hüseyin, özgürlük mücadelesinin, ölümcül cihadın, ilke ve akide uğruna şehit olmanın, sultanların zulmüne, egemenlerin azgınlığına boyun eğmemenin sembolüdür. (9)

Ahmed Hasan Lütfi şöyle der:

- Onun peşinde olduğu ölüm, onun nazarında hayatın bütün ideallerinden daha üstün bir idealdi. Çünkü onun gözünde ölüm, varlığın başı ve sonu olan Allah'a kavuşturan yoldur, zaferin ve sonsuzluğun yoludur. O, ölümle ölümü yenen en büyük kahramandır. (10)

 

----------

1- Biharu'l-Envar, 10/79
2- Tarih-u İbn Asakir, 4/339
3- bk. Adı geçen yazarın "el-Hüseyin (a.s)" adlı eseri, 1/6; ayrıca bk. Mecmau'z-Zevaid, 9/201; Biharu'l-Envar, 44/193
4- el-Hasan ve'l-Hüseyn Sibta Resulillah (s.a.a), s.75
5- A'lâmu'n-Nisâ, 1/28
6- Tarih-u'l-Hüseyn (a.s), s.226
7- Ebu'ş-Şüheda Hüseyin b. Ali (a.s), s.150, Necef baskısı.
8- Âl-u Muhammed Fî Kerbela, s.30
9- el-Hasan ve'l-Hüseyn Sibta Resulillah, s.188
10- eş-Şehidu'l-Halid el-Hüseyn b. Ali, s.47

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler