05 Temmuz 2022 Salı Saat:
13:01
01-08-2012
  

Evlilik

Medyada, hatta ailede teşvik edilen geç evlenme meselesi, toplumumuzun temellerine yerleştirilen bir dinamit gibi.

Facebook da Paylaş

 

 

Evlilik

Nurcan Altun

 

AİLE NEDİR?

Aile anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan toplumsal kuruma verilen addır. Bu kişilerden oluşan yapıya “Çekirdek aile” denmektedir. Anne, baba ve çocuklara ek olarak nine ve dedelerin de katıldığı durumlarda aile “Geniş aile” olarak isimlendirilmektedir.

 

 

AİLENİN ÖNEMİ

Toplumu oluşturan bireyler ailede yetişirler. Bu da düzgün, temiz, ahlaklı bir toplum oluşturmak istiyorsak ailelere gereken değeri vermemiz gerektiğini göstermektedir.

İyi işler yapan insanlara bakarsak muhakkak iyi bir ailede büyüdüklerini görürüz. Tam tersi, büyük kötülük yapanlar da iyi bir aile ortamından ve gereken ilgiden yoksun kalan kimselerdirler.

Tüm dünyada ailenin değeri anlaşılmış ve aileleri mutlu kılabilmek için projeler geliştirilmeye başlanmıştır.

 

EVLENEMEME SORUNU

 

Arkadaş arasında, medyada, hatta ailede teşvik edilen geç evlenme meselesi, toplumumuzun temellerine yerleştirilen bir dinamit gibi. Özellikle kız çocuklarına önce bir kariyer yapması salık veriliyor, evlenmenin hayatın bitmesi algısı zihinlerine yerleştiriliyor. Sanki hayat evlenince bitecekmiş gibi yaşanacak her şeyin evlenmeden önce yaşanması gerektiği hem çevre hem de medya tarafından zihinlere zerk ediliyor.

 

Üniversitesini bitirip birkaç sene de kariyer yolunda adımlar atan genç kızlarımız yaşları kemale erip de kendilerini evliliğe hazır hissettiklerinde ise artık sayısı iyice azalmış olan taliplerini de armudun sapı üzümün çöpü bahaneleriyle geri çeviriyorlar.

 

Kimse evlenmemenin normal ve İslam dinince beğenilen bir davranış olduğunu iddia edemeyeceğine göre, evlatlarımıza evliliği gerektiği gibi tanıtmak bizim görevimiz. Evlilikten doğaüstü şeyler beklenemeyeceği de her evliliğin felaketle sonuçlanmayacağı da güzellikle açıklanmalı.

 

İnsanın dünya serüveni, kemale erme amaçlı başlıyor. Bu yolculukta çıkılması gereken basamaklar var ve bir noktadan sonra kadın ya da erkeğin tek başına devam etmesine izin verilmiyor. Yola devam etmeden önce ruhların huzuru bulması, dengelerin bozulmaması gerekliliği ortaya çıkıyor.

 

Peki, erken evlenmekle geç evlenmek arasında ne fark var? Ağaç yaşken eğilir misali, genç yaşlarda yapılan evliliklerde çiftlerin birbirine uyum sağlaması daha kolay olur. Karakterleri birbirlerine uygun şekilde oturabilir. Çiftler birbirlerini aile olarak daha çabuk ve kolay benimserler.

 

İleri yaşlarda yapılan evliliklerde ise ufak kusurlar tarafları daha fazla rahatsız etmekte, fedakârlık yapmak nefse daha ağır gelmeye başlamaktadır. İleri yaşlarda yapılan evliliklerde boşanmanın daha fazla olduğu istatistiksel bir veridir. Ayrıca yaş ilerledikçe hem çocuk yapma zorlaşmakta, hem de sayısı azalmaktadır. İleri yaşlarda sabrı, tahammülü ve kuvveti azalan ebeveynler, kendilerini ayrı bir zorluk içinde bulurlar.

 

Bu durumda suçlu, belli bir yaşa gelip de evlenemeyen gençler mi? Yoksa gençleri hem fiili hem de sözlü olarak evlilikten soğutan çiftler mi? Acaba medyanın bu soğutmada ne kadar katkısı var?

 

Medya, bir taraftan sürekli aldatmayı, aldatılmayı, ahlaksızlığı işleyen, diğer taraftan küçük yaşlarda flörtü teşvik eden dizilerle herkesin kafasını karıştırıyor. Evlilik özgürlüğün kaybı olarak algılatılırken, flört için ailesine karşı çıkan özgürlüğünü ele almış oluyor. Bu çelişkiyi fark edemeyen gençler maalesef medyanın tuzağına düşüyor. Nazik ve kırılgan bir yapıya sahip olan genç kızlar, özgürlük adı altında su-i istifadeye maruz bırakılırken, erkekler de daldan dala konmaya teşvik olarak varlıklarındaki zayıf noktalarının kara deliğe dönüşmesine eli kolu bağlı seyirci kalıyorlar.

 

Gençler yaşlarının gereği bu tezatları fark edemeyeceklerine, yasaklarla da zapt edilemeyeceklerine göre ebeveynlere ve mürekkep yalamışlara büyük iş düşmektedir. Önce aile kavramını olması gerektiği gibi yaşayarak, sonra çevrilen bu oyunları görmeleri sağlanarak ve en önemlisi geç evlenmeyi teşvik etmeyerek tüm bireyler toplumun ıslahı için çaba göstermelidir.

 

Biraz hayatını yaşa, önce işini eline al, biz erken evlendik de ne oldu gibi cümlelerle evlilikten soğutmayı başardıysak, tersi cümleleri kurarak evliliğe ısındırmayı da başarabiliriz demektir.

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler