18 Ocak 2021 Pazartesi Saat:
03:19

Duyuyor musunuz?

04-12-2020 19:01


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Yorgun bedenlerin, nasırlı ellerin sıkıntılarını, acılarını, dertlerini, sessizliklerini, ezilmişliklerini, sırtlarında taşıdıkları yüklerin acısını iliklerine kadar yaşayan ruhların serzenişlerini duyuyor musunuz?
 
Kendilerine bu dünyayı cennete çevirip, şatafatlı zenginlikler içerisinde Kapitalizm'in abdesti ile namaza duran, toplumda fakir edebiyatı yapıp fakirliği övünç kaynağı olarak kullanan lakin kendilerine her türlü fetvayı çıkarıp lüks, modern bir hayat yaşayan şarlatanların arasında bir kuru ekmeği bile evine götüremeyen yeryüzünün mazlum insanlarının yaşam mücadelelerini duyuyor musunuz? 
 
Yeşilliklerle bezenmiş güzellik harikası doğayı taş ve beton yığınları ile fabrikalar, sözde turizm, sermaye özde ise katlializm, sömürü olan, emeği birer hortum gibi yutan para baronlarının arasında uykusuz, bitkin ve dirençten uzak hayattan kopuk bir şekilde çalışanların maviliklerinin, yeşilliklerinin bağrışmalarını duyuyor musunuz? 
 
Kendilerine istedikleri gibi gütmek için koyun arayan, itaat edip hiçbir şey'e ses çıkarmayan ulul emre itaat Allah ve Resulüne itaat nakaratını dillerinde düşürmeyen Muaviye dininin sahiplerinin zalim yeryüzü tanrıları arasında adaleti, hürriyeti, sorgulamayı,başkaldırıyı, düşünmeyi, erdemi ve İnsaniyeti miras alan Hüseynî yiğitlerin hakkın nidası hak olanın sesini duyuyor musunuz?
 
Adalet kavramını söylemlerle ballandıra ballandıra anlatan, bas bas bağırıp kendilerini adaletin bir parçası olarak gören, yegane sahipleri kendileri olduğunu iddia eden hukuksuz, hürriyetsiz, vurdumduymaz, adaletsiz hukukçular ve destekçileri arasında insaniyet diyen, hak diyen, hürriyet diyen ve adaleti yaşatmaya çalışan bu uğurda vücuduna adalet orucunu giydiren hak ve adalet aşıklarının devrimini duyuyor musunuz? 
 
Geceleri tok yatıp tok sabahlayan, bitmeyen hayvani iştah açıcı doymaz mideye sahip olan, yedikçe yiyen içtikçe içen doyumsuz azalarına moderniteyi giydiren zenginlerin hayatlarında, gece aç yatan aç sabahlayan her haline şükreden bir komşusu olanların yeşil sarayların sahiplerinin utanmazlıklarını duyuyor musunuz? 
 
Barışa savaş diyenlerin, yaşamaya ölüm diyenlerin, iyiliğe kötülük diyenlerin, özgürlüğe köle diyenlerin, sevgiye nefret diyenlerin, huzura huzursuzluk diyenlerin karşısında barış güvercinleri uçuran, yaşatan, güzelliklerle dolu iyilikler yapan, huzurun ve sevginin kanadında gökyüzüne özgürlük şarkılarını söyleyen, biz insanız diyenlerin savaşını duyuyor musunuz? 
 
Kırık cam parçacıklarında yüzlerce kalbe acıları saplayan, sert bir taşla yürek parçalayan, anlamsız kelimeler ile zihinleri delik deşik eden, bir büyülü sözle aklı kiraya çıkartan hokkabazların ellerinde birer kukla dansını oynayan ruhu prangalanmış yaşayan ölülerin çığlıkların'da manaya anlam, anlama mana katanların, kalplerde taht kuranların, yüreklere hoş bir seda ile gelenlerin, zihinleri parıldatanların, sözün tesiri ile ruha can verenlerin açtıkları bahar ve bahçelerin huzur dolu ruhların raks edişlerini duyuyor musunuz? 
 
Her an ölüm sloganlarının atıldığı, hergün ölümlerin olduğu toplumun şizofrenik bir şekilde kin ve nefreti kutsaması ve kimsenin mutlu bir gelecek telaşında olmaması arasında, babaların evlatları için, dedelerin ise torunları için şizofren akıllara ses etmemelerini duyuyor musunuz?
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Yasin Yazar    10-12-2020 17:33

    Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim Mehmet bey.

  • Mehmet   07-12-2020 08:46

    Belki de duymak istemiyoruz. Hakikati duymak acı verir bir çoklarımıza. Güzel ve kıymetli bir yazı. Teşekkür ederim.

  • Yasin Yazar    05-12-2020 17:17

    Bu güzel güzel yorumun için çok teşekkür ederim kardeşim 😊

  • Birsen   04-12-2020 21:03

    Emeğine yüreğine sağlık Kardeşim muhteşem bir lisan ve sesleniş olmuş. Başarılar diliyorum.😊🙏