18 Ocak 2022 Salı Saat:
14:30
12-03-2014
  

Fakihler Meclisine çnemli Tavsiyeler

Bu alt üst olmalar, Amerikanın içinde bulunduğu ekonomik krizin ve iflasın emaresidir...

Facebook da Paylaş




 

Ayetullah Seyit Ali Hamanei, Rehberlik Fakihler Meclisi Başkanı ve üyelerini kabulünde yaptığı önemli bir konuşmada, dünyada olup biten gerçeklerden bazılarını açıklayarak, mevcut kritik ve karmaşık ortamda ülke yetkililerinin temel vazife ve sorumluluklarını açıkladılar.

"Gerçekçi olmak ve olumsuz hususların yanı sıra sayısız olumlu yönleri görmek, mümin ve inkılâpçı genç nesille onur duymak, ulusal potansiyellerden yararlanmak, düşman karşısında gaflete düşmemek, müstekbir cepheyle açık ve şeffaf sınırlar belirlemek, düşmandan korkmamak, halka güvenmek ve cihadi hareketi takviye etmek, ulusal vahdeti korumak ve güçlendirmek, dini ve inkılâpçı kültüre özen göstermek ve diyalog ortamını geliştirmek, ülke yetkililerinin kritik sorumluluk ve vazifelerindendir" diyen Ayetullah Hamanei, dünya ve bölgenin mevcut kritik ve karmaşık ortamına dikkat çekerek "böyle bir ortamda Fakihler meclisi de dâhil nizamın tüm erkânı, dünya gerçeklerine köklü ve yenilikçi bir bakışta bulunmalıdırlar" dedi.

Ayetullah Hamanei daha sonra dünya ve bölgede köklü bir değişimin başladığını, Kuzey Afrika, Asya, Avrupa vb. bölgelerde bunun nişanelerinin açık bir şekilde tezahür ettiğini bu nedenle de bu gerçekler üzerinde tetkik ve dakik araştırmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Ayetullah Seyit Ali Hamanei, dünyaya egemen gelenekçi ve müstekbir güçlerin, tarih sayfasından silinmesi meselesi mevcut gerçeklerdendir diyerek şöyle devam etti:

"Bu alt üst olmalar, Avrupa ve Amerikanın içinde bulunduğu ekonomik krizin ve ekonomik iflasın emaresidir. Ahlaki alanda yenilgi, insanlığın göz ardı edilmesi ve hümanizm ilkesine dayalı batı uygarlığının temel kimliğinin ortaya çıkması, müstekbirlik cephenin yok olma belirtilerindendir. Cinayet, gasp, şiddet, fesat, hipnotiz edici şehvet düşkünlüğü, bölgede acımasız ve vahşi terörizme aleni destek, dini şahsiyetler ve mukaddesata aleni hakaret, batı uygarlığının yenilgisinin açık örnekleridir.

Batı uygarlığının bilimsel ve kimlik temellerinin bir biri ardınca çökmesi, Amerika ve öteki müstekbir güçlere karşı genel nefret duygusu ve uluslararası arenada rezil olmaları günümüz dünyasının hissedilir gerçeklerindendir. Halkların uyanışı özellikle İslami uyanışın ve İslami direnişin şaha kalkması günümüz dünyasının inkar edilemez realitelerindedir."

Bazı kimselerin "İslami Uyanış" kavramı karşısındaki tutumuna da değinen Ayetullah Hamanei, "Bu uyanış tamamen İslam ile ilgili olduğu gerçeği artık şu kesinlik kazanmıştır. Gerçi gzahiri olarak bu uyanışı şimdilik söindirdiler ama öze dönüş ve İslami kimlik hüviyeti asla yok olmayacaktır."  dedi.

Ayetullah Hamanei, dünyadaki siyasi değişim ve gerçeklerden bazılarını açıkladıktan sonra dünyada hakim olan hassas ve kritik ortamda yetkililerin sorumluluk ve vazifelerini açıklayarak bu konuyla ilgili olarak yetkililer için çeşitli vazifeler beyan etti.

Ayetullah Hamanei bu hususta şöyle dediler:

"Gerçekçi olmak ve bir takım olumsuz hususların yanı sıra sayısız olumlu yönleri görmek yetkililerin ilk vazifesidir.

İslam İnkılâbı dünyada vuku bulan normal devrimlerin aksine, zaferi üzerinden 30 yılı aşkın bir sürenin geçmesine rağmen halen canlı, dinamik ve coşkuludur. Halen İslam'dan, İstiklalden, milli direnişten, kalkınmadan ve adaletten söz etmektedir ve bu büyük hedefler uğruna gayret göstermektedir.

Mümin ve inkılâpçı genç nesille onur duymak ve bu gençlerin kadrini bilmek yetkililerin ikinci vazifesidir.

şimdiki genç neslinin şanı, inkılâbın ilk dönemindeki gençlikten daha üstündür. çünkü bugünkü gençlik, inkılâbın zaferini ve sonraki olayları bizzat görmemesine, siber ortam ve uydulardan kaynaklanın çeşitli tehlikeler ile karşı karşıya olmasına rağmen dinini koruyabilmiştir ve inkılâba sahip çıkmıştır."

Yetkililerin bir diğer vazifesi düşmandan gaflet etmemedir. İnsanımız İslam, inkılâp ve İstiklal ilkelerine bağlı olduğu sürece düşman düşmanlığından vaz geçmeyeceği için düşman karşısında gaflet etmemek gerekir. Zira müstekbir cephe Müslüman ve aziz halkımıza karşı derin bir kin besliyor. Ve bu derin kin düşmanların konuşma ve açıklamalarında kendini iyice göstermiştir.

Yetkililerin diğer bir vazifesi ise Direniş Ekonomisi'nin pratiğe dökülmesidir. Düşmanın, her türlü hilesi İslam İnkılabına karşı başarısız olmuştur. Bu nedenle yaptırımlara yöneldiler. Ama kendileri bunu çok iyi biliyor ki yaptırım kozu İslam inkılâbı karşısında en başından beri faydasızdır.

Devlet erkanının çabaları sonucu Direniş Ekonomisi'nin hayata geçirilmesinin zarureti konusunda var olan görüş birliği, Allah'ın lütfu ve yardımı sayesinde Direniş Ekonomisi düşmanların yaptırım ve hilelerine karşı üstün gelecektir.

Bir diğer vazife halka güvenmek ve cihadi hareketlerdir. Allah diyerek meydana çıkan ve cihadi hareket başlatan milletler hep muvaffak olmuştur. İslam inkılâbı ve 8 yıllık savunma savaşı zaferleri bunun somut örnekleridir.

Yetkililerin daimi dikkati ve mevcut şartların geçmiş yıllardaki şartlarla mukayese edilmesi devlet yetkililerinin başka bir vazifesidir. Yetkililer özellikle mevcut şartlarda düşman cephesiyle açık ve belirgin sınırlar oluşturmalıdır.

Küreselleşmek bahanesiyle istiklal ve bağımsızlık meselesinin önemini azaltmak isteyenler bilsin ki İstiklal bir sınırdır. Dini ve siyasi sınırları renksizleştirmek ya da yok etmek isteyenler, halka ve ülkeye hizmet edemezler. Kimse dünya ile ilişki içinde olmaya karşı değildir. Ama hangi ülkelerle nasıl bir diyalog içinde olmamamız gerektiği iyi teşhis edilmelidir.

Ben, düşman karşısında tavrını açıkça ortaya koyan ve İslam inkılâbının pasif olmadığını alenen ilan eden ülke yetkililerine ve halkımıza gerçekten teşekkür ederim.

Düşmandan korkmamak ve Allah'a güvenme yetkililerin bir başka vazifesidir. Amerika uluslararası düzeyde şiddet yanlısı, cinayetkar ve insanların hakkını ihlal eden bir oyuncu olarak tanınmaktadır ve Amerika halkı tarafından da yalancı, sahtekâr bir yönetim olarak kabul edilmektedir. Bugün Amerika halkının kendi yönetimlerine olan güvenleri en düşük düzeydedir. Bu nedenle böyle sahte ve çökmeye yüz tutmuş bir yönetim karşısında korkuya kapılmak yersizdir. Allah kendisi ile olan ve Allah rızası için hareket edene yardımı ve zaferi vaat ediyor.

Ulusal vahdetin korunması ve güçlendirilmesi yetkililerin önemli görevlerindendir. Dini ve inkılâbı kültürü korumak yetkililerin göz ardı etmemesi gereken bir başka görevdir. Fakihler Meclisi üyeleri kültürel meseleler karşısındaki kaygılarını dile getirdiler. Ben de kültürel meselelerde kaygılıyım. Hükümet yetkilileri bu meseleye özen göstermeldir. Zira kültürel meselelerde dikkatsizliğin getirileri kötü olur. Kültür meselesi çok önemlidir. Direnişin ve İnkılapın idamesi, İslam ve inkılap kültürün korunmasına mümin ve inkılapçı akımın takviyesine bağlıdır."

Ehlader Haber

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler