20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
08:00
14-03-2017
  

Deyr'ez Zur Ve Hz. Ali Pınarı

Hz. Ali, Sıffin’e hareket ettiğinde, Dımaşk’a yüz fersah mesafede bulunan bir sahrada konakladı...

Facebook da Paylaş

 

 

 
Ahmad Khamehyar*
Çeviri: Ertuğrul Ertekin
 
 
İmam Ali (as) Pınarı Ziyaretgâhı, Meyadin’dedir. Meyadin, Suriye’nin doğusundaki Deyr ez-Zur eyaletinin başşehri Deyr ez-Zur’a 45 km mesafede yer almaktadır. Fırat Nehri’nin sağ yakasındaki bu küçük şehir, erken dönem İslâm tarihinin önemli bir şehri olan Rahbe’nin kalıntıları üzerine kurulmuştur. Rahbe ise, Abbasî halifesi Harunürreşid (hilafet:170-193/786-809) zamanında Malik b. Tavk tarafından kurulmuştur.[1] Bu yüzden kaynaklarda bu şehirden, “Malik b. Tavk’ın Rahbesi” (Rahbetü Malik b. Tavk) diye söz edilmiştir. 
 
1306/1889 yılında hac yolculuğu esnasında Meyadin’den geçen Kaçarlar dönemi devlet adamı Muhammed Rıza Zahirülmülk seyahatnamesinde, bölge halkının Rahbe Kalesi’nin Hz. Ali (as) tarafından fethedildiğine inandığını nakletmektedir:
 
“Kale halkı kâfir imiş. İyilik yapanların öncüsü ve kâfirlerin katili Hz. Ali, güç kullanarak Kale’yi fethetmiş, sonra da yıkmış.”[2]
 
Kanaatimizce bu halk inancının kaynağı, Rahbe Kalesi’nin güneyinde yer alan ve Hz. Ali’ye nispet edilen pınardır.
 
Hz. Ali’ye nispet edilen ve bölge halkı tarafından Ayn-ı Ali adı verilen İmam Ali Pınarı, söylenceye göre, Hz. Ali’nin atının nalını yere vurması neticesinde veya devesinin buraya çökmesinden sonra kaynamaya başlamıştır.
 
Pınarın biraz ilerisinde, Fırat Nehri’ne komşu ovanın kaya duvarları boyunda bulunan tepenin üzerinde tarihî bir minarenin kalıntıları bulunmaktadır. Bu minare, yıkılmış bir mescid veya ziyaretgâhın günümüze ulaşan tek parçasıdır. Sekiz köşeli bu minarenin uzunluğu on üç metredir ve tuğladan örülmüştür.
 
Bazı tarih kaynaklarında, Rahbe şehrinde Hz. Ali’ye nispet edilen Meşhedü’l-Buk adında bir ziyaretgâhtan söz edilmiştir. Şiî kaynaklara göre Meşhedü’l-Buk, Hz. Ali’nin Sıffin Savaşı’na giderken gösterdiği bir kerametin gerçekleştiği yerde bina edilmiş bir ziyaretgâhtır.
 
Deylem veziri Fahrüddevle Ebu’l-Abbas Ahmed b. İbrahim Dubbî (ö. 398/1008) bir şiirinde Meşhedü’l-Buk’a ve Hz. Ali’nin kerametine işaret etmiştir:[3]
 
“Malik’in Rahbe’sinin oralardan duydu,
Dımaşk’tan yükselen borazan naralarını,
Neşeyle yankılanarak. (Ali) ashabına şöyle dedi:
Bu Hind’in oğludur, hızla asker sevk ediyor.”
 
Bu şiir, en azından IV./X. yüzyıldan itibaren bu ziyaretgâhın Şiîlerce bilindiğini göstermektedir.
 
Kutbüddin Ravendî (ö. 573/1187) bu ziyaretgâhtan ve Hz. Ali’nin burada gösterdiği kerametten söz etmiştir; ancak ziyaretgâhın Rahbe’de bulunduğuna değinmemiştir:
 
“Müminlerin Emiri Sıffin’e hareket ettiğinde, Dımaşk’a yüz fersah mesafede bulunan bir sahrada konakladı ve orada namaz kıldı. Namazdan sonra şükür secdesi yapıp şöyle dedi: ‘Muâviye’nin Dımaşk’tan ayrıldığını bildiren borazanların sesini duyuyorum.’ O günün tarihini not ettiler. Sonra Muâviye’nin tam da Hz. Ali’nin bu sözü söylediği gün Dımaşk’tan ayrıldığını gördüler. Sonradan oraya Meşhedü’l-Buk adı verilen bir ziyaretgâh bina edildi.”[4]
 
İbn Şehraşub (ö. 588/1192) da, Tâlib Oğulları’nın menkıbelerini yazdığı kitabında, Hz. Ali’nin kerametlerinden söz ederken bu ziyaretgâha da değinmiştir:
 
“Şam’ın Rahbe (bölge)sindeki Meşhedü’l-Buk’un aslı şudur: Ali (bu mekânda konaklamışken) Muâviye’nin ordusunun Dımaşk’tan ayrıldığını bildiren borazanların çalındığını haber vermiştir. O, on sekiz günlük mesafeden borazanların sesini işitmiştir ve bu, olağan üstü bir hadisedir.”[5]
 
Ziyaretgâhlar hakkında bir kitap kaleme alan Ali b. Ebi Bekir Herevî (ö. 611/1215) ise bu ziyaretgâh hakkında şu bilgileri verir:
 
“Rahbe’nin dışında Meşhedü’l-Buk vardır. Burası Ali b. Ebi Tâlib’in, Muâviye ile savaşa giderken konakladığı mekândır.”[6]
 
Muhtemelen tarih kaynaklarında sözü edilen Meşhedü’l-Buk, günümüze yalnızca minaresi ulaşan bu mescid veya ziyaretgâhtır. Nitekim Memluklular döneminde bu bölgede Meşhed adında bir köy olduğu bilinmektedir.[7]
 
Şayet haber ajanslarının geçtiği haber doğru ise, ne yazık ki bu ziyaretgâhın kalıntıları, geçtiğimiz Eylül ayında, tekfirci bir terör örgütü olan Irak ve Şam İslâm Devleti’nce (IŞİD) yıkılmıştır.
 
 
İmam Ali (as) Pınarı ve ziyaretgâhın minaresi
 

İmam Ali (as) Pınarı ve ziyaretgâhın minaresi

 
 

İmam Ali (as) Pınarı

 

 

Ziyaretgâhın minaresi

 

 

________________________________________
*“Tahrib-i Ziyaretgâh-ı Çeşme-i İmam Ali (as) der Ustan-i Deyr ez-Zur-i Suriye”. Yazının Farsçasını buradan okuyabilirsiniz.Yazıda yer alan fotoğraflar, Ahmad Khamehyar tarafından, 23 Eylül 2006 tarihinde çekilmiştir. 
[1] el-Hamevî, Mucemü’l-buldan, c. 3, s. 34; Mustafa Talas, el-Mucemü’l-coğrafî li’l-kutri’l-Arabî es-Surî, c. 5, s. 376.
[2] Muhammed Rıza Zahirülmülk, “Sefername”, Sefernamehâ-yi Hacc-i Kacarî, haz. Resul Caferiyan, c. 5, s. 655.
[3] İbn Şehraşub, Menakibu Âl-i Tâlib, c. 2, s. 334.
[4] Kutbeddin Ravendî, el-Haraic ve’l-ceraih, c. 2, s. 916.
[5] İbn Şehraşub, age., c. 2, s. 334.
[6] Ali b. Ebi Bekir Herevî, el-İşarat ile’l-marifeti’z-ziyarat, s. 67.
[7] Ahmed Şevhan, Tarihu Deyrizzur, s. 38.
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler