22 Temmuz 2019 Pazartesi Saat:
21:41
31-01-2019
  

Eş Seçiminde nelere Riayet Edilmeli?

Eş Seçiminde nelere dikkat etmeli ve hangi temel değerlere riayet etmeliyiz?

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Evlilik ve eş seçimi, her kültürde farklılık göstermesi mümkün birtakım temel değerlere bağlıdır. İslam kültüründe hayat ortağının seçiminde bir dizi özel değerlerin riayet edilmesi gerekir ki bunların dikkate alınmaması evlilik hayatının geleceğini tehlikeye düşürebilir veya başarısını gölgeleyebilir. Asalet, ahlak, dindarlık, denklik, muhabbet, alaka ve seçim hakkı, eş seçimindeki belirgin kriterlerinden sayılmış[1], sırf maddi ve zahiri ölçülere dayalı eş seçimi ise şiddetle sakındırılmıştır. Elbette maksat maddi ölçülerin asla dikkate alınmaması değil, bunların eş seçiminde asıl ve belirleyici etken olmasıdır. Birinin zahiri güzel ama iç dünyası kirli ve kökü bozuk olabilir. Böyle bir kişiyle hayat ortaklığına girmenin mantıklı bir iş olmadığı açıktır. Hatta Peygamberimizden (s.a.a) nakledilen bir hadiste sırf zahiri güzelliğinden dolayı biriyle evlenen kişinin, evliliğinden hayır görmeyeceği ifade edilmiştir. Böyle bir amaçla evlilik yapan kimsenin hedefine ulaşmaması ve acı çekeceği sıkıntı dolu bir yaşamla karşılaşması mümkündür. Bu yüzden eş seçimindeki asıl ölçünün bireylerin dindarlığı olması tavsiye edilmiştir.

 

مَنْ تَزَوَّجَ امْرَأَةً لَا يَتَزَوَّجُهَا إِلَّا لِجَمَالِهَا لَمْ يَرَ فِيهَا مَا يُحِبُّ وَ مَنْ‏ تَزَوَّجَهَا لِمَالِهَا لَا يَتَزَوَّجُهَا إِلَّا لَهُ وَكَلَهُ اللّٰهُ إِلَيْهِ فَعَلَيْكُمْ بِذَاتِ الدِّينِ

 

“Kim bir kadınla sadece güzelliğinden dolayı evlenirse sevdiği şeyi onda görmeyecektir. Kim bir kadınla sırf malından dolayı evlenirse Allah onu, o mal ve servete terk edecektir. O halde dindar kimselerle evlenin.” [2]

 

Şimdi eş seçiminde İslam açısından en önemli sayılan değerlerden bir kısmına işaret edeceğiz:

 

1. Aile Asaleti

 

Bireyin ailevi asaleti, eş seçimindeki İslamî kriterlerden biridir. Eğer birey aile asaletinden yoksun olup takva, ahlak ve din temeline dayalı bir terbiye almamışsa, kesinlikle evlilik çadırının kurulmasında gevşek ve kırılgan bir direk olacaktır. Yüce Peygamber (s.a.a) bu hususta şöyle buyurdu:

 

اَيُّها الناسُ ايَّاكُم و خَضْراءَ الدِمَن.» قيل: «يا رسولَ اللّٰه و ما خَضْراءُ الدِمَن؟» قال: «المرأةُ الحَسْناءُ فى مَنْبَتِ السوءِ

 

“Ey insanlar! Çöplükte biten yeşillikten kaçının! “Ey Allah’ın Resulü! Çöplükte biten yeşillik nedir?” diye sorulduğunda ise şu cevabı verdi: “Kötü bir ailede yetişmiş güzel kadındır.”[3]

 

Başka bir rivayette Resulü Ekrem’in (s.a.a) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

 

“İnsanın çocukları bedensel ve ruhsal yönden çoğunlukla karısının kardeşlerine benzer.” [4]

 

Bu tür rivayetlerden aile asaleti ve onurunun son derece önemli olduğu anlaşılabilir.

 

Ancak bir nükteyi hatırlatmakta yarar vardır: Seçilecek eşin ailevi asaleti, şartlardan sadece biridir, tek şart değil. Nice insanlar vardır ki asil, takvalı ve onurlu bir aileye sahip oldukları halde kendilerinde bu takva, asalet ve onurdan hiçbir eser yoktur. Hz. Nuh’un oğlu bu iddianın tarihi bir örneğidir. O, nübüvvet ailesinden olduğu halde, hoş olmayan ameli yüzünden, nübüvvet karşıtlarının zümresinde ve babasının düşmanlarının safında yer aldı. Sonuçta aile asaleti, bir eşin iyiliği için sebebin tümü olmamakla birlikte ondan gaflet etmek de caiz değildir. Bundan şu anlam da çıkarılmamalıdır: Asil olmayan bir ailede yetişen kimse kesinlikle asaletli olamaz ve namünasip bir eş olmak zorundadır! Zira dine ve ahlaki değerlere bağlı olmayan birçok ailede yetişmiş olan bazı insanların farklı bir yol seçmiş ve büyük insanlar oldukları da görülmüştür. Velhasıl asil bir aileye sahip olmamak da kötü olmanın tam sebebi değildir. Bu tür eşleri seçerken çok dikkatli olmalı ve daha fazla işkillenmelidir.

 

2. Takva ve Dindarlık

 

İslam açısından iyi bir eşin şartlarından biri onun takvalı ve dindar olmasıdır. Elbette takvanın dereceleri vardır. Onun en aşağı derecesi vacipleri yerine getirmek ve haramlardan kaçınmaktır. Eğer eş seçiminde bu ölçüde bir takva dahi görmezden gelinirse, bunun müşterek hayatta birçok felaket ve sıkıntıya yol açması kaçınılmaz olacaktır. Genç erkek ve kızlar şunu çok iyi bilmelidir ki varlık âleminin yaratıcısı olan Allah’ın karşısında eğilmeyen ve O’nun emirlerine itina etmeyen biri, eşi karşısında da esneklik göstermeyecek ve ona hiçbir değer vermeyecektir. Allah’ın onca nimeti karşısında şükür etmeyen ve günlük namazları bile kılmaya yanaşmayan birisinin, eşinin zahmet ve çabaları karşısında kadirşinas olması düşünülebilir mi? Binaenaleyh evlilikte en azından takvanın en alt derecesi, yani vaciplerin yapılması ve haramlardan kaçınılması konusuna ciddi şekilde önem verilmelidir. Zahiri güzellikler, servet, kudret vb. konular evliliği belirleyici asıl faktörler olmamalıdır. Zira bunların her biri küçük ve naçiz bir olayla kaybolup gidebilir. Kalıcı olan, ilahi takvadır. Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır: “Sizin Allah katında en üstün ve değerli olanınız, takvaca en üstün olanınızdır.” O halde biz neden seçimlerimizde asıl değeri ilahi ölçüye vermeyelim ki? Bu yüzden din önderleri anne ve babalara şu tavsiyede bulunmuşlardır: Eğer güzel ahlaklı ve dindar biri kızınızı istemek için size gelirse onu kabul edin. Aksi halde çok kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır[5].

 

Birisi İmam Hasan’ın (a.s) yanına geldi ve dedi: Bir kızım var ve evlenme zamanı gelmiş, onu kiminle evlendireyim? İmam (a.s) buyurdu:

 

زَوِّجْهَا مِنْ رَجُلٍ تَقِيٍّ فَإِنَّهُ إِنْ أَحَبَّهَا أَكْرَمَهَا وَ إِنْ‏ أَبْغَضَهَا لَمْ يَظْلِمْهَا

 

“Onu takvalı biriyle evlendir; zira onu severse değer verir ve hoşuna gitmezse ona zulmetmez.” [6]

 

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:

 

اذا تَزَوَّجَ الرجلُ المرأةَ لِجمالِها او مالِها وُكِّلَ الى ذلك و اذا تَزَوَّجَ لِدِينها رَزَقَهُ اللّٰهُ الجمالَ و المالَ

 

“Eğer kişi, güzelliği veya malından dolayı bir kadınla evlenirse, onlar[ın umudun]a terk edilir ve eğer dininden dolayı bir kadınla evlenirse Allah ona güzellik de verir, mal da verir.” [7]

 

3. Ahlaki Faziletlerle Süslenmek

 

İyi bir eşin şartlarından biri de güzel ahlak sahibi olmasıdır. İyi bir eş, ahlaki faziletlerle bezenmiş olan, imkânı dâhilinde kötü huylardan ve ahlaki rezaletlerden uzaklaşan kimsedir. Birisi mektubunda İmam Rıza’ya (a.s) sordu: Akrabalarımdan biri kızımı istemeye gelmiş ama biraz ahlakı kötü… İmam Rıza (a.s) cevap olarak ona şöyle yazdı: Kızını ona verme[8].

 

O hazretten bir başka rivayette şöyle nakledilmiştir:

 

وَ إِيَّاكَ أَنْ تُزَوِّجَ‏ شَارِبَ‏ الْخَمْرِ فَإِنْ زَوَّجْتَهُ فَكَأَنَّمَا قُدْتَ إِلَى الزِّنَا

 

“Kızını asla içki içenle evlendirme; eğer evlendirirsen onu zinaya sevk etmiş gibi olursun.” [9]



[1]     Bihar’ul Envar, c. 100, Bab 3, h. 18, s. 235.

[2]     Vesailu’ş-Şia, c. 20, s. 50.

[3]     el- Kâfi, c. 5, s. 332.

[4]     Cevahiru’l-Kelam fi Şerhi Şerayi’il-İslam, Muhammed Hasan Necefi, c. 29, s. 37

اِخْتارُوا لِنُطَفِكم؛ فاِنَّ الخالَ اَحَدُ الضَجيعين

[5]     Bihar’ul Envar, c. 100, s. 372

إِذَا جَاءَكُمْ‏ مَنْ‏ تَرْضَوْنَ‏ دِينَهُ‏ وَ أَمَانَتَهُ يَخْطُبُ إِلَيْكُمْ فَزَوِّجُوهُ‏ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْأَرْضِ وَ فَسادٌ كَبِير :عن النبی (ص)

[6]     Mekarimu’l-Ahlak, s. 204.

[7]     el-Kafi, c. 5, s. 333.

[8]     Bihar’ul Envar, c. 100, Bab 3, h. 17, s. 234-235.

[9]     A.g.e, c. 63, s. 491.

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler