20 Şubat 2019 Çarşamba Saat:
03:35
04-02-2019
  

Ergenlik Dönemi

Bu güven eksikliği, fiziksel direncin azalması ve toplumsal baskılardan kaynaklanır.

Facebook da Paylaş

 

 
 
 
 
 
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
Zeynep Atmaca
 
 
Unutulmaması gereken en önemli konu; bu çağda kişiye ne öğretilmiş ya da yaşatılmış ise kişi ömrü boyunca bunu kişiliğinde yaşatır ve gösterir. 
 
Çocukluk ve ergenlik dönemi arasında bulunan erinlik dönemi insan ömrünün çok kısa bir devresidir. Bu devre kızlarda 11-12 erkeklerde ise 12- 14 yaşları arasını kapsar. Ergenlik dönemi ergenlik döneminde görülen değişimlerin başlangıç dönemidir. Bu yaştaki çocuk artık çocukluktan çıktığının farkındadır ama değişimlerini yorumlamada güçlük çekiyorsa kendine ne olduğu konusunda kararsızlığa düşecektir. Aslında tam olarakta çocukluktan kurtulamamıştır. Çocuk gibi düşünüp davranabilir ama bedensel olarak değişecektir. Bu değişimde onları (eğer konu hakkında rahatlatıcı bir bilgiye sahip değilerse) tedirginlik oluşturacak ve davranışlarında anormal gözüken bazı durumlar ortaya çıkacaktır.
 
Bu dönemde aile ve öğretmenlere çok önemli görevler düşmektedir. Çocuklara yardımcı olmak için bu konuda bilgi sahibi olmak gerekir.
                 
Fiziksel değişim  
 
Boy uzaması, ağırlığın artması, beden oranlarının değişmesi, esas cinsiyet ve ek cinsiyet özellikleri, kız ve erkeklerde vb. değişiklikler meydana gelmektedir. Bu büyüme ve beden değişikliklerinin davranışları üzerindeki etkisi ise daha fazladır. O yaşlardaki ergenlerde, fiziksel olarak orantısız büyüdüklerinden fiziksel görüntülerin istedikleri gibi olmaz. Bu durumda onların olumsuz benlik imajı oluşturmalarına neden olabilir.Çocuklar ya çok hızlı büyüyen elleri ve ayaklarından huzursuzluk duyacak,ya yüzünde oluşmaya başlayan sivilcelerden utanacaktır. Hareketlerde ve dengede bir ahenksizlik olduğu için sık sık bir şeyi devirip kırar. Aslında bu yaştaki birey için normal olan bu davranış nedeniyle,ailesi ve etrafındaki insanlar tarafından sakar diye etkilenir.
               
Duygusal gelişim  
 
Dengeli ve uyumlu ilkokul çocuğu giderek yerine tedirgin,güç beğenen çabuk tepki gösteren biri olmuştur. Çabuk sevinir, çabuk üzülür, yalnızlığı sever. Ergenlikte kendini gösteren zıt duyguların bir arada yaşanması erinlik döneminde yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda bu dönemde dengesiz davranış ve tutumları olduğunu fark edilir. Bunun nedenide aniden değişen duygulardır. Bir gün kardeşine sevgi dolu yaklaşırken ertesi gün düşmanca davranabilir.
   
Bu dönemde zamanın çoğu hayal kurarak geçirilir. Kendilerini haksızlığa uğramış, hıyanete kurban gitmiş kimseler olarak hayal ederler. Duygululuk artmıştır. Karamsar, asık suratlılık,küçücük bir nedenden ağlamalar bu dönemin duygululuğu sonucu olmaktadır. Karşı cinse yönelmiş, zıtlık, karamsar, kendi ve toplumsal ilişkileri üzerinde ümitsiz ve güvensizdir. Bu güven eksikliği, fiziksel direncin azalması ve toplumsal baskılardan kaynaklanır. Cinsiyetle aşırı uğraşma ve aşırı çekingenlik dikkati çeker. Yorgunluk ve huzursuzluk biraz abartılır. Çünkü çocuğun o güne kadar olan görev ve sorumlulukları değişmiştir. Bu da ona ağır gelmektedir. Onu büyümüş gören ana-baba ve okul daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Bu ağırlığı çekecek kadar güçlü olmadığı için sinirli ve huzursuzdur.
           
Zihinsel gelişim
 
Derslere ilgisi azalmış, çalışma düzeni bozulmuştur. Evdeki kuralların çokluğundan ve sıklığından yakınır. Ana-babanın uyarılarına ters yanıtlar verir. Erinliğe kadar çocuk kendini güçsüz, yardıma muhtaç olarak değerlendirir ve anne-babasını kendisini koruyan en yüce varlık olarak görür. "Benim babam senin babanı döver." "Benim annem dünyanın en iyi, en güzel annesidir." Çocuk erin olunca yıllarca anne babasına dağıttığı payeleri geri alır. Güç ve bilgiyi kendisine alarak yardıma muhtaç imajından kurtulmak, kendi ayakları üstünde durabildiğini kanıtlamak ister. Çocukluk döneminin en büyüğü olan anne babasından sıyrılmaya, onlara eleştirel gözle bakmaya başlar. Onların beğenileriyle alay eder, düşüncelerini eskimiş bulur. Anne babasının uyarılarına tepki gösterir, ters yanıtlar verir. Onlara karşı çıkmış olmak için karşı çıkar.Onlara karşı çıkmayı büyümüş olmanın bir emaresi olarak görür.Ve anne babadan ayrıldığını,onlara ihtiyacı olmadığını düşünerek bağımsızlığını ilan eder.
     
Aileler çocuklarında ki değişimi,huyu bozuldu arkadaşlarından etkileniyor şımarıklık yapıyor diye değerlendirdiği vakit,çocuklarıyla iletişimlerinde bu değerlendirmelerinin gölgesinde kalacaktır. Mesela çocuk odasında yalnız kalmak istedi ve küçük kardeşini odaya almadı.Ailenin tepkisi çocuklarını şımarıklık yapmakla suçlamak olabilir. Erinlik döneminde başlayıp ergenlikte iyice belirgin olan aileden kopma, ailenin bu gibi davranışlarıyla daha hızlı bir sürece girebilir yada iletişime bağlı olarak tamamen kopabilir. Sevgi,anlaşılmak gibi ihtiyaçları aile tarafından karşılanmıyorsa, o bu ihtiyaçlarını uygun olmayan ortamlarda arayacaktır. Yada aile  sabırlı davranarak,belli bir süre geçtikten sonra çocuğuyla konuşmaya çalışabilir. Muhtemelen çocuk ailesiyle konuşmak istemeyebilir, ama ailenin konuşmak istediğin zaman seni dinleyebilirim  cümlesi yada davranışlarla bu mesajın verilmesi çocuk için rahatlatıcı olabilir. Tabi bu durumda diğer kardeşin mağdur edilmemesi gerekir. Sıkıntılı bir dönem geçiriyor diye kardeşlerinden  anlayış beklemek yersizdir. Nihayetinde oda daha çocuktur. Bu gibi  durumlarda yapılabilecek şeylerden birisi, sinirinin yatışacağı kadar bekledikten sonra evdeki kuralların sert olmayan biçimde hatırlatılması olabilir.Yalnız kalmanı anlayabiliyorum ama evimizde sınırlı oda var ve sen kardeşinle aynı odayı paylaşmak zorundasınız gibi.
     
Bu özellikler normal gelişim döneminde yaşanacak olası değişimlerdir.Ama şu içinde bulunduğumuz dönem aslında çocukların normal gelişim dönemlerinde daha önce girmelerine neden oluyor. Genellikle Avrupa ülkelerinde ve Amerika da sık görülen  erken ergenlik Ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Eğer çocuklarınızda bu yaşlarda olmadığı halde bu belirtiler varsa erken ergenliğe girme ihtimali olabilir..erken ergenlik okul çocukluğu çağının yaşanmaması anlamına gelebilir ki bu da çocukların ruhsal, duygusal ve fiziksel gelişimini olumsuz etkilemektedir.
   
Bizler insanoğlunun gelişim seyrine müdahale edemeyiz.Evrendeki her olayda,durumda olduğu gibi gelişim dönemlerinde de Allahın koyduğu kurallar var.ailelerin yapabileceği sadece bu sıkıntılı dönemlerin çocukları ve kendileri tarafından hasarsız atlatılmasına yardımcı olmaktır
 
Unutulmaması gereken en önemli konu; bu çağda kişiye ne öğretilmiş ya da yaşatılmış ise kişi ömrü boyunca bunu kişiliğinde yaşatır ve gösterir.
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler