01 Ekim 2020 Perşembe Saat:
16:03

Çok Vahim Deliller Var!

05-06-2014 13:08



Kod adım Hasan'mış!

'İran ajanı'ymışım. Türkiye'deki İran ajanlarıyla görüşüyormuşum. Dosyada; 'Mustafa Karagül isimli gazeteci İbrahim Karagül' diyor. 'Vatan haini'ymişim.

Anadolu'dan bir dernek ya da vakıf aramış. Konferansa davet etmiş. 'Gelemem' demişim. Dosyaya eklenmiş, 'örgüt konuşması' yapılmış.

Yayın yönetmenliğini yaptığım Yeni Şafak ve TVNET'teki arkadaşlarımla aramızdaki günlük iş görüşmelerini bile 'not' etmişler, dosyaya eklemişler. 'Şu konuda falanca kişi iyi konuşur, programa çıkarabiliriz' demişim, not etmişler. 'Filanca kişiye şu konuda yazı yazdırabiliriz' demişim, not etmişler.

Telefon görüşmesi yaptığım söylenen bazı kişileri hiç tanımıyorum. Öyle bir isim hatırlamıyorum. İlk defa duyuyorum. Beş senedir, bir gazeteci olarak her hareketimi, görüşmemi, konuşmamı not etmişler.

Beni terör örgütleriyle, bazı suikastlerle bağlantılı göstermek için senaryolar üretmişler, kurgular yapmışlar, var güçleriyle uğıraşmışlar. Bir nevi imha planı yapmışlar.

Yüzüme karşı gülerken, gelip benimle iş görüşmeleri yaparken arkamdan dosyalar tutuyorlarmış, fişlemeler yapıyorlarmış.

Düşündüm.. 'Hayal kursam, fantastik bir hikaye yazsam böyle bir kurgu yapabilir miyim' dedim. Mümkün değil yapamazdım. Zengin hayal dünyam böyle bir senaryoya yetmezdi.

Şok edici şeyler gördüm. Kendimle ilgili, başkalarıyla ilgili. Bazen örgüt mensubu olmuşuz, bazen ajan olmuşuz, hakkımızda dosyalar hazırlanmış. Darbe başarılı olsaymış yıllarca hapis yatacakmışız.

'Mümkün' dedim. Böyle dosyalar hazırlayanlar, mahkemeleri de kendilerine göre kurgulayınca bir bireyin kendini anlatması, savunması, imkansızdır. Hiçbir bireyin gücü buna yetmez, yetemez, her birey böyle bir komplo karşısında çaresizdir. Devlet gücünü bu şekilde kullananlara karşı savunmasızdır.

Bu ülkede yaşayan, bu ülkeyi her şeyin üstünde tutan, bu ülkeye aşık biri ancak olanlar karşısında derin derin bir acı hisseder. Çok can yakıcıdır bu.

Türkiye büyük şoklar yaşadı, travmalar atlattı. İktidar çatışmaları yüzünden çok acı çekti. Ama hiçbir dönemde bireyler üzerine böyle kurgular, senaryolar yazılmadı. İnsanlar doğrudan hedef alınmadı. Böylesine bir imha harekatı yaşanmadı.

Yıllardır yazı yazarım. Çok ağır suçlamalara maruz kaldım. Herkes kendi düşüncesine göre beni bir şeyle suçladı. Konjonktüre göre suçlamalar değişti. El Kaideci yaptılar, İrancı yaptılar, ulusalcı yaptılar, Kemalist yaptılar, Alevi sevdalısı yaptılar, CIA'nın gizli uzantısı yaptılar, derin devletçi hatta özel harekatçı bile yaptılar. En son Suriye olayları başladığında, olabileceklere yönelik uyarı içerikli yazılarımdan dolayı Baasçı bile yaptılar. Hatta bir beyinsiz 'Baasçı köpek' diye yazı bile yazdı.

Kendimi farkettiğim günden beri Türkiye'ye yönelen her saldırı girişimine, her kötü düşünceye, her kirli operasyona karşı hiç düşünmeden savunmaya geçmiş, riskler almış, kişisel güvenliğini hiçe saymış biri olarak söylüyorum: Hiç birini ciddiye almadım. Hiç biri bu kadar yaralayıcı olmadı. Hiç biri bu kadar alçakça bu kadar kalleşçe değildi.

Türkiye'de oluşum, yapı, ya da devlet iktidarına nüfuz eden hiçbir güç bu kadar alçalmamıştır. Bu kadar millete tuzak kurmamıştır.

Hala utanmadan, sıkılmadan hiçbir şey olmamış gibi, operasyonda parmakları yokmuş gibi pervasızca konuşup yazanları görünce nasıl bir çift karakterlilikle karşı karşıya olduğumuzu anlıyorum. İşte o zaman böylesine kurguların, senaryoların hangi hastalıklı ruh halinin eseri olduğunu görüyorum.

Sadece ben değilim. Başbakan'a da aynısını yapmışlar. Siyasette ve bürokraside üst kademelerdeki bir çok insana aynısını yapmışlar. Cemaatlerin üst yönetimlerine aynısını yapmışlar. Kanaat önderlerine, STK temsilcilerine aynısını yapmışlar. İş adamları listeleri hazırlayıp hepsine tuzaklar hazırlamışlar. İhaleye girdikleri yerde, rakip şirketlere bile aynı tuzağı kurmuşlar.

yazının devamı için linki tıklayınız....

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/IbrahimKaragul/cok-vahim-deliller-var/54170

 




 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !