17 Kasım 2018 Cumartesi Saat:
13:16
31-07-2018
  

Çekingenlikten Kurtulma Yolları

Başara bildiklerinizi görerek kendinizle gurur duyun, fikirlerinizi savunun.

Facebook da Paylaş

 

 
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
 
“Ben yapabilir miyim, yapamaz mıyım, yapmasam da olur”‌ düşüncesiyle bocalayıp duran kimse, başarısızlığa sürüklenecektir.
 

Girişkenlik ve çekingenlik günümüzün sıkça kullanılan kavramlarıdır. Girişken olmak kendini ve haklarını başkalarının haklarına zarar vermeden korumak ve kendini ifade edebilmektir, bunun tersi olan durum ise çekingenlik olarak adlandırılmaktadır. Zaman zaman girişkenlik ve saldırganlık mefhumları birbirleriyle karıştırılmaktadır. Girişken olmak saldırgan olmak demek değildir, saldırgan olmak kendi haklarını korurken başkalarının haklarını zayi etmektir. Saldırgan kişilik özelliklerine sahip insanlar başka insanlar tarafından asla istenmezler; çekingen insanlar da gereksinim ve isteklerini doğru ifade edemezler.

 

İnsanların çekingen olmalarının nedeni özgüvenlerini yitirmeleridir, bu gibi duygular genellikle evde, okulda veya işte yaşadığımız kimi olumsuz yaşam deneyimlerinden sonra ortaya çıkar. Örneğin, siz büyüme aşamasındayken, ebeveynleriniz size sağlıklı bir çevre sağlayamamış olabilir, sizinle iyi iletişim kuramamışlardır. Size karşı çok eleştirici, talepkar veya aşırı koruyucu olabilirler. Bu ve bunun gibi nedenler sonucu, kendiniz hakkında olumsuz düşünmeye başlarsınız.

 

“Ben yapabilir miyim, yapamaz mıyım, yapmasam da olur”‌ düşüncesiyle bocalayıp duran kimse, ailenin baskıcı tutumundan da etkilendiği için kendini yetersiz görerek, başarısızlığa sürüklenecektir. Kendisini başarısız gören insan ise; okulda arkadaşlarına, iş ortamında da meslektaşlarına küçük düşme kaygısıyla karşı karşıya kalarak korku, ümitsizlik ve güvensizlik yaşayacaktır.
 

Bunun içinde ne saldırgan olmalı ve ne de çekingen; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında olumlu ve gerçekçi bir anlayışa sahip olmamız gerekir. Kendinden şüphe duymak, pasiflik, boyun eğme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, depresyon, aşağılık duygusu ve sevilmediğini hissetme gibi kavramları ise kendimizden uzaklaştırmalıyız. Ancak bu şekilde kendimizi doğru ifade edebileceğiz, kendi istek ve ihtiyaçlarımızdan ödün vermeden başka insanları dinleyip, anlayabileceğiz.

 

Öyleyse, ilk başta şunun çok iyi farkına varmamız gerekir; her insan gibi bizimde başarısızlıklarımız olacaktır. Bağımsız olma, kendini ifade edebilme, karar verebilme, bezende kaybetme ve bazen de anlayamama yahut bilmiyorum diyebilme hakkımız bulunmaktadır. Bunun bilincinde olmalıyız, bu tür şeyler her insanın başına gelen, genel yaşam kurallarıdır. Birde, kendimize kapasitelerimiz ve yeteneklerimiz doğrultusunda gerçekçi hedefler belirlemeliyiz. Mutlaka her şeyi başaracağız diye bir kaide bulunmamaktadır, her insanın güçlü veya zayıf olduğu yönleri vardır ve kimse her işin üstesinden gelemez.

 

Başara bildiklerinizi görerek kendinizle gurur duyun, fikirlerinizi savunun,başkalarının haklarını ihlal etmeden, kendi duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı, ihtiyaçlarınızı, dürüst ve net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin. Haklarınıza sahip çıkmayı öğrenin ve sizin için makul olmayan isteklere “hayır”‌ deyin. Kötü veya üzücü bir şey olduğunda, olumsuz düşüncelerinizin farkına varın. Tamamen duygularınızla hareket etmek yerine, içinde bulunduğunuz durum hakkında mantıklı olarak düşünün.

 

Böylece hayatın daha yaşanılır olduğunu görerek, kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler