15 Aralık 2018 Cumartesi Saat:
11:52
27-11-2018
  

Ebu Hanife İmam Sadık'ın Huzurunda

Ebu Hanife şöyle diyor: Bir gün İmam Sadık'la görüşmek için O Hazretin evine gittim...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Hanefi mezhebi imamı Ebu Hanife şöyle diyor:

 

Bir gün İmam Sadık'la görüşmek için O Hazretin evine gittim. O saatte Kufe halkından bir grup kimse de oraya gelmişti. İmam Sadık (a.s) onlarla görüşmek için izin verince ben de onlarla birlikte içeri girdim. Huzuruna yetiştiğimde şöyle dedim:

 

"Ey Resulullah'ın oğlu! Halkı Resulullah'ın ashabına sövmekten alıkoyacak birini Kufe'ye gönderirseniz iyi olur. Benim kendim, Resulullah'ın ashabına söven on bin kişiden fazlasını biliyorum."

 

Hazret buyurdu ki: "Halk benim sözümü kabul etmiyor."

 

Ben: "Kim kabul etmiyor; oysa siz Resulullah'ın (s.a.a) oğlusunuz?" dedim.

 

İmam Sadık buyurdu ki: "İşte sen, benim sözümü kabul etmeyenlerden birisin. şimdi izinsiz evime girdin, izinsiz oturdun, izinsiz konuşmaya başladın."

 

İmam Sadık daha sonra şöyle buyurdu: "Senin kıyasa göre fetva verdiğini duyum."

 

Ben; "Evet" dedim.

 

Buyurdu ki: "Vay senin haline! Allah'ın emirleri karşısında kıyasa başvuran ilk kimse şeytan idi. Allah Teala ona; “Adem'e secde ete” diye emrettiğinde şöyle dedi: “Ben secde etmem; çünkü beni ateşten yarattın, Adem'i ise balçıktan; ateş balçıktan üstündür.” Binaen aleyh, kıyasla hak bulunmaz. Meseleyi daha iyi anlayabilmen için senden soruyorum: Ey Ebu Hanife! Sana göre, bir kimseyi haksız yere öldürmek mi günah açısından büyüktür; yoksa zina mı?"

 

Dedim ki: "Bir kimseyi haksız yere öldürmek."

 

İmam Sadık: "O halde neden Allah Teala katilin isbatı için iki şahit, zinanın isbatı için ise dört şahit istemiştir? Acaba bu ikisini birbiriyle kıyaslamak olur mu?”

 

Ben: "Hayır!" dedim.

 

İmam Sadık: "İdrar mı daha necistir, yoksa meni mi?"

 

Ben: "İdrar" cevabını verdim.

 

İmam Sadık: "Öyleyse neden Allah Teala idrarda abdest almayı emrediyor, ama menide gusletmeyi? Acaba bu ikisi birbiriyle kıyaslanır mı?"

 

Ben: "Hayır!" dedim.

 

İmam Sadık: "Acaba namaz mı daha önemlidir, yoksa oruç mu?"

 

Ben: "Namaz" dedim.

 

İmam Sadık: "O halde neden hayız gören kadına orucun kazası farzdır da namazın kazası farz değildir Acaba bunları birbiriyle kıyas etmek mümkün mü?"

 

Ben: "Hayır!" dedim.

 

İmam Sadık: "Acaba kadın mı (güç yönünden) daha zayıftır, yoksa erkek mi?"

 

Ben: "Kadın" dedim.

 

İmam Sadık: "Öyleyse neden Allah Teala mirasta erkek için iki pay, kadın için ise bir pay belirlemiştir? Acaba bu hüküm kıyasla doğru olur mu?"

 

Ben: "Hayır!" dedim.

 

İmam Sadık: "Neden Allah Teala, bir kimse on dirhem hırsızlık yaptığında elinin kesilmesini emretmiş, ama bir adam bir kimsenin elini keserse beş yüz diyet belirlemiştir? Acaba bu hüküm kıyasla uyuşur mu?"

 

Ben: "Hayır!" dedim.

 

İmam Sadık: "Duydum ki şu ayetin; "Kıyamet günü nimetler hakkında sizden sorulacak" tefsirinde nimetlerden maksat, tatlı yemekler ve yazın içilen serin sulardır, demişsiniz."

 

Ben: "Evet! Öyle manalandırmıştım." dedim.

 

İmam Sadık: "Eğer bir adam seni davet edip de önüne, tatlı yemekler getirse, daha sonra minnet etse, böyle bir adam hakkında nasıl hükmedersin?"

 

Ben: "Cimri bir adamdır derim" dedim.

 

İmam Sadık: "Acaba Allah Teala cimri mi ki kıyamet günü, bize vermiş olduğu yemek ve sular hakkında bize hesap sorsun?"

 

Ben: "Öyleyse Allah Teala'ın, hakkında insandan hesap soracağı nimetlerden maksat nedir?" dedim.

 

Buyurdular: "Nimetlerden maksat, biz Peygamber Ehl- i Beyt'inin mahabbet ve sevgisidir."

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler