20 Ekim 2018 Cumartesi Saat:
18:09
24-04-2018
  

Dört Eşli Bir Tüccar!

Ses tanıdık gibiydi, ama tam çıkaramadı. Sesin geldiği yöne dönüp baktığında...

Facebook da Paylaş

 

 

 

Çok zengin olan bir tüccarın dört eşi vardı. Dördüncü eşini diğer eşlerinden daha çok seviyordu. Ona pahalı mücevherler ve değerli hediyeler alıyor, sürekli onu koruyup kolluyordu. Üçüncü eşini de seviyor, onunla iftihar ediyordu. Ancak ikinci eşini de sevmiyor değildi. Çünkü çok sevecen, şefkatli ve sevgi doluydu, buna her zaman yardımcı oluyordu. O nedenle onu da her zaman koruyup kolluyordu.


Birinci eşine gelince, aslında o çok vefalı ve güçlü biriydi. Öyle ki onun onca servete ulaşmasının asıl sebebi o ve onun destekleriydi. Ancak bu kadına ilgisizdi ve asla onunla alakadar olmuyordu, ya da hiç denecek kadar az ilgileniyordu...


Günlerden bir gün tüccar hastalanır ve kendisinde ölüm emareleri gördüğü için çok yakında öleceğini anlar. O sırada sahip olduğu müreffeh hayatını ve kocaman servetini düşünür. Sonra da kendi kendine, "Benim dört eşim var, içlerinden bu yolculukta bana hangisinin eşlik etmeye hazır olduğunu bilmem ve ona göre davranmam lazım." der...


Kapısını çaldığı ilk kadın, en çok sevdiği dördüncü eşi olur. Ona der ki:


– Bildiğin gibi ben seni herkesten çok sevdim, eşlerim arasında en çok senin refahın için çalıştım. Şimdi bunca iyiliğime karşılık, yalnız kalmamam için  bu ölüm yolculuğunda bana eşlik eder misin?

 

Kadın ölüm sözünü duyar duymaz telaşla kalkar ve sadece tek bir söz söyler:

 

– Asla!

 

Adam üzgün ve perişan hâlde üçüncü eşinin yanına gider ve der ona:

 

– Ben bu hayatta sen çok sevdim ve seninle hep övündüm. Şimdi bu yolculukta benimle gelmeye hazır mısın?

 

Kadın cevapta der ki:

 

– Tabi ki de hayır! Ben henüz gencim ve senden sonra başkasıyla evleneceğim.

 

Bu sözün karşısında adam donup kalır. Sonra da kör pişman ikinci eşinin yanına gider ve ona şöyle der:

 

– Sen her zaman benim yanımda oldun, zorluklarda hep bana yardım ettin. Şimdi bu zorlu yolculukta yanımda olur musun?

 

Kadın der ki:

 

– Doğru, ben zor zamanlarında sana yardım ediyordum; ancak bu farklıdır. Benim senin yapabileceğim tek şey, mezara kadar senin yanında olmaktır. Ölüme gelince; kusura bakma, ben asla ölüp senin yanında yer almam.

 

Adamın başından kaynar su dökülür adeta, bir yıldırım düşüp ciğerini yakar sanki...

 

En çok sevdiği eşlerinden aldığı canhıraş cevaplar karşısında dünyası yıkılan adam kalkıp gidiyordu ki arkasından bir ses işitir:

 

– Ben yanında kalmaya ve gittiğin her yere seninle gelmeye hazırım...

 

Ses tanıdık gibiydi, ama tam çıkaramadı. Sesin geldiği yöne dönüp baktığında, o gönül okşayan sözleri söyleyenin birinci eşi olduğunu gördü. Çok olmuştu onu görmeyeli; bir deri bir kemik kalmıştı, hüzün ve keder her yerini kaplamış, güzelliğinden zerre eser kalmamış, bir hayli çirkin olmuş, yüzü gözü kırışmış, soluk görünüyordu... 

 

Zengin tüccar, utancından başını aşağı eğdi ve yavaşça dedi:

 

– Keşke gücümün olduğu o günlerde en çok seni gözetip kollasaydım, seninle ilgilenip ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılasaydım!

Aslında bu, öykü hâlinde bir anlatım da olsa, hepimizin hayatında bu özelliklere sahip dört kadın vardır. Şöyle ki:

 

Dördüncü kadın, bedenimizdir. Onun için ne kadar zaman geçirdiğimiz, onu güzelleştirmek için neler harcadığımız asla umurunda olmaz; ölüm anında bizi ilk terk eden, bedenimiz olur.

 

Üçüncü kadın, gece-gündüz demeden topladığımız servetimizdir. Bizim için çok değerli olsalar da öldükten hemen sonra başkalarının eline geçer.

 

İkinci kadın, ailemiz ve dostlarımızdır. Ne kadar samimi olsak ve bizim için aziz olsalar da ölüm anında en fazla mezarımızın başına kadar yanımızda olurlar; sonunda onlar da bizi yalnız bırakırlar.

 

Birinci kadın ise bizim ruhumuzdur. Genelde ondan gafiliz ve onun isteklerini yerine getirmekte ihmalkârız. Tüm vaktimizi beden, servet ve eş dost için harcarız. Bizi asıl güçlü kılan RUH iken, aciz ve zayıf olan bizler onu kendi hâline bırakmış, asla onunla ilgilenmiyoruz. Ebediyete kadar bizimle kalacağı gün de hiçbir gücü ve kuvveti kalmaz, o nedenle artık bize bir yardımı da dokunmaz!

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler