20 Ağustos 2019 Salı Saat:
19:33
29-07-2019
  

Çocuk ve Gençlerde Din-Ahlâk Eğitimi

Günümüz dünyasında hayat, sadece dünyevî istek ve arzularla sınırlı hale gelmiş maalesef...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Hüseyin KUR

 
 

Dünyanın bilim ve teknoloji çağını yaşadığı bir dönemde bulunuyoruz. Her alanda büyük gelişmelerin, ilerlemelerin yaşandığına şahit oluyoruz. Buna rağmen insanlık tam olarak huzur ve mutluluğu bulabilmiş değil.

 

Her tarafta şiddetin, terörün, zulmün, insan haklarına tecavüzün, baskının, yalanın, hilenin, entrikanın; kısaca insanın ruhunu karartan her türlü kötülüğün hakim olduğunu görüyoruz. Bugün, insanlar arası ilişkilerin dumura uğradığı, insanın yalnızlaştığı ve yabancılaştığı, aile içi iletişimin kopma noktasına geldiği ve birçok aile dramlarının yaşandığı, ümidimiz ve geleceğimiz olan çocukların, gençlerin çeşitli suçlara hatta uyuşturucu batağına saplandığı ve ahlakının giderek bozulduğu bir dönemde yaşıyoruz.
 

Hayat, sadece dünyevî istek ve arzularla sınırlı hale gelmiş maalesef. Gazetelerde, televizyonda veya internette basit bir tarama yapıldığında karşılaşılan veriler bile insanı dehşete düşürmeye yetiyor.

Kadınların başına gelenler, tacizden, tecavüzden, şiddete maruz kalmaktan öldürülmeye kadar uzanıyor. Bu olayların en gelişmiş ülkelerdeki oranları bile korkunç boyutlarda.

 

Şiddet ve savaş mağdurları, fuhuş sektörüne itilenler ya da organları için kesilip satılan çocuklar…

 

Özenilmiş hayatların arkasından koşan gençler…

 

Hayatta kalabilmek için verdikleri mücadeleyle Afganistan ve benzeri ülkeler…

 

Bir yanda, açlıktan kaburgaları sayılan Afrikalı çocuklar ve diğer tarafta yolda yürüyemez hale gelmiş obezler…

 

Nefsanîliğin aklı ve kalbi öldürdüğü bir zaman diliminde bulunuyor insanlık. İnsanın kalbine kasvet veren bu manzaralardan çıkış için tek ümit ışığı, inanç ve güzel ahlak prensipleridir. Bunalım çağını yaşayan insanlar, huzur ve mutluluğu İslam'ın getirdiği bu prensipleri uygulayarak bulacaktır. Bu nedenle, başta Müslümanlar olmak üzere tüm insanlığın İslam'ı, dolayısıyla Hz. Peygamber'i yeniden keşfetmeye ihtiyacı vardır.

İslam, İnsan İlişkileri ve Ahlak

İnsanların yeryüzünde mutlu ve huzurlu yaşayabilmeleri için, öncelikle birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı bir zemine oturtmaları gerekir. Bunun için de, birbirleriyle diyalogu kesmemeleri, aksine dostluğun devamını sağlayıcı tedbirler almaları lazımdır.

Arapça'da "seciye, tabiat, huy" gibi mânâlara gelen ahlâk, insanın iyi veya kötü olarak vasıflandırılmasına yol açan manevi nitelikleri, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlar bütünü şeklinde tanımlanmıştır. "Huluk" kelimesinin çoğuludur. Genellikle insanın gözle görünen biçimine (şekil, sûret, beden) halk; görünmeyen, basiretle algılanan manevi biçimine (sîret, nefs, ruh) de huluk denilmiştir.

 

İslâm ahlâkının kaynağı da yüce Allah'tır. Başka bir ifade ile Kur'an ve Sünnettir.

 

Allah Teala, insanı ahlak şuuruna ve hissine sahip olarak yaratmıştır. Doğuştan insanın yapısında, benliğinde iman ve ahlak şuurunun mevcut olmasına "fıtrat" denilmiştir. Allah insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır.

 

Bir hadiste, "Doğan her bebek fıtrat üzere doğar" buyurulmuştur.

 

Bu ayet ve hadisten de anlaşıldığı gibi, insan ahlaken temiz bir şekilde yaratılmıştır. Allah, çeşitli sebeplerle fıtrattan uzaklaşan ve ahlakı bozulan insanları, gönderdiği peygamberler ve kitaplarla uyarmıştır. Kur'an'da bu husustaki emirlerden bazıları şöyledir:

 

"Doğru söyleyiniz" (Ahzab, 70).

 

"Verdiğiniz söze bağlı kalınız" (İsra, 34).

 

"Emaneti sahibine veriniz" (Bakara, 283).

 

"Adil olunuz" (Maide, 8).

 

"Affediniz, bağışlayınız" (Bakara, 109; Nur, 22).

 

"Sabırlı olunuz" (Âli İmran, 200).

 

"Şükrediniz" (Bakara, 152, 172)…

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler