20 Temmuz 2018 Cuma Saat:
00:18

Elmanın Kokusu Acı Verir mi?

16-03-2017 15:07




Irak ve İran arasındaki bir kent olan Halepçe ‘de 16 Mart 1988 ‘de tarihte eşine az rastlanır bir katliam yapıldı.  Saddam hüseyin’in kimyasal silahları 5000 kürdün ölümüne 7000’inin yaralanmasına neden oldu.

 
Halepçe katliamını babasının kucağındaki bebek unutulmaz fotoğrafı ile tespit eden gazeteci Ramazan Öztürk’ün tanıklığından okuyalım:  “Bütün sokaklar cesetlerle doluydu. Etrafta dayanılmaz bir koku hâkimdi. Körpecik bebelerden bazılarının derileri kavrulmuş, bazılarının vücudu mosmor kesilmişti. Cesetlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlı insanlara aitti. Bazı bebekler annelerinin kucağından fırlamış yerde sere serpe yatıyorlardı. Kimi evinin avlusunda kurulmuş sofra başında; kimi kapının eşiğinde; kimi bebeğini emzirirken; kimi oyun oynarken yakalanmıştı zehirli ölümün pençesine…


Şehrin dışındaki boş tarlalarda ise, toplu halde ölmüş yüzlerce insan vardı. Uzaktan bakıldığında, sanki tarlalarda ot yerine insan bedenleri biçilmişti. Bu açık hava mezarlığında, yine kadın ve çocuklar çoğunluktaydı. Hepsi birbirlerine sokulmuş, korkunç ölüme teslim olmuşlardı.


Bazıları ise, su birikintilerinin başında ölüvermişlerdi. Bunlar da, kimyasal gazların yaktığı vücutlarını suyla ıslatarak kurtulmaya çalışanlardı. Toplu cesetlerin arka planında, otlarken yine zehirli gazın etkisiyle telef olmuş ve vücutları şişmiş hayvanların görüntüsü göze çarpıyordu. Kısacası, bomba isabeti almış birkaç binanın dışında her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü.”


Bu haberlerden sonra ruh hali dayanılmaz bir acı içerisinde kıvranmaya başlıyor. Kelimeler insanın boğazında düğümlenmeye yüz tutmuş oluyor. Duygular kendi dünyasında karamsarlık ve çaresizlik tarafından baskılar altında ezilirken bir taraftan akılcılığın yönü kendini ortaya koyuyor. İnsan bu zulme razı olmamalıdır, bu zulmü en şiddetli bir şekilde kınamalı ve duygu ve düşüncelerini insanlığa ulaştırmalıdır.


Zira insan olan her bir fert insanlık adına yapılan bu utanç verici ve elim olayı hiçbir şey yapamasa da dahi en azından bu sessiz katliamı dünyaya haykırmalıdır. Hz Ali’nin (a.s) buyurduğu üzere zulmü engelleyemiyor isen en azından bu zulmün sesini diğer insanlara ulaştırmak bir insanlık gereğidir. Kaldı ki İslam peygamberi Hz Muhammed (s.a.a) her bir Müslüman’ın yardım çağrısına icabet etmeyen Müslüman değildir” sözüne isnat edecek olursak bu zulmü haykırmak İslami bir vazifedir.


Mazlum bir milletin dini, mektebi, meşrebi, mezhebi sorulmaz. Aklı salim ve vicdanı hür bir insan nerede bir zulüm var ise ister yakında ister uzakta olsun, ona karşı olmalıdır. Eğer elinden gelen bir güç yoksa dahi tüm kalbiyle Allah’a yönelmeli ve mazlum insanlar için dua etmelidir.


Ya Rabbi sen şahit ol!


Bu mazlum insanların katledilmesinden dolayı kalplerimize ateş düşmekte, yürekler kavrulmaktadır. Sabrımız sendendir. Şikayetimiz sanadır. Sen en güzel intikam alansın. Ya rabbi mazlum ve masum bebeklerin ve annelerin hürmetine zalimleri ve dostlarını kahreyle…

Sözlerimi Mehmet Çobanoğlu'nun mısralarıyla sonlandırıyorum:

Bugün on altı Mart
Yıl bin dokuz yüz seksen sekiz
Tarihe bir kara leke daha düştü
Dün Koçgiri ‘de, Dersim’de
Ağrı’da, bugün kanayan Halepçe’de
Hayat durdu, yaşam dibe vurdu
İşte Kürtler yapılan bir soykırımı daha
Yedi bin ölü! yüz binlerce sakat var
Dünya bir kez daha görmüyor yaşanan zulmü
Ey halkım artık uyan başka Halepçe‘ler olmasın bir daha

Newroz’a günler kala
Nerde kaldı o kızıl güneş
Nerde kaldı beklenen bahar
Nerde o bahsedilen kardeşlik
Hepsi yalan

Yağan zehirdir, yağan kurşun
Yağan ölümdür oy hawar hawar
Bahara sayılı günler kala
Zamansız bastı soğuklar
Bedenler dondu
Bedenler döküldü
Halepçe sokakları kan revan içinde
Ne bülbüllerden feryat-figan
Ne kavallardan ezgiler
Ne çığlıklar
Nede koşuşturan çocuklar var
Yerlerde binlerce ölü var
Sayıları belirsiz
Kimi yaşlı, kimi genç ya da çocuk
Kimileri de henüz bebek
Anneler, babalar ölürken
Kimi eşine, kimi kardeşine
Kimi çocuğuna sarılmış
Oy hawar
Ne şivan
Ne ağıt yapacak
Ne de, bağıracak, dövünecek kimseler kalmamış

Oy hawar, oy hawar...

 

Oğuz Uçum

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • İlber   17-03-2017 09:55

    Acaba diyorum:'Halepçe'de sağ kalanlar hala Elma Kokusu duyunca; ürpererek acılarına geri dönüyor mudur?' Allah ölenlere gani gani rahmet eylesin. Kaleminize sağlık Hocam.