21 Eylül 2020 Pazartesi Saat:
03:01
15-04-2020
  

Faydasız Şeylerden Uzak Durmak

Günümüzde faydasız bazı televizyon ‎programları, internet siteleri, oyunlar, adeta bir ‎zaman tuzağı haline gelmiştir.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede ‎şöyle buyuruyor:

 

“O müminler, gıybet, dedikodu, yalan gibi sözleri işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler. ‘Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu bize, sizin yaptıklarınızın sorumluluğu da size aittir. Selam olsun size. Bizim cahillik edenlerle işimiz yok’ derler.”[1]

 

Peygamber Efendimiz de (s.a.a) bir ‎hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:

 

“Kendisini ilgilendirmeyen söz, tutum ve davranışlardan uzak durması, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”

 

İman etmek, kendimize, ailemize, çevremize ‎sorumluluğu üstlenmektir. Bu anlamda bizlere ‎verilen her nimet, bir şükrü gerektirir. Bizlere ‎lütfedilen her imkân, beraberinde bir ‎sorumluluk getirir. Bu imkânları Rabbimizin ‎rızası ve insanlığın hayrı doğrultusunda ‎kullanmak ve korumak, bizim en büyük ‎sorumluluğumuzdur.

 

Bu anlamda dilimiz, yalana değil, doğruya ‎dönmelidir. Sözümüz, batıla değil, hakka ‎tercüman olmalıdır. Gözümüz, fitne ve fesadı ‎değil, ıslah ve huzuru aramalıdır. Elimiz, şerre ‎değil, her daim hayra uzanmalıdır. Zihnimiz, ‎çevremize kötülük ve çirkinlik değil, iyilik ve ‎güzellikler saçmalıdır. Gönlümüz, kin ve nefret ‎değil, sevgi ve mahabbet yaymalıdır. ‎

 

Allah Rasûlü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

 

“Kıyamet gününde insanoğlu, şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini ne şekilde geçirdiğinden, malını/servetini nereden kazanıp nerelere harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.”

 

Bu hadisten de anlaşılacağı üzere hepimiz bir ‎hesap vaktine doğru hızla yol alıyoruz. Bu ‎yolculukta sermayemiz, bir saniyesi bile boşa ‎geçirilemeyecek kadar değerli olan ‎ömrümüzdür. Bu yolculukta en büyük ‎gücümüz, Allah’a olan iman ve ‎teslimiyetimizdir. Kazanımlarımız, hayır ve ‎iyiliklerimiz, sâlih amellerimizdir. Bütün ‎bunları israf etmek, beyhude tüketmek ise ‎bizim en büyük kaybımız ve hüsranımızdır.‎

 

Hayat yolculuğumuzda bize düşen, boş söz, ‎tutum ve davranışlardan uzak durmaktır. Zira ‎mâlâyani olarak isimlendirilen boş söz ve ‎faydasız davranışlar, öncelikle zihnimizi ‎gereksiz yere meşgul eder; kişiliğimizi ve ‎itibarımızı zedeler; zamanla bizleri esir alır. ‎Dünyamıza da ahiretimize de yararı olmayan ‎meşguliyetler, bizlere hayır, bereket ve güzellik ‎kazandırmaz. Aksine vaktimizi öldürür, ‎ömrümüzü tüketir.‎

 

Günümüzde faydasız bazı televizyon ‎programları, internet siteleri, oyunlar, adeta bir ‎zaman tuzağı haline gelmiştir. Dünya ve ‎ahirete bir katkısı olmayan bu tür ‎meşguliyetler, kişiyi kendisinden, Rabbinden ‎ve çevresinden uzaklaştırmaktadır. ‎Kardeşlerine yabancılaştırmaktadır. Oysa ‎mümin, ancak iki âleme de yararlı olan sâlih ‎amellere yöneldikçe zamanın bereketini ‎hisseder. Mümin, ancak insanlığına yakışan ‎söz, tutum ve davranışlar sergiledikçe erdemli ‎bir birey olur, yücelir ve saygı görür.

 

Cümlelerimizi Peygamberimizin (s.a.a) öğrettiği şu ‎duayla bitirmek oldukça yerinde olacaktır:

 

“Allah’ım! ‎Kulağımızın kötülüğünden, gözümüzün kötülüğünden, dilimizin kötülüğünden, ‎kalbimizin kötülüğünden sana sığınırız.”‎‎

 

‎Bizleri bunlardan muhafaza eyle Ya Rabbi!‎

 

 

 


[1] Kasas, 28/55 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler