11 Nisan 2021 Pazar Saat:
23:57
04-04-2021
  

Dua ve Biz

Ruhumuz Hak`la uyanık değilse, uyanıklığımız tutsaklığımızdır.

Facebook da Paylaş

 

    
 
 
 
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
 
Necmiye İkra YENER
 
 
 
İnsanın, kendisine yetememe durumunun, ilahi makama arz edilişi…
     
Maddeden mana âlemine yükselmenin, kâmilleşmenin adresi…
     
Işıksız bir mahzenden inşirah bulmak için, ruhun aydınlığa doğru yol alışı…
     
Dua; ehemmiyetimizin, ehemmiyetli olabilmemizin teminatıdır.
   
Maneviyatın müteal ile iletişimidir, dua. Arızi tüm rahatsızlıklara karşı yudum yudum alınan ab-ı hayattır. Her yudumunda acizliğin bildirimi gizlidir. Beyinlerdeki müstağni putunu kırmanın huzur-u kalb ile azgınlaşmaktan kurtulma umududur.
     
Dua; zaman ve mekân ile sınırlandırılmayan, her an yapılmasıyla makbul, nimete mütenazır şükrün en yüce ifade şeklidir.
     
En güvenilir ve en koruyucu melceye sığınma ihtiyacı fıtridir. Dua; Mutlak Aziz ve Mutlak Celil olana iltica etme tercihinin kavli tezahürüdür. Fıtratın onayladığı bu sığınma, insanın tüm korkularını bertaraf etmek için kâfidir. Sığınılacak başka melceler aramak insanın kendisini aldatmasıdır.
     
Her an hazır ve nazır olana, en halisane ve en safiyane duygularla arz-ı hal eylemektir dua. Yüreklerdeki haşyete neden olan duadır. Niyazda bulunulan yüce makama karşı hissedilen haşyet insanı saygıya davet eder.
     
Tabii olarak dua davet/çağrı manasına da gelmektedir. Bizi, bizden olana davet etmektir, dua. Alçalmışlığa karşı yükselmeye davet…
     
Yükselebilmek için bütün alçaltıcı unsurları hayatımızdan silmeye davet…
 
Kibre karşı tevazua davet ve bunun için de ‘büyüklük Allah'a mahsustur.' düsturuyla yaşamaya davet…
     
Bütün fevri hareketlere karşı sabra ve metanete davet ve bunun için de ‘sabır Allah'tan acelecilik şeytandandır.'düsturuyla yaşamaya davet…
     
İnsan; öz'ünde, ilahi nefesten zerreler taşımaktadır. İnsan, dua ederek ruhunu, öz'üne davet eder. Mutlak Yaratıcı olan Allah, kuru balçıktan yarattığı insanı; kendi nefesinden üfleyerek vücuda getirmiştir. Bu anlamda dua; insanın bizatihi ruhunda barındırılan ilahi soluğa bir davettir. Dua; bizi biz yapan, şerefli, değerli, yüce ve Ahsen-i takvim yönümüze dönük, ideal ve kâmil olana davettir. Duanın daveti âlemşümuldur. Havatır-ı şeytaniyeden kurtulup havatır-ı Rabbaniye'ye doğru yol almak için bu âlemşümul davete muhtacız. Yani her lahza bizleri günaha sevk etmek için uğraş veren şeytanın, hilelerinden, vesveselerinden kurtulmak ve Rabbimizin ilahi telkinlerine kavuşmak dua ile mümkündür.
Dua, dilin itiraf ettiği acziyet katrelerini, rahmet deryalarına dönüştürme niyetidir.
   
Dua her an hak ile uyanık oluşumuzun resmidir.
     
Dünyevi lezzetlerin tutsağı olanların ve muttasıl/aralıksız uyku sahiplerinin duadan uzak yaşam tarzları, büyük bir sıkıntının ya da altından kalkılması hayli zor olan bir belanın habercisidir. Ruh Hakikati arayıp Hakka yönelmiyorsa bütün arayış ve yönelişleri birer bela-yı berzahtır. Dua Hakka ve Hakikate en ulvi duygularla teveccüh etmektir. Dua, insanın mutlak manada teveccüh edebileceği tek istikamettir.
 
“Ruhumuz Hak'la uyanık değilse uyanıklığımız, tutsaklığımızdır.” (Mevlana)
     
Dua, müminin gücüne güç katan bir iksirdir. Bu iksir, gücün esrarını ifşa eder. Bedir'de üçyüz mümini, sayıca üç kat daha fazla müşrike galip kılan; (anlama kabiliyetimizin ötesinde, anlamakta zorlandığımız ) duanın etkileyici gücüdür.  Hicretin alacakaranlığında kinin neferleri pusudayken Ali-yel-Murtaza misali âleme rahmet olanın yatağında bekleyen ölüme inat; ölüme teşne olmaktır, dua. Hz. Ali'nin her türlü tehlikelere karşı göstermiş olduğu cesareti, yalnız Allah'tan yardım istemeyle maruf duanın gücüdür. İman, kinin karşısında muzafferiyet bayrağını kuşanırken; dua, bu muzafferiyetin nüvesine/özüne davet eder civanmert yüreklileri. Dua; kapıda beklemekte olan, sevgisizlikten taş kesilmiş yüreklerin, öldürmeye niyetli beyinlerin gözlerini göremez kılar. Rahmanın rahmetine dilbeste olanları Rahman olan Allah, rahmetine ve lütfuna mazhar eyler.
     
Dua Yüce Allah'ın lütuf ve keremine müştak olanlar için mükâfatın habercisidir. Dua ‘Rabbim beni yalnız başıma bırakma, sen mirasçıların en hayırlısısın' şeklinde niyaz eden Hz. Zekeriya'nın kucağındaki Rahman'ın izzet ve kerem nişanesi olan Hz. Yahya'dır.
     
Dua, ‘Rabbim bana kendi katında cennette bir ev yap; beni Firavundan ve Onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan kurtar.'diyen Hz. Asiye' nin cennet-i mevasıdır. O ne güzel bir kurtuluş mekânıdır ve o mekân Hz. Asiye'nin filhakika layık olduğu en değerli mükâfattır.
     
Hz. Meryem'in, hakikati göremeyen gözlere, hakikati haykırırcasına Hakkı konuşan; kucağında taşıdığı bebeğinin konuşması mucizevî bir (duanın)  mükâfatın adıdır. Salt Rabbin rızasını isteyen ve Rabbin rızasından gayrisini niyaz etmeyenin mükâfatı ne güzeldir.
    
Dua âleme rahmet olanın davetine icabet etmeyen Taiflilerin helakını önleyen, Habib-i Kibriya'nın iki mübarek dudağının arasından dökülen sözlerdir. Dua; Hz. Muhammed'in hayatının mukaddimesidir.
     
Dualarının kabul olmadığı hususunda endişe duyanların, yaşayışlarını mütalaa ederek, hayatlarında hal ve kal birlikteliğini tesis edip-etmedikleri noktasına dikkat etmeleri gerekir.
       
Bir tarafta isterken öte tarafta istediklerimizin arkasında durduğumuzun işareti, arzularımıza mebni amellerimizin olması gerekir. Rabbimizden üzerimizdeki rehaveti ve tembelliği kaldırması için niyaz ederken, aralıksız/muttasıl uykulara uzanarak tembelliğe kucak açmak büyük bir çelişki değil mi? Ya da Rabbimizden şehit olarak ölmeyi dilerken; erdemli, onurlu… şehitçe yaşamak için amel etmemek, şehid olma isteğimizle çeliştiğimizi göstermez mi?  Dua haddizatında yakini iman ve mücadil bir hayat sahipleri olduğumuzun bir beyanı değil midir?
     
Ya Rabbi! Muhammed Mustafa'nın  ümmetinin felahı için, zalimlere karşı cehd edecek yürekleri çoğalt.
     
Ya Mucib! Bizleri, sana layıkıyla el açan ve dua edenlerden eyle. ÂMİN.
       
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler