20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
18:58

Fedek Arazisi'nin Gasp Edilmesi (I)

08-11-2017 12:37


 

 

Gadir-i Hum'dan Kerbela'ya

(Fedek'in Gaspı)

 


Daha önce aynı başlık altında yazdığımız ilk yazımızda, Yüce Allah ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (saa) tarafından İmam Ali'nin (as) hilafet makamına atanmış olmasına rağmen, Sakife denilen yerde bir oldu bitti ile hilafet makamının nasıl gasp edildiğini yazmıştık. İkinci yazımızda ise hilafet makamını gasp edenlerin ilk yaptıkları icraatın Ehl-i Beyt'in  (as) evine saldırarak, evin kapısını yaktıklarını,  altı aylık hamile Hz. Fatıma'nın (sa) kaburgalarını kırdıklarını, adı Allah Resulü  (saa) tarafından konulan 'Muhsin' adlı oğlunun ölümüne sebep olduklarını,  Hz. Fatıma'nın (sa) kamçı ve tokat darbelerine maruz kaldığını, yaralar aldığını ve İmam Ali'ye (as) yapılanları yazmıştık.

 

Bu yazımızda ise Hz. Peygamber (saa) tarafından hayattayken Hz Fatıma'ya (sa) verilen Fedek Arazisi'nin hilafet makamını gasp edenler tarafından nasıl elinden alındığını gücümüz yettiğince yazmaya çalışacağız.


Fedek: Medine’ye yaklaşık 140 km uzaklıkta bulunan, Hayber Kalesi'nden sonra Hicaz Yahudilerinin yeri sayılan bol, verimli ve müreffeh köye Fedek deniyordu.


Hicretin 7. yılı, Hayber Kaleleri İslam Orduları tarafından fethedilip, Yahudilerin tüm güçleri yıkıldığı zaman Fedek Köyü Yahudileri Reisi olan Yuşa ibn-i Nuh savaşmak yerine teslim olmayı ve sulhu tercih etti. Fedek Arazileri'nin ve mahsullerinin yarısını Peygambere vermeğe, İslam bayrağı altında yaşamaya ve Müslümanlar aleyhine entrika çevirmemeye söz verdiler.


İslam’da savaş yolu ile alınan topraklar bütün Müslümanları ilgilendirir ve bu yolla elde edilen toprakların idaresi din hakimine aittir. Fakat savaşmadan elde edilen topraklar ise Peygamberi ilgilendirir ve tasarrufu da ona aittir.


Bu konuda Yüce Allah Kur’an’da  söyle buyuruyor:

 

“Allah onlardan (ganimetlerden) Resulüne ne döndürdüyse, siz onun için hiçbir at ve deve koşturmadınız. Fakat Allah, Peygamberini dilediği herkese musallat eder. (saltanatı altına alır) Allah her şeye kadirdir.”(1)


“Allah şehirlerin halkından Resulüne ne döndürdüyse, yalnızca Allah’a, Resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. (Allah böyle hükmetmiştir ki, o servetler) içinizden zengin olanların arasında dönüp durmasın. Resul size ne verdiyse onu alın ve sizi neden men ettiyse ondan sakının. Allah’tan korkup sakının; zira ki Allah’ın azabı pek şiddetlidir.”(2)


Şia ve Ehl-i Sünnet  Alimleri, bu ayet nazil olunca; Peygamber (saa), kızı Hz. Fatıma'yı (sa) yanına çağırarak Fedek’i ona bağışladı.(3) diye yazmışlardır.

Durru’l Mensur Tefsirinde İbn-i Abbas’tan nakledildiğine göre “O halde akrabaya da hakkını ver” (Rum/38) ayeti nazil olduğunda Peygamberimiz (saa) “Fedek”i Hz. Fatıma'ya (sa) hediye etti.(4)


Kenzu’l Ummal kitabında, Ahmet b. Hanbel müsnedinin “sıla-i rahim” konusunun haşiyesinde, “Ebu Said-i Hudri”den nakledildiğine göre, “Yukarıda belirtilen ayet nazil olduğu zaman Peygamberimiz (saa) Hz. Fatıma'yı (sa) yanına çağırarak: “Ey Fatıma! Fedek senindir buyurdu.”(5)
 

“Hakim-i Nişaburi”de tarih kitabında bu manayı getirmiştir.(6)

“İbn-i Ebil Hadid”Nehcü’l Belaga şerhinde, Fedek konusunu ayrıntılı bir şekilde zikretmiştir(7) ve bunlara benzer birçok kitapta bu konuya değinilmiştir.


Velhasıl rivayetlerden de anlaşıldığı üzere bu ayetlerin Hz. Fatime ve onun evlatları hakkında nazil olduğu tüm Müslümanlar tarafından kabul edilmektedir. Bu Ayetler indikten sonra Peygamber'in (sav) Fedek’i Hz Fatıma’ya bağışladığını, tüm Şii alimler ve bazı Sünni alimler kabul etmektedir.


Peygamber (saa) hakka irtihal ettikten sonra, hilafet makamını gasp edenler, Ehl-i Beyt’in evini yakanlar, Hz Ali'nin (as) hanımının elindeki ekonomik gücü kendilerinin siyasi güçlerine engel teşkil edici gördükleri ve Hz Ali'yi (as) ekonomik olarak da etkisizleştirmek için uydurulmuş "Biz peygamberler miras bırakmayız" hadisini bahane ederek Fedek’i Hz. Fatıma'nın (sa) elinden aldılar. Fatıma Ananın (sa) resmi sahibi olmasına rağmen ve hiç kimsenin malın sahibinden şahit ve delil talep edemeyeceği halde ondan şahit getirmesini istediler. Hz Fatıma da (sa), Peygamberimiz'in (saa) şahsen Fedek’i kendisine hediye ettiğine dair İmam Ali'yi (as) şahit getirmesine rağmen İmam Ali'nin (as) şahitliğine itibar etmediler.


Ehl-i Sünnet müfessirlerinden “Müslim b. Haccac-ı Nişaburi” meşhur “Sahih-i Müslim” kitabında, Hz Fatıma'nın (sa) birinci halifeden Fedek’i talep etme olayını ayrıntılarıyla getirmiş ve Aişe’den; “Halifenin Fedek’i vermemesi üzerine Hz. Fatıma'nın (sa) ona küstüğünü ve vefat edinceye kadar onunla bir kelam dahi etmediğini’’ (8) nakletmiştir.

Bu konu ile alakalı olarak o dönemde yaşananları anlatan yazılabilecek pek çok rivayet olmasına rağmen, Hz. Fatıma'nın (sa) Fedek Hutbesi olarak meşhur olan konuşmasını defalarca okuduktan sonra konuda yazmakla uzayacağından ve bitemeyeceğinden yazının geri kalan kısmında sadece hutbenin paylaşılmasının yeterli olacağı kanısına vardım.

 

Hz Fatıma (sa) bu hutbede açıklanması ve söylenmesi gereken her şeyi belirtmiş, o dönemde yaşananları açık bir dil ile beyan etmiştir. Fazla söze gerek yok diyerekten Hz Fatıma'nın (sa) Fedek Hutbesi'ni Şii ve bazı Sünni kaynaklarda geçtiği şekli ile paylaşıyorum.


Hz. Fatıma'nın (sa) Tarihi Fedek Hutbesi bir sonraki devam makalemizde yer alacaktır inşaallah...

 

Selametle kalın…

 

-----------------------------------------------------------------------------------




1)-Haşr 6
2)-Haşr 7
3)- Mecneu’l- Beyan c.3 s. 411 / Şerh-i İbi Ebi’l- hadid, c.16 s. 268 / Ed Durr’ül-Mansur, c. 4 s. 177
4)-Durru’l Mensur c. 4, s. 177
5)- Kenzu’l Ummal c. 2, s. 158
6)- Fedek kitabı s. 49 müracaat edilsin
7)- İbn-i Ebil Hadid şerhi c. 16, s. 209 ve sonrası
8)- Sahih-i Müslim c. 3, s. 1380, h. 52

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !