10 Nisan 2020 Cuma Saat:
06:06
14-03-2014
  

Ehdav'dan Başbakan'a Kınama Mesajı

Başbakan, Ehlibeyt aşıklarından artık elini de, dilini de çek...

Facebook da Paylaş


 

Dün özel bir TV'ye mülakat veren Başbakan, canlı yayında Gülen cemaatinden bahsederken: "Bunların bir defa 3 tane önemli hasleti var; takiyye, yalan, iftira, üçünün neticesi fitne ve fesat var, bunlar şiayı bile geçmiş vaziyette. şia bunların eline su dökemez..." diyerek büyük ve tehlikeli gaflarına bir yenisini daha ekledi.

Skandal röportajında şia adı altında tüm E. Beyt taraftarlarını ve dolayısıyla biz Alevileri; takiyye, yalan, iftira, fitne ve fesatla suçlama gaflet ve dalaletine düşmüştür.

Son zamanlarda ruh ile sinir hali epey bozulduğu gözlenen Başbakanın, maalesef inanç ile mezhep siyasetiyle ötekileştirme, ayrıştırma ve nefret söylemini, inadına son hızla sürdürmektedir. Aslında tamamen İslami ve Kur'ani olan

Takiyye ile şia kelimelerini şu ana kadar, sözlerinden öğrenemediği apaçık belli olan Başbakana buradan kısaca anlatmaya çalışalım; Sizin sandığınız veya size öğretildiği gibi bu iki terim, kesinlikle kötü veya yanlış bir şey değildir. Takiyye türevleriyle K. Kerimde yüzlerce defa geçmektedir. Dini literatürde ise; mümin bir insanın kâfir veya düşmanların baskısından dolayı malına, canına veya namusuna zarar gelme ihtimali doğduğunda, inancını gizleme mecburiyetinde kalma halidir.

Tarihte bu durumda kalan ve Kuranda cennetle müjdelenen çok sayıda seçkin mümin vardır. Bunlardan bazıları; Hz. Habib-i Neccar, Firavun'un eşi Hz. Asiye, Hz. Ebu Talip ve Hz. Ammar b. Yasir'dir. (Bakınız; Al-i İmran: 28, Nahl: 106 Mümin: 28…)

Biz Alevi, şii, Bektaşi, Kızılbaş, Caferi, Fellah ve Tahtacıların kısaca Ehlibeyt âşıklarının hiçbir zaman ve hiçbir yerde, hiç kimseyi tekfir etmediğimize; Müslümanlar yerine ABD ile İsrail'i dost ve efendi edinmediğimize; mezhebimiz dışındaki herkesi sapık ve cehennemlik görmediğimize; hiç kimsenin malını – canını - namusunu mubah bilmediğimize; "Allahu Ekber" eşliğinde insanları yakmadığımıza, "cihat nikahı" adı altnda evli kadınlara eşleri ve çocukları önünde tecavüz etmediğimize; diri diri insanların derilerini yüzmediğimize; kafalarını kör bıçakla kesmediğimize; satırlarla onlara parçalara ayırmadığımıza; ciğerlerini söküp çiğnemediğimize, Allah-u Teala da, tarih de, bu necip Millet de şahittir!..

Doğrusu Başbakanın kadim dostu, Pensilvanyalı hoca efendisi, eski ortağı ve mürşidi arasındaki meşum kavgası bizi fazla ilgilendirmiyor. Ama o bu skandal sözlerle canlı yayında Türkiye'deki çlkesine sadık 25 milyon Aleviye, dünyada da 700 milyon Ehlibeyt taraftarına hakaret ve iftira ederek ağır bir günah ve büyük bir suç işlemiştir.

 

Başbakana son sözümüz şudur ki;

 

Ehlibeyt aşıklarının üzerinden elinizi de, dilinizi de artık çekin, birkaç puanlık oy uğruna çok tehlikeli inanç ve mezhep siyasetinden vazgeçin. Milletimizi Alevi – Sünni diye bölmeyin, mahalle kabadayısı ve ötekileştirici dili bırakın. tTplumu germeyin, Halkın kimyasını bozmaya kalkmayın, ateşle oynamayın.

 

Bu necip millet Alevisi – Sünnisiyle, bihamdillah tarih boyunca ölümüne Hz. Ali ve Ehlibeyt taraftarı ve safındadır. Peki, ya siz asıl kimin safındasınız Başbakan!..
 

Ali YERAL

EHDAV Gen. Bşk.

 

Ehlader Haber

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler