20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
19:12
31-10-2017
  

Erbain Ziyaretçilerine Mektup

TAYDER (TOPLUMSAL ARAŞTIRMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ)

Facebook da Paylaş

 

 

 

Bismillahirrahmanirrahim

Bu mektup, 1439 Hicri, 2017 Miladi yılı Erbain ziyaretçilerinden tüm dünya halklarına bir çağrıdır.

Bu mektup, Dünyanın en büyük halk toplantısından, yer küresi sakinlerine bir davettir.

Bu mektup, “Hüseyin” aşığı yürüyüşçülerden, “Hüseyin”in  sevdiği halklara, kurtuluşları için  her şeyini feda ettiği insanlara bir hitaptır.

Tarihin en  büyük müsibetinin matemini tutanların, tüm mazlumlara, hakları zalimlerce gasbedilenlere, müstekbir güçler tarafından ezilenlere mektubudur.

Bu mektup, tarihin en canlı ve en kahramanca olayına gönül vermişlerden,  soğuk, ruhsuz ve çoşkusuz  bırakılmış  dünya sakinlerine bir hatırlatmadır.

Bu mektup,  burada bulunarak halkların kardeşlik, eşitlik ve fedakarlıklarını  yakından bizzat yaşamış olanlardan, insanlık üzerine egemen  her türlü egoistlik, çıkarcılık ve ayrımcılıktan bezmiş insanlara bir duyurudur.

Bu mektup, belli bir ülke ve milliyete bağlı kalmayı kabul etmeyenlerden, sahte sınırlarla birbirinden  ayrı düşürülmüş tüm  halklara bir çağrıdır.

Bu mektup, “Hüseyin”e ve O’nun  belirlediği yola bağlanmayı, her türlü  ırkçı, ulusalcı, mezhepçi  kimliğin üzerinde tutanlardan, her  ırk, din ve mezhepten olan  dünya mustaz’aflarına bir çağrıdır.

Bu mektup, “Adalet Güneşinin” doğmasını bekleyenlerden ve zulmün kaynağı ile nihai savaşa hazırlananlardan, dünyaya tahakküm eden %1’lik sultacıların zulmü altında inleyen ve %99’u oluşturan dünya mustaz’aflarına  bir davettir.

Dünyanın her yanındaki kardeşlerimize,  Selamunaleykum.

Biz,  yer küresinin dört bir yanından milyonlarca Hüseyin aşığıyla birlikte insanlık tarihinin bu en görkemli anma merasimine katılıp yalın ayak Kerbela’ya  yöneldiğimiz  şu sıralarda hepsi  de Hz. Adem soyundan çeşitli ırk, millet ve dinden olan insanların büyük bir bölümü  dünya coğrafyasının farklı bölgelerinde türlü türlü  zulümlere, acılara, mahrumiyetlere, hakaretlere ve adaletsizliklere maruz bırakılmaktadır.

Bugün, halkların kültürel, toplumsal, ekonomik ve siyasal hayatına egemen sulta sistemini  müstekbir güçler dayatmakta ve belirlemektedir. Halkların hayat tarzı kendi iradeleri ve menfaatleri esasına göre değil de sermeya çevrelerinin ve zorbaların çıkarları ekseninde şekillenmektedir.

Zalim ve halkından uzak rejimler dünyanın birçok yerinde modern yöntemlerle kendi halkları üzerinde kölelik sistemi kurmuş iken, kendileri  başta ABD ve uluslararası kuruluşlar olmak üzere daha büyük taağutların köleliğini kabullenmiş bulunuyorlar.

Dünya üzerinde sulta kurmuş zalimler ellerindeki çeşitli araçlarla mustaz’afları  öyle bir zayıflatmış, kendine yabancılaştırmış ve  itaatkar hale getirmişlerdir ki, dikkatlerimiz  önemsiz  konulara, değersiz alanlara çekilmiş ve böylece içinde bulunduğumuz acı durumu ciddi olarak değerlendirmede ve bu durumu değiştirmek için  harekete geçme konusunda  gaflete düşmüş bulunuyoruz.

Müstekbirler, bizim temel endişelere yönelmemizi ve kendileri aleyhinde küresel mustaz’aflar cephesini oluşturmamız yerine ırkçı, ulusalcı ve mezhepçi savaşlar içinde olmamızı istemekteler. Halbuki bu çekişmelerin hiç biri hak-batıl temelinde oluşmuş mücadeleler değildir ve  asla temel meselelerimizi çözecek, kurtuluşa yöneltecek gelişmeler değildir.

Kardeşler!

Ali’nin(as) şehri Necef’ten  Hüseyn’in(as) şehri Kerbela’ya hareket halinde olan biz Erbain yürüyüşçüleri olarak  en büyük arzumuz  Ali’nin ve Hüseyn’in  yolunda bulunmaktır. Hz. Ali’nin mücadele dolu hayatının son anlarında buyurduğu  “ZALİME DÜŞMAN ve MAZLUMA YARDIMCI OLUN” sözünü kendimize kılavuz olarak seçmiş bulunuyoruz. Yüce Allah’tan isteğimiz şu ki, Ali’nin bu vasiyetini yerine getirme yolunda zalimlerce dayatılacak zorluklara karşı mücadelede bedel ödemekten korkmamayı  ve Seyyid’uş Şüheda Hüseyn’in izinde olmayı bize inayet buyursun. Hüseyin(as) bu yolda ödenecek  en büyük bedel, yani ölüm konusunda şöyle buyuruyor: “İZZETE ULAŞMA VE HAKKI İHYA ETME YOLUNDA ÖLMEK NE DE KOLAYDIR”

Gelin ey kardeşler! zalime düşmanlıkta ve mazluma yardımda, bu büyük görevi yerine getirmede bedel ödemekten korkmamak konusunda ahitleşelim. Nerede olursa olsun,  hangi dinden ve mezhepten olursa olsun, hangi ırktan ve renkten olursa olsun zalim karşısında susmamak, kayıtsız kalmamak ve  mümkün olan her şekilde mukabelede bulunmak konusunda ahitleşelim. Ve kesin kez inanalım ki, bizim bu ahde fert fert  bağlı kalmamız  dünya üzerinde büyük bir dirilişe ortam hazırlıyacaktır.

Gelin ey kardeşler! Her yıl düzenlenen bu görkemli yürüyüşe katılalım. Çünkü bu yürüyüş, küresel istikbar ve zulüm cephesine karşı hazırlıklı olmak doğrultusunda bir tatbikattır, dayanışma ve kardeşlik içinde birlikte yaşamak için bir alıştırmadır.

Dünya mustaz’aflarının bu ahitleşmeye katılmasıyla, adalet güneşinin doğuşuna, tarihin karanlık dönemin bitişine ve  aydınlık sabahın ulaşmasına tanık olmamız  umuduyla.

TAYDER (TOPLUMSAL ARAŞTIRMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ)

(902. Nolu Şebab El-Mukaveme- Direniş Gençleri Çadırı Üyesi)

902 NOLU ÇADIRDA BULUŞMAK ÜMİDİYLE

Rasthaber

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler