17 Ekim 2019 Perşembe Saat:
21:16
09-06-2019
  

Eşim Neden Küsüyor?

Küsmek bir davranış şeklidir; temelinde olumsuz duygu, heyecan ve öfke vardır.

Facebook da Paylaş

 

 
 
 
 
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
 
Enise Nuşabadi
 
 
 
Bu makalede önce küsmenin nedenleri ve kökünü konu alacağız. Kimler hangi ruh halinde olduklarında küserler?. Bu bilgilere dayanarak ne yapmalı, küsmeyi  nasıl önlemeli ve bizi küskünlüğün sebebi olan azabdan kurtulma yollarını bulamaya çalışacağız. Bir başka makalemizde küsmeyi önleme yollarını konu alacağız.
 
Kişinin hayrı ve iyiliği için küsmek ve küsmeyi devam ettirmek, küsülen kişinin bu duruma göre sert tutumuna karşı değil, sadece bu hayır ve iyilik içindir, ki bu konu bizim konumuzun dışında yer alıyor. Aile içinde küskünlük de yalnış anlamalar ve kasıtlı yapılmış kötü muamelelerden olur. Bu konu da bizim bahsimize girmiyor. Bizim ele alacağımız konu aslında eşler arasında oluşan küskünlüğün nedenleri ve eşlerin birbiriyle olan ilişkileridir ki genelde bu konuda sorunlar yaşanmakta ve ilişkiler zarar görmektedir.
 
Küsmek bir davranış şeklidir; temelinde olumsuz duygu,  heyecan ve öfke vardır. Şiddet ve zayıflığına bağlı olarak uzayabilir. Küskünlük, olumlu veya olumsuz olabilir; olumlu küskünlük, eğer daha kötü bir şeyin önünü alacaksa ya da başkalarının zorbalığı karşısında kişinin teslim olmasını engelleyecek küskünlüktür. Olumsuz küskünlük, çok zararlı ve ilişkileri zedeleyen küskünlük, inatçılık ve bağışlama olgunlu olmayan küskünlüktür.
 
* * *
 
Küskünlük, daha çok  eşler arasında görülür ve bazı eşler arasında daha çok ve daha ciddi bir şekildedir ve zamanla bir alışkanlık hale gelir. Aile huzuru bozulur ve hayatın tatlı anları acı ve üzüntü içinde harcanır. Böyle olduğunda küskünlük bir derttir eğer iyi ve ciddi bir şekilde tedavi edilmezse eşler arasında çok şiddetli bir kansere dönüşür.
 
Genelde küskünlük inatçılıkladır. Kişi suskunluk ve küskünlüğüyle karşı tarfa bir tür mesaj vermek istemektedir. Neticede hal ve hareketleriyle iletmek  istediği mesaj anlaşılmazsa inatçılık devam edecektir. Ama bazen öyle bir hal alır ki ciddi bir hastalığa dönüşür bu durumda hiç bir şey karşı taraf tarafından kabul görmez.
 
İnatçılık ve küskünlük farklı davranlarış olmasına rağmen aynı kökten gelir ve aynı ahlakı özellikten etkilenirler. İnatçılık ve küsmek, insanın içindeki öfke, kırgınlık, zayıflık, çekingenlik, suskunluk, kendi kendine yetinme ve saklılığın ürünüdür. Küsünlük herkesin karşılaşacağı bir durumdur. Ama bu halleri kendinde bulunduranların daha çok karşılaştığı bir durumdur. Çünkü böyle insanlar genel de ihtiyatlı davranmakta, korku ve gizli endişeleri olan kişiler olup kızgınlık, öfkelerini, açık ve net bir tavır koyup başkalarının onu kınaması yerine küskünlüğü tercih etmektedirler.
 
Küskünlük karşı tarafa bir tür baskı ve eziyet etmektir ki suskunluk ve herhangi bir harcama yapmadan yapılır. Küskünlük, içinde yaşadığı çevre koşulları nedeniyle de olabilir, örneğin otoriter ve zorba insanların bulunduğu bir ortamda doğmuş olabilir. Kişinin olağan istek ve arzularını bastırması  onu inatçılık ve küskünlüğe itmektedir. Bir kimsenin sürekli küsme eğilimi göstermesi ırsi olabilir, annesinden, babasından, yakınlarından  ya da anne babanın davranışlarından ya da  kendinden büyük erkek ve kızkardeşlerinden örnek almış olabilir.
 
Küskünlük, bazen de sorumluluklardan kaçmak içindir. Genelde laubali ve tutarsız insanlardır. Küsmek bu gibi insanlar için bir bakıma ödüldür. Nitekim kendileri de küskün durumda olmaktan hoşlanmazlar ama küskün olduğu sürece sorunlarını hallettiklerini düşünürler. Küskün olduğunda kendilerini daha güvende hissederler. Çünkü bu durumdayken kendi sorumluluklarından kimseye cevap vermek zorunda olmadıklarını düşünürler. İşte  bu hal zayıf ve tutarsız insanların sergilediği bir davranış biçimidir.
 
Küskünlük çok stresli ve sıkıntılı bir durumdur. Her iki tarf için de zor ve üzücüdür. Hatta eğer kişi duygularını açsa bile ona kanmamalıdır; zor bir durumdadır. O da küs durmayı istememekte ama küsmekten  başka bir çaresinin olmadığını düşünmektedir. Aklen ve ruhen salim olan insanlar buna benzer durumlarda konuşarak ve mantıklı bir duruşla  bu sorunları halledebilirler. Küskünlük olduğu zamanlarda bu kişiler teslim olmamalı ve küskünlük kanunlarına; örneğin konuşmamak, uzaklaşmak  gibi davranışlar onu istediğine ulaştırmaya yardımcı olacaktır. Her tür küskünlüğüne karşı direniş göstermek gerektiğini ve bu durumu kabullenmemek gerektiği düşünülebilir, doğru olan da budur zaten. Ama eğer bir kimse incinen ve kırılan duygularından dolayı küserse, bir süre onun  bu olumsuz duygularından yavaş yavaş uzaklaşması beklenmelidir.
 
Ancak küsmek, çaresizlik ve öfkeden doğan bir davranışdır ve doğru değildir. Eşiyle küsmek sadece bir yerde doğru ve mantıklıdır bu da  eğer küskünlük olmadığı takdirde karşı tarfın yanlış ve doğru olmayan isteklerine boyun eğmek zorunda kalınacak ise. Bu küskünlük Kur'an'ın uyumsuz eşleri olan kimselerden istediği küskünlüktür.
 
* * *
 
Küskünlük çok stresli ve sıkıntılı bir durumdur. Her iki tarf için de zor ve üzücüdür. Hatta eğer kişi duygularını açsa bile ona kanmamalıdır; zor bir durumdadır. O da küs durmayı istememekte ama küsmekten başka bir çaresinin olmadığını düşünmektedir.
 
* * *
 
Küsen kişi de aslında zor ve sıkıntılı bir durumdadır. Çok ilginçtir ki çoğunlukla  her ne kadar bu durumdan kurtulmak için telaş gösterse bile gittikçe küskünlüğe batmaktadır. Bu da küskünlük ve inatçılığın yakınlığı sebebiyledir. Eşleri sürekli küsen kimseler bu durumun ne kadar huzursuzluk verdiğini ve ilişkilerini yıprattığının farkına varmışlardır. Belki  bu kimseler eşlerinin darbe, baskı ve kötü sözlerini onların küsmelerine tercih etmektedirler. Çünkü eğer  küskünlüğün ne sebeple oluşacağını bilirlerse, eşlerinin küskünlüğü ve inatçılığının önünü alabilirler.
 
 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler