19 Aralık 2018 Çarşamba Saat:
11:58

Darbe'ye Karşı Tutumumuz

03-08-2016 12:04


 

Bismillah

 

Ülkemiz 15 Temmuz gecesi çok menfur bir darbe girişimiyle karşı karşıya geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın darbe girişiminin ilk saatlerinde yaptıkları cesurca beyanatlarıyla ve milletimizin kahramanca sokaklara çıkmalarıyla, bu kalkışma hareketi kısa bir süre içinde engellenmiş oldu.

 

Kalkışmayı gerçekleştirenler, şanlı ordumuzun içine sızan az sayıdaki FETÖ terör örgütüne mensup kişilerdir. Bunlar dinlerini, vatanlarını, milletlerini yabancı unsurlara satmışlar, onlara güvenmişler ve onlarla işbirliği yaparak bu melun darbeyi gerçekleştirmek istemişlerdir. Çünkü 15 Temmuz'dan sonra anlaşılmaya başlanmıştır ki bu hain kalkışmanın arkasında, plan ve proje masasında, yönetim odasında Amerikan emperyalizmi, Siyonist İsrail, Haçlı Avrupa bulunmaktadır.

 

Evet, Haçlı ittifakları, Peygamberimizden (s.a.a) beri açık veya gizli bir şekilde sürekli Müslümanlarla uğraşmakta ve İslam topraklarını ele geçirmeyi hayal etmektedir. Nitekim Resulullah (s.a.a) bu tehlikeyi bildiği ve gördüğü için, vefat etmeden kısa bir süre önce, Rumlardan gelecek olan tehlikelerin önlenmesi için Usame b. Zeyd komutasında bir ordu düzenlemiş ve onların sınırlarına doğru hareket edilmesini emretmişti.

 

Haçlı ittifakları, tarih boyunca, İslam beldelerine ve Müslümanlara karşı yüzlerce saldırı düzenlemişlerdir. Özellikle zayıflamış bir halde olan Osmanlının son döneminde top yekûn saldırıya geçmişler, İslam topraklarını param parça etmişler, küçücük devletçiklere ayırmışlar, bunların başlarına da yerli ama kendilerine bağımlı kukla yönetimler yerleştirmişlerdir. Yaklaşık yüzyıldır Müslüman halkların genelini işte böyle sömürmekte idiler.

 

Ancak özellikle Büyük İsrail Projesi’nin gerçekleşmesi için, İslam ülkelerini daha çok bölmeye, daha çok kaosa, daha çok teröre sürüklemeye ihtiyaç hissettiler. Bunun için ise Taliban, el-Kaide, Işid, el-Nusra, Pkk, Pyd gibi onlarca terörist çete yarattılar ve insanların arasına saldılar.

 

ABD Başkanı George Bush, 11 Eylül'deki intihar saldırılarının ardından terörizme karşı ''Haçlı Seferi'' başlattığını söyledi, ancak bunun zaman alacağını, bu yüzden de Amerikan vatandaşlarının sabırlı olmasını istedi.[1]

 

Terörü önlemek(!), demokrasiyi götürmek(!), insan haklarını korumak(!) gibi sloganlar altında Afganistan, Pakistan, Irak, Libya, Yemen, Bahreyn, Suriye gibi birçok Müslüman ülkesine saldırdılar, milyonlarca kişiyi katlettiler, yüz binlerce kadına tecavüz ettiler, milyonlarca çocuğu yetim bıraktılar, milyonlarca insanı yurtlarından çıkardılar, halen de aynı şeyleri yapmaya devam etmektedirler.

 

Pkkve Işid gibi terör örgütlerinin son zamanlarda yaptıkları saldırılarla ve başka oluşumlarla, sıranın ülkemize geldiği anlaşılmakta idi. Ancak 15 Temmuz kalkışması ile artık bunun böyle olduğunu anlamayan kalmamıştır.

 

Kuklakonumundaki Fetö terör örgütünün darbe girişimi engellenmiş ve darbeciler de tutuklanmıştır. Lakin kalkışmayı planlayan ve harekete geçiren Büyük Şeytan Amerika, Siyonist İsrail, Haçlı Avrupa şom emellerini sürdürmektedirler. Bunun için bundan sonra ülkemizde kargaşa çıkarmaya; Pkk ve Işid gibi çetelerle terör saldırılarını artırmaya; milletimizi ırk, dil, mezhep, din bakımından birbirine düşürmeye çalışacaklardır.

 

Dolayısıyla bize düşen görev; bütün milletimizi olduğu gibi kabul edip, vahdete sarılmaktan başka bir çaremiz yoktur. Aksi takdirde yaşayabileceğimiz ne mezhep, ne din, ne vatan kalacaktır. Ülkemizin durumu Irak’ın ve Suriye’nin durumuna dönüşecektir. Belki de daha kötü olacaktır.

 

Evet, hükümetin şu ana kadar uyguladığı Suriye ve Irak politikalarını kabul etmedik. Bize göre doğru olmayan başka birçok yönünü eleştirdik, bundan sonra da yapıcı bir şekilde eleştirmeye devam edeceğiz. Ancak şu anda daha önemli bir mesele var. Şu anda ülkemiz tehlike içindedir. Şu anda dinimiz tehlikededir. Ülke ve din elden çıkarsa, geriye ne mezhep kalır, ne namus ve ne de başka bir şey. Bu bakımdan dinimizin, ülkemizin, milletimizin payidar olması için halkımızın seçtiği ve desteklediği hükümetin yanındayız.

 

Biz Kur'an'a, Sünnete, Ehlibeyt'e göre inanan, amel eden ve yaşamaya çalışan kimseleriz. Bu bağlamda, yaşayan Kur’an olan Hz. Ali'nin (a.s) davranışlarını ve tutumlarını da hiçbir zaman unutmamalıyız. Dinden daha dinci, Peygamberden daha peygamberci, Ehlibeytten daha Ehlibeytçi olmamak gerekir. İmam Ali (a.s) hilafet, velayet, imamet, veraset konularında haklı olmasına ve münasip zamanlarda hakkını savunmasına karşın; İslam dinini, Müslümanları, vatanı düşmanlardan korumak gündemde olduğu vakit, halifelere yardım etmekten asla geri durmamıştır.

 

Nitekim ikinci halife, o dönemde müşrik olan İranlılarla savaşmaya karar vermiş ve orduya da bizzat kendisinin komutanlık edeceğini açıklamıştı. Ancak Hz. Ali (a.s) halifenin önüne geçerek gitmemesi gerektiğini söylemiştir. O da İmam Ali'nin (a.s) önerisini kabul etmiştir. İmam (a.s) konuşmanın bir bölümünde şöyle buyurmuştur:

 

Yöneticinin konumu boncuk dizilen ipin konumu gibidir; boncuklar ona dizilir ve boncukları ip bir araya getirir. İp koparsa düzen bozulur, boncuklar dağılır gider, hiç bir zaman aslına uygun olarak dizilemezler. Araplar bugün her ne kadar azınlıkta olsa da, İslam sayesinde çoğalmış, birlikleriyle de güçlü olmuşlardır. O halde sen kutup ol, değirmeni Araplar vasıtasıyla döndür ve onları savaş ateşine sok. Çünkü eğer sen bu topraklardan çıkarsan, etraftaki Araplar ahdini bozar, böylece ardında bıraktığın İslami sınırlar önündekinden daha önemli olur. Acemler yarın seni görünce; "bu Arab'ın aslı, onu kestiğiniz zaman rahata erersiniz" derler. Bu düşünce, sana en şiddetli saldırıların yapılmasına, seni ortadan kaldırma arzusuyla hareket etmelerine sebep olur…[2]

 

Bundan dolayı konu din, vatan, millet olduğu zaman ayrıntıları ve ihtilafları bir kenara bırakmak gerekir. Din, vatan, millet düşmanlarına karşı yöneticilere yardım etmek ve milli birliği muhafaza etmek gerekir.

 

_________________

[1] http://www.hurriyet.com.tr/bushtan-hacli-seferi-yakistirmasi-16285

[2] Nehc-ul Belağa: 146. Hutbe (Çelik)

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !