15 Aralık 2018 Cumartesi Saat:
11:30
23-11-2018
  

Eş Seçimindeki İslami Şartlar

Ümmetimin kadınlarından en üstünü yüz açısından en güzel ve mehriyesi en az olandır...

Facebook da Paylaş


 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

Dr. Rıza Ramazani



Aileler, kız ve erkek çocuklarını evlendirmeden önce, o ikisinin birbirini görmesi için ortam sağlamalıdırlar. Bu konuda nikah kıymak ve mahremiyet icat etmek de gerekli değildir. Bu İslam'ın izin verdiği bir gerçektir ve İslami fıkıhta bunu sakıncalı görmemektedir. Bu görüşmek her ikisi için de zaruridir. Böylece birbirini görerek zahiri ayıp ve kemalleri anlasınlar, sonra da karar almaya teşebbüste bulunsunlar. Ayrıca evlilik sonrası reddetme, kınama, bahane peşinde koşma yolu kapanmış olsun. Elbette bu görüşmede evlilik niyeti, beğenip beğenmeme maksadı olmalıdır. Böylece program atmosferi Hakka isyandan temiz kalmış olsun. Bu konuda nakledilen şu rivayete teveccüh ediniz:

Peygamber (s.a.a) bir kadınla evlenen Muğire b. Şube'ye şöyle buyurdu: "Eğer önceden onu görmüş olsaydın aranızdaki uyum ve uzlaşma daha çok olurdu."[1]

Muhammed b. Müslim şöyle diyor: "İmam Bakır'a (a.s) bir erkeğin evlenmek istediği kadına bakması hususunu sordum, şöyle buyurdu: "Evet bakabilir. Çünkü onu en ağır kıymetle almaktadır; neden görme hakkına sahip olmasın?"[2]

Hasan Sırrî şöyle diyor: "İmam Sadık'a (a.s) şöyle arz ettim: "Erkek için evlenmeden önce kadının bedenine, arkasına ve yüzüne bakması caiz midir?" İmam şöyle buyurdu: "Evet sakıncası yoktur. Kadını önden veya arkasından görebilir."[3]

Bir şahıs altıncı İmama şöyle buyurdu: "Erkeğin evlenmek istediği kadının saçlarına ve güzelliklerine bakması caiz midir?" İmam şöyle buyurdu: "Lezzet alma kastı olmadıkça bunun sakıncası yoktur."

Başka bir rivayette ise "Erkeğin bakması için kadının ayağa kalkması caiz midir?" diye sorulunca İmam şöyle buyurmuştur: "Evet, o zaman ince bir elbise giymesinin bile sakıncası yoktur." [4]

Resulullah (s.a.a) bir kadını isteyen sahabisine şöyle buyurmuştur: "Yüzüne ve ellerine bak." [5]

Bu ve benzeri rivayetler şunu söylemek istemektedir: "Eğer bir kimse bir eş seçmek istiyorsa, ailesi, ahlakı ve imanı hakkında gerekli incelemeleri yaptıktan sonra onun bedensel özelliklerinden haberdar olmak için de saçına, kıyafetine, güzelliğine, boyuna, endamına bakabilir. Böylece kadının vücudunda bir noksanlığın, ondan soğumasına ve tefrika çıkmasına neden olacak bir hususun olup olmadığını görmüş olur. Ama ev ev dolaşıp halkın namusunu tek tek gözden geçirmesi, hepsine dikkatle bakması ve istediği takdirde de onlar arasından birini seçmesi anlamında değildir bu."[6]

Bir kadını beğendiğiniz ve onunla evlenmeye istekli olduğunuz takdirde kadının güzelliği, kemal, cemal, sevimlilik ve nazlılığı ile birlikte onunla evlilikteki niyetiniz Allah için olmalıdır. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, ilahi peygamberin, özellikle de İslam’ın yüce peygamberinin sünnetini icra etmek için adım atmak gerekir.

Bu konuda, yani evliliğe teşebbüste bulunma hususunda Hz. Peygamberden (s.a.a) Hakkın hoşnutluğunu celbetme ve Allah'a yakınlık niyeti içinde olanın gerekliliğini ifade eden çok önemli şu hadis nakledilmiştir: "Her kim Allah için evlenir ve Allah için evlendirirse, Allah'ın velayetine müstahak olur."[7]

Evet, böylesine faziletli insanlar şu ayet-i şerifenin mazharı konumundadırlar: "Allah iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır."[8]

Allah insanın eş ve çocuk sahibi olmasını sevmektedir. Bu yüzden de yaşlılık çağında Zekeriyya’ya Yahya’yı, İbrahim’e de İsmail’i inayet buyurmuştur. Kitabının bir ayetinde ise tertemiz peygamberine şöyle buyurmuştur: "Senden önce de elçiler gönderdik ve onlar için eşler ve soy karar kıldık."[9]

Evlilik işinde acele etmek doğru değildir. İslami öğretilerde de yer aldığına göre acele etmek şeytanın işidir. Eş seçmek hususunda dikkat edilmeli, vakit harcanmalı, meşverette bulunulmalı ve karşı tarafın ailesi hakkında gerekli bilgi alınmalıdır. Bu konuda iki tarafa da zarar verilmemeli, ruhsal darbeye neden olunmamalıdır.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz kadın bir gerdanlık gibidir. O halde boynuna neyi taktığına dikkat et." [10]

Allah Resulünden (s.a.a) ve temiz Ehlibeytinden değerli Şia'nın değerli kaynaklarında yer aldığına göre mümin erkeğe ve Müslüman gence layık olan bir kadının taşıması gereken özellikler büyük bir zarafet ve tam bir dikkatle beyan edilmiştir. Nitekim Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri bir kadınla evlenmek istediğinde, (kendisini göremediği takdirde) yüzü hakkında araştırmada bulunduğu gibi saçı hakkında da araştırmada bulunsun. Zira şüphesiz saç iki güzellikten biridir." [11]

Cabir b. Abdillah Ensari şöyle diyor: Allah Resulü (s.a.a) ile oturmuştuk; kadınlar ve onlardan bazısının diğer bazısından üstün oluşu hakkında konuşuyorduk. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Ben bu konuda sizlere konuşayım mı?" Biz: "Evet" diye arz ettik. Peygamber şöyle buyurdu: "Kadınlarınızın en iyisi çocuk doğuran, merhametli olan, iffetten nasibi bulunan, ailesi nezdinde değerli ve saygın olan, eşinin karşısında mütevazi bulunandır. Hakeza eşi için süslenen, diğerlerine karşı vakarlı ve itinasız gözüken, eşinin sözünü dinleyen, ona itaat eden, halvet ettiğinde onun iradesine teslim olan ve aşağılık erkekler gibi olmayandır."[12]

Müminlerin Emiri şöyle buyurmuştur: "Kadınlarınızın en hayırlısı beş çeşittir." Kendisine: "Onlar kimlerdir?" diye sorulunca şöyle buyurdular: "Kolaylaştırıcı huyu olan, yumuşak huylu, uyumlu olan, eşi sinirlendiğinde onu hoşnut etmedikçe uyumayan ve kocasının gıyabında haysiyetini koruyan kadındır. Bu kadın Hak için amel edenlerdendir ve Rabbinin lütfünden ümitsiz olmaz."[13]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir şahıs Allah Resulüne (s.a.a) gelerek evlilik meselesi hakkında kendisi ile istişarede bulundu. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: "Evet, evlen; ama dindar bir kadınla evlen ki Allah sana hayır versin. Layık bir kadın kendisine ulaşılması mümkün olmayan a'sem bir karga gibidir." Kendisine, "a’sem karga nedir?" diye sorulunca şöyle buyurdular: "Bir ayağı beyaz olan kargadır."[14]

İbrahim Kerhi şöyle diyor: "İmam Sadık'a (a.s) şöyle arz ettim: "Eşim vefat etti. O çok uyumlu bir kadındı. Şimdi yeniden evlenmek istiyorum." İmam şöyle buyurdu: "Kendini nereye bıraktığına, malına kimi ortak kıldığına, dininden, sırrından ve emanetinden kimi haberdar ettiğine dikkat et. Eğer evlenmek zorunda isen hayırla anılan ve güzel ahlaklı bir bakire bul."[15]

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Müslüman'ın durumunu düzelten ilahi takdirlerden biri de eşi kendisine baktığında sevinen gıyabında haysiyetini koruyan, huzurunda da emrine itaat eden kadındır."[16]

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin kadınlarından en üstünü yüz açısından en güzel ve mehriyesi en az olandır."[17]

Müminlerin Emirinden (a.s) Allah Resulü'nün (s.a.a) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Bana kadınlar için hangi şeyin daha hayırlı olduğunu söyleyin." Fatıma (a.s) şöyle cevap verdi: "Hiçbir erkeği görmemesi ve hiçbir erkeğin de onu görmemesidir." Peygamber (s.a.a) bu cevabtan hoşlanarak ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz Fatıma benden bir parçadır."[18]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kadınlarınızın en hayırlısı; kendisinde ihsanda bulunulduğunda şükreden ve esirgendiğinde ise razı olandır."[19]

Altıncı İmam (a.s) şöyle buyurmuştu: "Kadınlarınızın en hayırlısı güzel kokan, güzel pişiren, yerli yerinde harcayan, yerli yerinde esirgeyendir. Böyle bir kadın Hakk’ın işçilerinden biridir ve Hakk’ın işçisi ise ümitsiz olmaz ve pişmanlık duymaz."[20]

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kadınların bereket açısından en üstünü geçim açısından en az olanıdır."[21]

Müminlerin Emiri Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kadınların en hayırlı hasletleri erkeklerin en kötü hasletleridir: Kibir, korkaklık, cimrilik. Eğer kadın kibir ehli olursa eşinden başkasına teslim olmaz. Eğer cimri olursa, kendisinin ve eşinin malını korur. Eğer korkak olursa, her türlü olay karşısında korkar, kendisini korumaya çalışır ve neticede de başkalarının tuzağına düşmez."[22]

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bakire kızlarla evleniniz; şüphesiz bakirelerin ağzı daha tatlı, rahimleri daha toplu, öğrenmeleri daha hızlı ve sevgileri daha kalıcıdır."[23]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kadınlarınızın en hayırlısı eşiyle halvet ettiğinde onun için süslenen ve haya perdesini kenara itendir. Giyindiği zaman da haya örtüsünü giyinendir."[24]

İşte bunlar Müslüman bir kadında ve mümin kızlarda bulunulması gereken özelliklerdir. Mümin ve Müslüman değerli gençler, evlilik için hazırlık içinde olduklarında, ayrıntıları bir kenara itildiğinde kırk tane olduğu belirtilen bu özellikleri araştırmalıdırlar. Nitekim bir kızda bu sıfatları yeterince buldukları takdirde onu kendisine eş ve çocuklarına anne olarak seçmelidirler. Elbette bu hususta gereksiz zorluklar çıkarmamak ve seçim hususunda vesveseye kapılmamak gerekir. Zira vesvese ve zorluk çıkarmak işi zorlaştırmakta ve evlilik ortamını çıkmaza sokmaktadır.

İlginç Bir Hikaye

 

Ebu'l Futuh-i Razi’nin tefsirinde şöyle yer almıştır: "Genç birisi mescidin minaresine çıkarak ezan okuyordu. Bir gün ezan okurken mescidin etrafındaki evlere baktı; İslam'ın, insanın maslahatı ve fitnelerden korunması için haram kıldığı bir bakıştı bu.

Aniden gözleri bir evdeki güzel görünümlü, çekici bir kadına ilişti, ona ilgi duydu, ezanı okuduktan sonra o evin kapısını çaldı. Ev sahibi kapıyı açtı ve o genç ona şöyle dedi: "Eğer evlendirecek kızınız varsa ben ona talibim." Ev sahibi şöyle dedi: "Biz Aşuri mezhebindeniz. Eğer bizim mezhebimizi seçecek olursan ben de kızımı seninle evlendirmek hususunda hiç bir engel görmüyorum."

Gözlerini kadının gözlerine dikmiş ve denk olma ilkesinden yüz çevirmiş olan bu genç, evlilik hususunda göz, şehvet, cemal ve güzelliği aracı kılmıştı. Kızın babasının ortaya koyduğu bu şartı kabul etti, İslam'dan yüz çevirdi ve şirke yöneldi. Kızı nikah kıyıldığı gün, evin merdivenlerinden yuvarlanarak baş aşağı yere düştü ve ebedi olarak helak oldu.

 

Kaynaklar


[1] İzdivac der İslam/47
[2] Vesail’uş Şia, Ebvab-u Mukeddemat-ı nikah, 36. bab
[3] Vesail’uş Şia, Ebvab-u Mukeddemat-i nikah, 36. bab
[4] Vesail’uş Şia, Ebvab-u Mukeddemat-ı nikah, 36. bab
[5] İzdivac der İslam/49
[6] a. g. e
[7] Muheccet’ul Beyza, c. 3, s. 54
[8] Bakara, 257
[9] Ra’d/38
[10] Bihar, vefa müessesesinin baskısı, c. 100, s. 233
[11] Bihar, c. 100, s. 237
[12] Bihar, c. 100, s. 235
[13] a. g. e, s. 233
[14] İzdivac der İslam, 59
[15] Bihar, c. 100, s. 232
[16] İzdivac der İslam, 60
[17] Bihar, c. 100, s. 236
[18] Bihar ; c. 100, s. 238
[19] Bihar, c. 100, s. 239
[20] İzdivac der İslam, 61
[21] a. g. e. 70
[22] Bihar, c. 100, s. 238
[23] Bihar, c. 100, s. 237
[24] İzdivac der İslam, 67

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler