23 Eylül 2018 Pazar Saat:
21:25

Cinnete Davet!

22-08-2016 12:48


 

            *Ankara Söğütözü'nde gece yarısı eve giren hırsız 6 yaşında çocuğuyla birlikte dul bir kadınının boğazını kesip, altınları çalarak kaçtı!

 

            *Adana Merkez'de cinnet geçiren baba önce karısını ve ardından 4, 7 ve 11 yaşındaki çocuklarını av tüfeği ile hunharca katletti!

 

            *İstanbul Samatya'da yaşlı kadını gasp eden A. E. (28), kendisine direnen kadını önce darp etti, ardından inşaatı devam eden bir binanın bodrum katına attı!

 

            *İzmir Karşıyaka'da kendisinden ayrıldığı için eski sevgilisinin yüzüne kezzap atan adam emniyet birimlerince aranıyor!

 

            *Tekirdağ'da bir düğünde çıkan kavga sonucu aşırı alkol aldığı iddia edilen genç, iki kişiyi üzerinde taşıdığı bıçak ile ağır yaraladı!...

 

            Ve bunlar gibi her gün televizyon ve gazetelerde görmeye alıştığımız yüzlerce birbirinden kötü haber.

 

            Arz varsa talep de vardır felsefesi ile yola çıkan basın organları, insanların bu tür haberler ile daha çok haşır neşir olduğunu gördükçe; daha ve daha fazla bu haberlere yer vermeye başladılar yayınlarında. Belki de bu haberlerin önemli bir kısmı emniyet birimlerince teyit dahi olunmamıştı.

 

            Peki bu haber ve yayınlar İslam hukukuna uygun mu? İslam dini bunu ne derece tasvip ediyor?

 

            Yüce Allah, Kuran-ı Kerim'in Nur suresi 19. ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

 

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

           

"İman edenler içinde edepsizliğin yayılmasını arzu edenler var ya, onlar için dünyada da ahirette de korkunç bir azap öngörülmüştür. Allah bilir ama siz bilmezsiniz."

 

            Yoksa bizler bu tür haberlerin gayrimeşru ve kötülüğü yaydığından bihaber miyiz?

 

            Yoksa günahı anlatmanın; başka bir günahı doğurduğundan gafil miyiz?

 

            Yoksa cinayet ve katliamları uzadı uzadıya anlatmanın, onun kötü ve kabahatli olduğunu indirgediğini bilmiyor muyuz?

 

            Yoksa insanlara cinayetleri, hırsızlığı vb. kabahatleri anlatmanın onlar için bu kötülüklerin çeşitlerini öğrenmelerine zemin hazırladığını da mı bilmiyoruz?

 

            Yoksa günahı anlatmanın; toplumun güven ve ümidini, enerji ve güzeli görme yetisini yitirttiğini anlamıyor muyuz?

 

            Yoksa bu haberleri okuyan kimsenin, "Bu da oluyormuş!" diyerek suçu bilinç altına yerleştirmediğini mi sanıyoruz!

 

            Yoksa rutin hale gelen bunca olumsuz olayın artık halkın gözünde ve zihninde basit bir hal aldığını, bir Irak, bir Pakistan ve bir Afganistan modeline dönmeye başladığımızı da mı fark etmiyoruz?

 

            Tüm bunlara ve fazlasına rağmen maalesef ve maalesef başta ülkemiz olmak üzere İran, Irak, Suriye ve tüm İslam beldelerinde bu tür haberler daha kalın ve renkli puntolarla muhatapları için gazete sayfaları ve televizyon ekranlarında yerlerini buluyor.

 

            Hatta ne kadar acıdır ki; bazıları gazete alırken veyahut haber kanallarını izlerken sırf bu minvalde haberleri görmek için kendilerini ayarlıyorlar.

 

            Haydi gelin ve bu konular üzerine biraz düşünüp tefekkür edelim.

 

وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

          

  "Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz." Bakara/269

 

 

 

BeDeL

21.08.2016

Gemlik/Bursa

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • ElifBedel   06-01-2017 00:46

    Yıllardır kadın cinayetleri, çocuk istismarları, adam öldürme gibi bir çok yazıyı okuduğumda sesimi duyurmaya çalıştım... ' Bu haberleri duyurmayın alalade gün yüzüne çıkarmayın... Doğallaştırmayın..' Lakin bu haberlerin çığlıkları kadar duyulmadı sesim, sesimiz... Yüreğine sağlık.. Çok hassas noktaya değindin..