17 Kasım 2018 Cumartesi Saat:
13:17
14-08-2018
  

Cennet ve Cehennem Haktır

Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersek onu biçeceğiz. İyi amel olarak ne yaparsak yarın ahirette onu bulacağız.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Ayet-i kerimede Cenab-ı Hakk mealen şöyle buyurmaktadır:

 

“Rabbinizin mağfiretine, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve takva sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete koşun.”[1]

 

Hz. Peygamber de (saa) “Cennete girmeye vesile olacak en önemli şey nedir? diye soran birisine “Takva, yani Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve güzel ahlaktır” buyurmuştur.

 

Allah Teâla insanlara irade ve birbirini takip eden iki hayat vermiştir. İlki fani, yani geçici, olan bu dünya hayatıdır. İkincisi ise ebedi ve sonsuz olan Ahiret hayatıdır.

 

Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersek onu biçeceğiz. İyi ve salih amel olarak ne yaparsak yarın ahirette onu bulacağız. Bir imtihan içinde olduğumuzu unutmayacağız. Bu imtihanın neticesi ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukur olacaktır. Biz cennetimizi de cehennemimizi de buradan götürmekteyiz. Cennet ve cehennem mutlak hakikattir.

 

Cennete gidilen yola iman ve salih amel ile cehenneme gidilen yola ise küfür, isyan ve günahla gidilir. Ebedi kurtuluş imanda ve amel-i salihtedir. Sonsuz hüsran imansızlıkta ve çirkin işlerdedir.

 

Cennete giden yol ibadetten geçer. Cehenneme ise ibadetsizlik kapı açar. Huşu ile kılınan bir namaz, isteyerek tutulan bir oruç, gönülden gelerek verilen bir sadaka, rızasına uygun yapılan bir hac ve kurban nasıl bizi cennete taşıyacaksa, tam zıddı olanlar da bizi cehenneme sürükleyecektir.

 

Anne babaya itaat bizi cennete ulaştırır. Eşimize, dostlarımıza, komşularımıza, akrabalarımıza iyi davranmak cennete anahtardır. Sahip olduğumuz nimetleri sırf Allah rızası için paylaşmak, bir yetimin elinden tutmak, bir fakiri doyurmak, yolda kalmışa yardım etmek, bir hastayı ziyaret etmek, darda olana borç vermek cennet vesilesidir.

 

Cennete bizi ulaştıracak bir diğer husus da güzel ahlaktır. Allah’a karşı, Peygamberimiz’e karşı, çevremize karşı samimi olmaktır. Sırat-ı müstakimden, yani dosdoğru olan Din-i Mübin-i İslam’dan ayrılmamaktır. Vefalı olmak, emanete hıyanetlik etmemektir.

 

Sevgili Peygamber Efendimiz’in şöyle güzel bir duası vardır;

 

“Allahım! Senden cenneti ve bizi cennete yakınlaştıracak söz ve amelleri isterim.

Cehennem ateşinden ve bizi ona yaklaştıracak söz ve davranışlardan sana sığınırım.”

 


[1] Al-i İmran/133

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler