13 Kasım 2018 Salı Saat:
02:50
25-05-2018
  

Düşünce, Söz ve Davranışta İffet

Günahları çok düşünen kimseyi, günahlar kendine çağırır...

Facebook da Paylaş


 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Hasan İrfan

 
"İffet, taaffuf, afaf..." gibi kavramlar, sırasıyla, örtmek, sakınmak, namuslu olmak, zühde bürünmek, tabiatı yüce olmak gibi anlamlar elde edilmektedir. [1]


İffetin çeşitli cilveleri ve boyutları vardır. Bunların tümünü üç bölüm halinde düşünmek mümkündür: [2]


1- Düşüncede İffet


2- Sözde İffet


3- Davranışta İffet[3]

 

Düşüncede İffet


"Günlerin geçmesini bir düşün. Adaletli Allah'a tapmayı sanat edin." Firdevsi


İnsan tefekkür eden ve düşünen bir varlıktır. Düşünmek ise, bir ortam ister. Uygun olan veya olmayan her proje, olay ve mesele, tefekkür konusu olabilir. Şüphesiz düzenleme bağlamında düşünce, güzel yankılar oluşturacaktır. Uygunsuz yerlerde düşünce ise, uygunsuz neticeler doğuracaktır. Düşüncede iffet, düşünceyi uygunsuz ortamlardan alıkoymak demektir. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

 

"Günahları çok düşünen kimseyi, günahlar kendine çağırır."[4]


Hz. İsa (a.s) ise havarilerine şöyle buyurmuştur:

 

"Şüphesiz Musa zina etmemenizi emretmiştir. Oysa ben, bırakın zina yapmayı, zina düşüncesine dahi kapılmamanızı emrediyorum."[5]


Hafız ise şöyle diyor:


"İradeni aşk yoluna verdiysen adın kötüye çıkacak diye düşünme.

 

Şeyh-ı San'an bile hırkasını meyhaneciye rehin vermişti."


Sözlerde İffet



Hayat dersi veren İslam dini söz ve konuşmalar hakkında da saadet verici bir çerçeve sunmuştur. Kur'an-ı Kerim, farklı sözler hakkında çeşitli nitelikler beyan etmiştir. Örneğin ma'ruf[6] (uygun), hüsn[7] (güzel), ehsen[8] (en güzel), leyyin[9] (yumuşak), beliğ[10] (etkili/tesirli), sedid[11] (sağlam/dosdoğru), kerim[12] (değerli/yüce)…



Sözlerde iffet hususunda üç konuyu incelemek gerekir. Ses tonu, telkin niteliği ve sözün içeriği.


Ses Tonu


İslami ahlak ve kültürde sesin kısık veya yüksek oluşuna büyük önem verilmiştir. Sözün iffet ve edebine riayet, İslami ahlakın seçkin cilvelerinden biridir. Lokman Hekim alçak sesle konuşmak hakkında oğluna şöyle demektedir: "Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir."[13]


Allah-u Teala ayrıca şöyle buyurmuştur:

 

"Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa çıkar gider."[14]


Bir hadiste ise şöyle yer almıştır:

 

"Sesinizi anne babanızın sesi üstünde yükseltmeyin."[15]


İmam Seccad (a.s) ise bir duasında şöyle buyurmuştur:

 

"Allah'ım! Sesimi anne babamın yanında alçak kıl."[16]


Şüphesiz feryat etmek, yüksek sesle konuşmak ve çığlık atmak, konuşmada iffet cilvesine riayet etmemektir. Elbette bu konuda bir istisnaya da işaret etmek gerekir ki Kur'an şöyle buyurmaktadır:

 

"Allah, zulme uğrayan kimse dışında, kötülüğün ifşa edilmesini sevmez. Allah şüphesiz işiten ve bilendir."[17]


Kaba insana lütuf ve keremle konuşma ki temiz eğe yumuşaklıkla paslanmaz." Sa'di


Telkin Niteliği


Sözü telkin metodu da farklıdır. Bazen söz yumuşaklık, bazen kaba, bazen şiddetli, bazen vakarlı, bazen işveli telkin edilebilir. Namahrem kimselerle işveli konuşmak şüphesiz konuşmada iffetsizliğin göstergelerinden biridir. Allah-u Teala Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) eşlerine şöyle buyurmuştur:

 

"Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin."[18]


Sözün İçeriği


Ses tonu ve ilka metodundan sonra şimdi de sözün muhtevasını ele almaya çalışalım. Her kavram, bir anlamın göstergesidir. Bazı anlamlar, güzel, çekici, bazıları ise kötü ve sıkıcıdır. Kavramların iffetini daha çok muhtevasıyla değerlendirmek mümkündür. Dünya edebiyatında ve İslami kültürde çoğu kinayelerin ortaya çıkışının felsefesi de edebi iffete riayet etmek olmuştur.


Kur'an-ı Kerim de konuşma iffetinin tecessümü olduğu için, hoş olmayan bir takım anlamlar için kinaye yoluna başvurmuştur. [19] Bugün dünya kültüründeki önemli hareketlerden biri de dünya edebiyatının bir bölümünün beyan iffetinden uzaklaşmış olmasıdır. Yazı alanında en utanç verici kavramları kirletmiş bulunmaktadırlar. İslam'ın yüce ve temiz kültürü, konuşma hususunda iffete riayet ederek iffete aykırı olan sözlere karşı adeta savaş açmıştır. Şimdi de o önemli örneklerden bazısına bir bakalım.


Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

 

"Kim namahrem ile şaka yaparsa Allah dünyada diliyle ifade ettiği her kavrama karşılık onu bin yıl zindana atar."[20]


Bir rivayette şöyle yer almıştır:

 

"Bir kadının güzelliklerini başka bir erkeğe anlatarak onun aşık olmasına ve günaha düşmesine sebep olmak doğru değildir."[21]


Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır:

 

"Kadın kendisi ile eşi arasındaki cinsel sırlarını başka bir kadın için anlatmamalıdır."[22]


Daha önemli bir husus ise Kur'an-ı Kerim'in dilenerek nefis izzetini ve yüz suyunu dökmeyen ve izzetini zenginlerin sadakasına kurban etmeyen fakirleri de iffet sembolü olarak adlandırmıştır. Onlar, fakirliğin acı yaralarına tahammül etmekte, asla insanlardan bir şey dilenmemektedirler. Bunlar, söz iffetine sahip kimselerdir. Bu acizane istekler, onların iffet yüceliğini kirletememiştir.


"(Yapacağınız hayırlar, ) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir."[23]


Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) ise şöyle buyurmuştur:

 

"İffet fakirliğin süsüdür."[24]


Fakirliğini dile getirmemek ve yoksulluk hikayesini anlatmamak, fakirliğin süsüdür ve bir tür söz iffetidir.
İslami ahlakın ihanet, aşağılama, istihza, lakap takma, göz ve kaşlarıyla alay edercesine işaret etme, sövme, fesadı yayma ve benzeri kötülüklerle savaşması da söz iffetini koruma amacını taşımaktadır. [25]


Davranışta İffet


Fiillerinde ve davranışlarında iffetli olmak da bireysel ve toplumsal çeşitli alanları kapsamaktadır. Örneğin örtüde iffet, bunlardan biridir. Yani insanın giydiği elbise, dini kimliği, ahlaki uyumu, insani yüce şahsiyeti ve toplumsal yüce değerlerle uyum içinde olmalıdır. İnsan, ilişkilerini bedensel özelliklerini sergileme ve moda ürünlerini teşir etme sahnesine dönüştürmemelidir. Kültürel, iktisadi ve siyasi alanlar, aklı ortadan kaldıran heva ve heves sahnesi haline gelmemelidir. Akıl, dindarlık, ahlak ve insanlık tecellisi yerine dizginlerini koparmış, hayvanlık isteklerini sergilememek gerekir.


İslam dininde hicab meselesi de örtüde iffettir. Davranışta iffet boyutlarından biri de cinsel iffettir. İslam kültüründe cinsel iffet, çeşitli boyutlara sahiptir:


1- Günah olan bakışlardan sakınmak[26]


2- Namahremlerle ıssız bir yerde baş başa kalmamak. [27]


3- Bedensel temasa geçmemek. [28]


4- Mastürbasyon ve meşru olmayan ilişkilerden kaçınmak. [29]


5- Topluluklar arasına tahrik edici bir şekilde çıkmamak. [30]


6- Fuhuş için aracı olmamak. [31]


7- Tahrik edici unsurlardan kaçınmak. [32]


Bütün bu konulardan sakınmak, rivayetlerde cinsel iffet olarak yer almıştır.


İslam kültüründe iffetin pratik cilvelerinden biri de rivayetlerde "mide iffeti" olarak adlandırılan iktisadi iffettir. [33]
 

 

Kaynaklar


[1] Lisan'ul Arab, c. 9, s. 253; Kamus-ı Kur'an, c. 5, s. 18; Munteheb'ul Lugat, s. 341; Söylemek gerekir ki "afaf" bu anlamda kullanılmaktadır."ifaf" şeklinde telafüz edildiği zaman bu anlamı vermemektedir. Zira "ifaf" ilaç anlamındadır. (Munteheb'ul Lugat, s. 359) Daha fazla araştırma için bkz. el-Kafi, c. 3, s. 125- 126; Şerh-ı İbn-ı Ebi'l- Hadid, c. 20, s. 241; Vesail'uş- Şia, c. 11, s. 197; Ehlak-ı Nasıri, s. 74, el-Esfar, c. 2, s. 38
[2] İffet sadece kadına ait değildir. Bu değer ve metot, daha kapsamlı bir anlam ifade etmektedir
[3] İffet, kelimesinden türemiş olan dört terim, Kur'an-ı Kerim'de yer almıştır. Bakara suresi, 273. ayet, Nisa suresi, 6. ayet, Nur suresi, 32 ve 60. ayetler
[4] Gurer'ul Hikem, c. 5, s. 321
[5] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 240; el-Kafi, c. 5, s. 542
[6] Bkz. Muhammed suresi, 21. ayet; Bakara suresi, 235. ayet; Nisa suresi, 5. ayet ve Ahzab suresi, 32. ayet
[7] Bkz. Nahl suresi, 125. ayet ve Ahzab suresi, 32. ayet
[8] Nahl suresi, 125. ayet
[9] Ta- Ha suresi, 44. ayet
[10] Nisa suresi, 63. ayet
[11] Nisa suresi, 9. ayet ve Ahzab suresi, 70. ayet
[12] İsra suresi, 23. ayet
[13] Lokman suresi, 19. ayet
[14] Hucurat suresi, 2. ayet
[15] Bihar'ul Envar, c. 74, s. 40
[16] Sahife-i Seccadiye, 24. dua
[17] Nisa suresi, 148. ayet
[18] Ahzab suresi, 32. ayet
[19] el-İtkan fi Ulum'il Kur'an, c. 3, s. 159- 161
[20] Aşıkane mektupları ve uygunsuz telefon konuşmalarını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu mektuplar, hayasızlığın kalıcı örneklerinden biridir. Ne yazık ki günümüzde bir çok gençler, evlenmeden önce veya sonra böyle bir günaha bulaşmaktadırlar. Dolayısıyla bir çok ailevi çatışmalara, boşanmalara, kötümserliğe, çekişmelere ve rahatsızlıklara neden olmuşlardır.
[21] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 143
[22] Emali, Seduk, s. 423, Bihar'ul Envar, c. 74, s. 379 ve Yenabi'ul Hikmet, c. 5, s. 125
[23] Bakara suresi, 273. ayet
[24] Nehc'ül Belağa, 68. hikmet
[25] Vesail'uş- Şia, c. 11, s. 327- 329
[26] Nur suresi, 31. ayet
[27] Hadis kitaplarında bu konuda başlı başına bir bölüm teşkil edilmiştir. Bkz. Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 133, Furu-i Kafi, c. 2, s. 64 ve Mekarim'ul Ahlak, s. 121
[28] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 142, Kitab-u men La Yehzuruh'ul Fakih, c. 2, s. 197
[29] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 242
[30] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 134 ve Furu-ı Kafi, c. 2, s. 64 ve Nur suresi, 31. ayet
[31] Vesail'uş- Şia, c. 14, s. 135 ve Furu-ı Kafi, c. 2, s. 64
[32] Vesail'uş- Şia, c. 14 s. 173- 174. Tahrik unsurları örneğin şunlardır: Kadınların tahrik edici seslerine kulak vermek, aynı yatakta yatmak…
[33] Vesail'uş- Şia, c. 11, s. 197- 198

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler